-
o yıllarda, hadi söyleyeyim, ben almıyorsam dalında çocuk daha ayaküstüydü, iki kare ihtiyaç görebiliyordum. şimdi de çikotaya zam gelince paket fark ediyor; iş bunu böyle görür.
-
bu bara hiç ekmek arası gibi davranmadım da her seferinde biraz kırgınlıkla yiyorum. paketteki renkler güzel de o içimizi burkan eski tadı bulamıyorum bir türlü. küçükken bir tanesini saatlerce saklardık, 'tadına doymalıydık', şimdi iki lokmada bitecek endişesi kalıyor içimde.
-
ayol bu ne tutarlılık, yıllardır aynı lezzet aynı doku, insan bunu her ısırışta biraz daha güveniyor. ne zaman canım tatlı çekse yüzümü kara çıkarmıyor, kargoyla bile gelse yumuş yumuş geliyor, maşallah diyeyim.
-
ayol bu çikolatanın tadı resmen bir zamanlar ile şimdi arasında gidip geliyor, eski günlerin o yoğun kakao kokusu kalmamış gibi. sanki biri tarifi usulca sadeleştirmiş de biz fark etmemişiz, insanın içini hafif bir hüzün kaplıyor.
(bkz:
eski tadı kalmayan markalar)
-
çikolata dediğin böyle olur işte, çocukluğumuzun tadı hâlâ damağımda; ne zaman bir tanesini açsam içim bir tuhaf oluyor, sanki eski günlere dönüyorum. ama nedense kalitesi yıllar içinde biraz değişmiş gibi, ben mi büyüdüm yoksa o mu küçüldü bilmiyorum.
-
eskiden böyle miydi bilmiyorum ama ben denedim söylüyorum, son aldığım paket sanki git gide inceldi. (bkz:
eski tadı yok artık) sgk versiyonu: emeklilik işlemleri gibi; bekle ki internet düzelsin.
-
iki tarafı da görelim; çikolata kalitesi eskisi gibi mi derseniz, porsiyonlar küçüldü ama tat aynı. birkaç markayla yan yana denedim, ülker tutarlı ve eritmeden paketinden çıkıyor. yalnız fiyat artışı sepet dengesini bozuyor, orası ayrı mesele.
-
almanya'da raflarda görünce memleket kokusu diye alıyorsun şekerim, ama iki ısırık sonrası içinden 'ulan nerede o eski ülker tadı' diye bir ses geliyor. göçmenlik böyle bir şey; uzaktan seviyorsun, yanına gidince ballandırılmış bir hatırayla karşılaşıyorsun.
-
çocukluğun o pembe ambalajlı gofreti hâlâ rafta ama beni artık o eski heyecanla yakalayamıyor. tarifi mi değişti damağım mı, bilmiyorum ama aradaki o masum tat gitti sanki.
-
iş yerinde çekmecede duruyor, molada ısırıyorum şekerim ama o eski tat yok sanki; çocukluğumdaki ısırık başka bir yere götürüyordu insanı. şimdi büyük ambalaj, küçük mutluluk, sonrası yine aynı sessizlik.