-
fena olmayan kalite.
-
bu ülker'i ben çocukluğumdan beri gördüm, o zamanki yemiş kısmıyla şimdiki arasında dağlar var diyemem dikkatli bakınca aynı saklıyor aslında. market rafında iki liraya duran şey elbette belçika çikolatasıyla yarışmaz, bunu akıl edip alacaksınız. millet soruyor ben diyorum, kalite taklidinde marka arkasında duruyor mu durmuyor mu ona bakmak lazım. velhasıl siz gene de yemeden almayın, tattı moduna hemen kapılıp alelacele sonuç çıkarmayın.
-
çocukken gazoz kapağıyla değişirdik ülker çikolatasını, o tadı hâlâ arıyorum ama artık o eski kıvam yok. aldığım zaman bir kutuyu açıyorum, çikolata sanki kendini kaybetmiş gibi, ne kokusu ne o dolgunluğu kalmış. belki de büyüdükçe değişen biz olduk ama kalite de gerçekten düşmüş gibi geliyor bana. insan bir çikolata bile olsa beklediği tadı bulamayınca içten içe kırılıyor. neyse, kutusunu yine alıyorum ama bu sefer sadece hatıra için.
-
ülker çikolatası eskiden bi başkaydı şimdi hem incelmiş hem de içindeki o lezzet kaçmış gibi, ben bu piyasada çok şey gördüm geçirdim artık bu tip ürünlere temkinli yaklaşıyorum ve paranızın karşılığını alamayabilirsiniz haberiniz olsun.
-
ülker çikolata kalitesi denince benim aklıma öyle çocukluğumun o günleri düşüyor. o yıllarda buzdolabından bir kalıp çıkardığında elinin altına adeta ipek bir şey otururdu, şimdiki gibi şekerlemekane değildi. annem bize buzdolabına gözümüzü alıştırmayın derdi, haklıydı da, bir tanesi bütün bir akşama bedeldi. şimdiki çikolatalar işte bakıp duruyoruz, bir kahvenin yanına bütün aileyi geçiriyor, insan gerçekten tatmine geçiyor. bu milletin parası bir tattan kopamıyor ama insanlığımız tatminden yola çıkıyor, gurbette bile milli bir markayı görmek insanın içini acıtıyor.
eski tadı arayıp da bulduk diyebileceğim çok bir şey yok bu aziz milletimde. ne de olsa bakın bu markanın herkes için bir hatırası vardır bir kaymaklı lokumu dillere destandır efenim. sonunda yine şuraya varıyorum, belki de bünyem özlemiştir eski halini ardında bıraktığı adapazarı geleneğini de; güzeldi o eski zamanlar pişmanlığıyla br gülümsemem artışıyla.
(bilemedim şimdi, kısaca aldık e kusura bakmayın bu kalp vefa dolu bu yazının haddini aştım.)
-
valla ben denedim söylüyorum, yıllardır marketten alırım ama son zamanlarda tadında bir sıradanlaşma var gibi şekerim.
kutusu güzel ama içi eskisi gibi tombul değil, arçelik alırken para sayarım ama çikolatada bu muamma canımı sıkıyor.
-
çocukluğumdan beri aynı tadı koruyan, bu devirde kıymeti bilinmeyen bir marka gerçekten. geçen markette yanındaki ithal çikolataların fiyatına baktım da, ülker hâlâ en masum seçenek olarak duruyor.
-
eskiden bu çikolatanın tadı başkaydı, onu net hatırlıyorum. mahalle bakkalından alırdık, kâğıdını açmadan önce kokusu gelirdi insanın burnuna. şimdi ambalajı değişti, boyu küçüldü, fiyatı da eskiden bayram harçlığıyla aldığımızın yanına yaklaşmıyor bile.
elbette markalar büyür, tarif değişir; buna itirazım yok. ama insan yaşı ilerledikçe eski tatlara daha çok bağlanıyor, bu bir bakıma bize kalan bir alışkanlık. kalitesi düştü mü tartışılır, bana düşmüş gibi geliyor, belki de özlemdir bunun adı.
-
bir ottan ele alınca hemen 'yerli malı' damgası vuruyoruz ama hakikaten yıllar içinde değişen bir şey var mı diye bakmak lazım. eski tadı 'sankhawa' diye anlatan da çok, yeni seriler tutmadı diyen de. paket küçüldü çikolata inceldi tartışması bir yana, damak zevki kişisel; bitter sevenle sütlü sevenin kavgası zaten hiç bitmez.
iki tarafı da görelim: fiyat-kalite dengesi marketteki muadillerine göre hâlâ makul, icat çıkarmış gibi farklı tatlar deniyorlar o ayrı. benim gözümde standart market çikolatası; destek olunur ama evde el yapımıyla da yarışmasını beklemiyorum.
-
kırk yaşındayım, çocukluğumdan beri ülker çikolatası yerim, ama son yıllarda bir tuhaflık var. analitik bakıyorum, içindeki kakao oranı düşmüş gibi, tatlılık artmış, ambalaj da eskisi gibi sağlam değil. gadget gibi ürünleri takip eden biri olarak söylüyorum, eski ülker çikolata gerçekten başkaydı, şimdi market raflarında elleyip bırakıyorum çoğu zaman.