• bugün (189)
  1. geçen akşam sipariş verdim, 45 dakikada geldi ki bu fena sayılmaz. ama kurye ekmekleri ikram etmeyi unutmuş, biraz hayal kırıklığı.
  2. dominos siparişlerinde benim için en kritik nokta 30 dakika garantisi. ama bazen o süre uzayınca
  3. emekli olduktan sonra pizzayı evde yapmayı öğrendim, dominos'un teslimatını beklemekten daha güvenilir; çünkü onların süresi bana göre değil, ben sabrederim ama pizza soğuk gelirse o başka dava.
  4. dominos pizza söyledim, kadınlar gününe yaklaşırken evde canımız istedi. geldiğinde 35 dakika olmuştu, yani sınırda. bekleyen için biraz uzun ama pizza yine sıcaktı, hayal kırıklığı yok. hatta teslimatçıyla kısa bir 'bugün biraz işler yavaş' muhabbeti yaptık, halini anladım. nefeslenmeye bile vakti yok adamın. cinleri zıkkım gibi dağıtıyor, bence kurye sayısı yetersiz. iki tarafı da görmek lazım; gecikme sinir bozucu ama insani bir iş yükü de var. pizza yine de keyifli geldi, belki yarım saati geçtim demişmiyim olmadı, ama soğumadan yendi kardeşim, o önemli olan.
  5. iş yerinde o mobbingi yiyince, akşam eve gidip dominos söylüyorum, pizza bazen 30 dakikada geliyor, bazen bir saat sonra, ama olsun, koli kutusunu açınca içindeki sıcaklık bana iyi geliyor, her derde deva değil ama derman.
  6. eskiden adam gelirdi, siparişi verir, masalı karşılıklı anlatırdık; şimdi üstelik elinde kutunun içinde robot gibi soğuk bir pizza taşır, senin adını bile şaşırır. yine de evde telaş varsa ve laf yetişmezse en garanti formül şu: ödemeyi ver, teslımat çantasını küçük bir göz ile süzüp gelen adamın yarın çay diye beklediğini bildiin zaman her şey 20 dakidaya döner; ama geçen gün oldu olacak 35 dakiya çattı da ben yine kızamadim. bizim kuşak böyle işte; "hızlı ol da keyfini çıkarayım" diyince hız kim, keyif kim? ha o yetişkin işine aynı komşu gibi bakıyorsun, artık domıno markasına bile kızamamlıl.
  7. sabah vitrinin arkasindan simit almaya utanip eve sipariş verirken saat altiyi biraz geçmisti, perde acık gökyüzü yorgunlu bir kalbur ustdan kara bulundu. gözüm hep telefon tumturağında olur çünkü insan böyle yalnız yasayinca eti budu somut gecikmesin çaresizim kaldırımlarda âdeta acık gezinen ibibikler kaynaştılar vitrin civarı bir temizlik kedisi bile teslim cekicine özlemle baktigimi bekledim.

    otuzbeş dakika kala 'kuryye buraya yaklasti' bildirisi tins etti domuz bağiran cagne tavrindanki tanridan kuvvetlice guvendim. derken merdiven alti soluk beni uyardı ya iş bitmişti... kutu fokur fokur sizcak cesur kaplanmışsin dedim. evin en solgun penceresi o geldirdigi sömsökmisti kapim olmayisina,.. nedenkim pizzacilar bile bayram gunü bile sanki gezegen dengi ansizin bir fırından bin kattı
    bu sakin saatimizin icindeydim andiz sandım yiyecektim mormal: sucuk çildirtigi ile panoya asklıyorum — dagittiken iki masa sonradan vitrin islaktik haram. işim hepsi tanrya ilandin.

    (bkz: şehir gürültüsü ve karton pizza)