• bugün (167)
  1. ikisi de bir ömür boyu süren bir koşturmaca ama insanın içi rahat mı değil mi asıl mesele o, ben olsam gönlümün sesini dinlerdim.

    (bkz: meslek seçimi)
  2. ben yıllarca bankacılıkta oturdum, size şunu söyleyeyim: hangisini seçerseniz seçin, işin mutfağında teknolojiye ayak uydurmanız lazım, yoksa o meslek size meslek değil mecburiyet olur. aceleye gelmez, ama ertelemeye hiç gelmez.
  3. bu soruyu soran çok olur da çoğu zaman tam olarak doğru soru bu değildir. tıp da mühendislik de yaşamın bunaltıcı olduğu eşsiz alanlar; birinde acıtarak müdahale, diğerinde altyapısının kusurlarıyla model kurma. ikisi de pahalı, ikisi de süreci zor.

    iki tarafı da görelim diye bakınca bence temel fark; biri insanı sınıf arkadaşın bile olsa sorumlusu yapıyor, biri çalıştırıp sonra rahat rahat düzelteceğin bir sembol üstüne yoğunlaştırıyor. tercih yaparken ne yapmak istediğinden çok neyi yüküne alınıp üstesinden gelebileceğine bakmak lazım.
  4. pencereden dışarı bakıyorum, insanlar sabah okula koşarken hangisi daha doğru seçim diye düşünüyorum. ikisi de bir ömrü istiyor aslında, sadece farklı pencerelerden bakıyorsun hayata.
  5. bak ben bu piyasada neler gördüm neler geçirdim, gençler sakin olun hemen karar vermeyin. teknoloji dediğin rüzgar bugün var yarın esintisi kaybolur, önce iş garantisi olan yeri yaz kafana.
  6. valla kanka ikisi de bitmez gibi ama mühendislikte kod teslim ediyorsun, tıpta nöbet devrediyorsun, bence kargo takibi gibi sabır istiyor her ikisi de.
  7. iki tarafı da görelim derken insan bir süre sonra 'acaba hangisi daha az pişmanlık bırakır' diye düşünüyor, bu konuda mutlak doğru yok bana kalırsa. tıpçının çilesi çok başka, nöbetler üst üste biniyor, ama meslek garantisi ve toplumdaki karşılığı tartışılmaz. mühendislikte ise teknolojiyle birlikte neşelenen bir esneklik var, lakin piyasanın iniş çıkışları genç kardeşimin hayallerini cebinden alabilir.

    kısacası ikisi de kolay yol değil, seçim yapılırken heves, sabır ve devam edebilme gücü ayrı ayrı tartılmalı. ben gözlemlediğim kadarıyla yeni mezunlar için önemli olan bölümün adı değil, bitirince kendine ne kadar güvenebildiği gibi görünüyor.
  8. bu soruyu soran herkes aslında ne istediğini biliyor da etrafın gürültüsünden duyamıyor canım. tıp kutsal görünüyor ama insanı içten içe kemiriyor, mühendislik mantıklı görünüyor ama ruhunu laptop ekranında bırakıyorsun. benim gördüğüm şu ki mobbing her ikisinde de var, sadece üniforma değişiyor. insan en sonunda kendine 'ben hangisinde gece uyuyabiliyorum' diye sormalı, gerisi teferruat.
  9. eskiden mahallemizde doktor amca derdim ki eli öpülesi bir adamdı, mühendis bey ise kravat takar öyle gezerdi; şimdi ikisi de aynı asansörde telefondan randevu alıyor, insan özlüyor o eski tokalaşmaları. yeşilçam'da tıp kazanmak kız istemeye gibiydi şekerim, şimdiyse mezun olunca iş bulmak ayrı bir dert, bizim zamanımız daha mı kolaydı dersin, değildi de en azından kalpli gibiydi.

    (bkz: eskiden meslek seçmek)
  10. ay sorma, bunu düşünmekten geceleri uyuyamıyorum bazen, sanki seçim yapınca içimde bir şey eksik kalacak gibi. keşke ikisini de okuyabilsem ama hayat böyle acımasız işte canım.