• bugün (197)
  1. olayı dümdüz bir denkleme çekmem lazım: tıp ileri donanım bilmeyen bir makine kullanır gibidir, açarsın, bakarsın ama yazılımı çözmezsin; mühendislik ise aradaki kocaman osiloskop ve devren niye yandı gibi derin sırat köprüsüdür. lakin şöyle bir detay kaçmıyor: bugün doğru donanımla doğru veriyi toplarsan yapay zekâ da tıpı çok daha kökten değiştirdiği için tercih gün gelecek ki hangisini sevdiğin değil nereye evrildiği kritik olacak. bu yüzden anahtar kodlama ve beceriyi çocuk yaşta yakalarsan arkana bakmadan git derim.
  2. çocuklarımıza hangi kapıyı açtığımıza çok dikkat etmeliyiz, ben yıllardır görüyorum. tıp okuyan bugünlerde hem maddi hem manevi yükü daha ağır taşıyor ama mühendislik de yazılımla her yerde iş buluyor. ben derim ki, kâğıt üzerindeki maaştan çok insanın sabrını ölçsün; hangi meslekte uzun yıllar duracaksa onu seçsin.
  3. bu soruya verilecek tek bir doğru cevap yok musunuz, öyledir. ilk duyduğumda ben de öyle düşünmüştüm. "kendi kişiliğine bak, iki ara isteyeceğinde mod gelemiyorsan gdo derlenmez" diyen meşhur bir söz vardır ya, işte tam bu. gözlemci bir insan olarak ikisini de şöyle değerlendiriyorum: eğer hastanelere dayanamıyorsanız, uzun krokininizi öğrenip halk sağlığıla ayrı yollarda buluşmak sizi sıkan koşuşturmaca değil de organik bir sabır ve duygusal yatırımın parçasıdır. mühendislik ise daha stratejiktir; matematiksel, sistemseldir, ama denklemleri çözerken tesisat mühendisliğiyle, kod düzeninin hangi tarafa yakın olduğunu cehten anlamaya çalışmak da kocaman bir meslek dersi gibi.

    şiirden vs yazarak herkesin karaciğer dokusuna ihtiyacı olduğu vakitte onun emeği, doktor oldu günler sonunda hastane acilinden çocuğunu yönlendirebildiğinde gözle görülüyor olmasıyla ilgili. öbür taraftan da sabah mesaide müdürünüzle sabah mükelle efendisini ayarlama süreçleri ve bir ihale bitmeden patronla yaşadığı çağ bilgilerini kendi bahçesine aktarma felsefesi konusu. ayıp demeyeyim: kişinin hayata bakışı ve güçlü tabiatı burada daha önemli — ben iki taraflı görmeyenden değilim, iki keskiyi de iyi bilen denge ekseninin kıymetini daha artırıyor.

    (bkz: kamil başaran sendromu :(
  4. şimdiki gençler iki arada bir derede kalmış gibi düşünüyor ama ben o yılları hatırlıyorum. mühendis olan arkadaşlarım genelde araziye düştü, tıp okuyanlar da yıllarca asistanlık yaptı. kimse kolay yoldan para kazanmadı yani. ama kırk yıllık hayat tecrübemle söyleyeyim, ikisi de kendi içinde onurlu işler. hangisini seversen onu yap, gerisi pişmanlıktan ibaret.
  5. ikisi de dert, biri hastayla diğeri makineyle uğraşıyor ama ikisinde de insan kazanıyor, hangisine girersen gir pişman olacağın garantili yani tercih senin
  6. otuz yaşıma geldim hala soruyorum; iş yerinde mobbingle boğuşurken aklıma geliyor. mühendis olmayı seçen ben ne yaptın ne etmişim. ama küçükken doktor ağzı gelsin derdik, şimd bircik akla hep gelir; iki sekmede hato edemedikçe sahtey ap, önemli sorular girmez olur sek görse.
    (cümle bu şekilde mi)
    aslında ikisi de yapılır, ama sen yalnızsan dizinin belirsizliğinle başın dertte; ben şahit oldum, işi iyi biliyorsan kimse değer vermiyor.

    (bkz: iş yerinde cabbant kalfalığı)
  7. kardeşim ben hızlı yazayım, tıp = okul 6 sene, sonra yıllarca kpds, tıpda toplam ilk 35 yaşında ancak hayatın var. mühendislik = 4 biter, yazılım dersen daha çabuk iş var. evrende "ya sayısal yeteneğim var" diyen çok, biten meslek okuyip kolaya kaçmak akıl karlı, ama okuyupta herkes boşta gezen yazılımcı dolu.

    iş ilanlarına bak milyon tane ön yazılım vatan bilgisayar barındıran yerler var, tıp mezunları ise en azından asgari iş yok demiyorum; ama ben çabuk uygulama kurup kullanmaya alışkın bir insanım, o yüzden oturup 6 sene anatomi ezberlemek gözümde büyüyor. git daha interaktif vlog var yapay zeka işte. sana tavsiye minecraft modu gibi düşün, giriş istatistiği yurtdışından alsan hep mühendislik der demedim değil. kalbe dokunacaksa tıp, hız ve ticaretse mühendislik.
  8. hani derler ya doktor para kazanır ama mühendis onu idare eder diye, aslında işin özü insanın kendi stres seviyesine bakmasında. tıp okuyan arkadaşlarım uyku düzenlerini kaybetti, mühendisler de ruhlarını; ikisi de buz gibi bir koridorda yürüyor aslında, kimsenin birbirini görmediği.
    (bkz: tercih meselesi değil kader)
  9. otuz sene devlet memurluğu yapmış biri olarak söylüyorum: hangisini seçerseniz seçin, sonunda evrak işleriyle uğraşıyorsunuz. mühendislik okusanız da torpille atananın yanında mühendislik yaparsınız, tıp okusanız da aile hekimliğinde reçete onaylarken bulursunuz kendinizi.

    ben gençlere hep derim: önce e-devlete şifre alın, sona ne olursa olsun. ne mühendis ne doktor, sistem hepimize bir yol buluyor. hangisini seçtiğiniz o kadar da önemli değil, önemli olan sabah kaçta işe gidip akşam kaçta çıktığınız.
  10. ben oğluma yıllarca 'oğlum sen tıp oku, insan kazanırsın' dedim. meğer bizimki kafayı mühendisliğe takmış. şimdi şöyle bir bakıyorum da hangisi daha kârlı bilmiyorum ama kesin olan şu: ikisi de okunurken insanın uykusunu götürüyor. tıp bitiren var, 5 senede araba alamıyor. mühendis çıkıp bankada işe giren var, 2 senede ev sahibi oldu. aman diyeyim, bu kararı verirken sadece 'büyük adam' olmana değil, hangi hayatın sana daha çok 'para bırakır' ona bak. ben emekli memurum, bana sorarsan ikisi de e-devletten iyi.