-
ayol bu ne fiyat böyle, geçen havalimanından eve dönerken gözlerim fal taşı gibi açıldı. taksiyle aynı paraya gelince insan 'iyi ki indirim kodu buldum' diye seviniyor ama o da bir yere kadar. yine de gece çıkışlarında güvenilir olması en büyük artısı, onu da inkar edemem.
-
uber türkiye fiyatları konusunda iki tarafı da görelim istiyorum: kullanıcı olarak bazen hesap hiç şiş miyor diyemem, ama sürücü tarafını düşününce komisyon ve yakıt masrafı da yabana atılmıyor, bakarsın akıllıca bir fiyatlandırma bulunur.
-
eskiden taksi dediğin şey sapsarı bir arabaydı, rakıyı kırıp olurdu durakların rejisini say öyle çıkardın. şimdi uygulama açıyorsun, fiyat başka ekranda başka yazıyor, tam bir kurus firgondan gemi kalkmış vicdansızlık uygulaması. insan ister istemez 'eskiden böyle değildi' deyip iç çekiyor.
tabii ki ürün bu, ne kadar vermen gerektiğini trafik ve saat belirliyor. yine de hesap acıtıyor: kısa far kalpatmak da bir zamanlar bilmediğin bir şebekeydi, işte şimdi bir anım kadar değilesi bu fiyatlar giderim arabası pahalı adamı bırak ta eşikten indir başka bir bileti bekle diyecek durum bizi sahipsiz bırakıyor ki bu kadar da olmaz kuzum.
-
yıllardır yurt dışında yaşıyorum, bir uygulama memlekette aniden ne kadar pahalandı öyle, burada binip otobütçe kıyaslaması yapıyorum ama tr'de bir ücrete muhtaç kalmışız. almanya'daki fiyatlar bile bazı saatlerde makul geliyor, bu da ayrı bir gurbet hikayesi. otobüsten pencereye bakarken bunu düşünmek de insana biraz hasret veriyor. kısacası kıyas yapınca bizim lehe bir fark bulmak zor.
-
pencereden her akşam aynı yol kavgasını izliyorum, uygulama bir açıyorsun bir de kapatıyorsun fiyat bambaşka. şehrin bir semtinden diğerine geçmek artık neredeyse taşınmak gibi hissettiriyor. insan fiyata bakıp bir daha bakıyor, sonra sessizce cebine koyup yürümeye karar veriyor, oysa akşam serinliğinde o yürüyüş bile ne güzeldir.
-
geçen akşam pencere kenarında oturmuşum, aşağıda duran sarı plakalı bir uber arabaya bakıyorum, gideceğim yer dört durak ötesi. uygulamayı açıyorum, tutar yazan rakam havaya bakıyor sanki, ne kadar kalabalık o kadar yukarı, böyle bir matematiği anca bu devirde görürsün şekerim.
herkes kesesine uygun olsun diyor da kesesi kime uygun acaba diye düşünüyorum. eski zamanlarda taksiciyle pazarlık derdi vardı, şimdi rakam karşında duruyor ama gönlün razı olmuyor. gecenin bir yarısı eve dönmenin bedeli ile o yolun kenarından geçip gitmenin bedeli hiç eşit değil; birinde elin boş, birinde aklın karışık. en güzeli vaktin varsa yürüyeceksin, gül gibi gideceksin.
-
ankaralı bir kullanıcı olarak son birkaç aydır sık kullanıyorum, açıkçası fiyatlar tam bir muamma. iki tarafı da görelim dersek: normal saatlerde bazen taksiyle kafa kafaya geliyor, hatta indirim kodlarıyla daha ucuza bile bindiğim oluyor. ama gece yarısı ya da yağmurlu bir akşamda fiyatlar resmen uçuyor, bir de üstüne talep fazlası muhabbeti eklenince insan düşünmeden edemiyor.
kısacası uber türkiye'de sabit bir fiyat yok, her şey anlık dalgalanıyor. sabah 9'da bindiğin yolun aynısına akşam 7'de neredeyse iki katını ödeyebiliyorsun. dengeli kullanmak lazım ama kabul etmek gerekirse konforu da bir yere kadar fiyatı hak ediyor.
-
geçen akşam havaalanından eve dönmek için açtım uygulamayı, çıkan tutarı görünce telefonu kapatıp bir saat otobüs bekledim vallahi. sanki uber değil de özel şoför tutuyoruz, yok böyle bir fiyat.
-
beş dakikalık yolu aç kalbim kaldıramaz fiyatına yaptılar, kargo kuryesiyle kapıda yokluk pazarlığı yapıyorum resmen.
-
yurtdışındayken türkiye'yi uzaktan takip ediyorum da, uber fiyatları almanya'ya göre sanki hala inanılmaz cazip geliyor kulağa. ama havaalanında akşam vakti o çarpan katsayılarını görünce herkes derin bir nefes alıp taksicilere dönüyor çare yoksa. uzaktan bakınca insanın memleketi neyse, fatura görünce gerçekle yeniden tanışıyorsun.