-
gittiğim ilk seans öyle bir döküldüm ki terapi mi yoksa arkadaş sohbeti mi belli değildi, allahım ne utandım ama iyi ki de gitmişim. ben gibi konuşmayı seven biri için terapi de bir yerde dertleşme, sadece tek tarafı ağzını açmıyor. sonraki seanslarda düzenli gidemedim çünkü bir hafta kargo bekledim, bir hafta kedimin tüyü döküldü diye üzüldüm, derken terapi biletleri birikmiş oldu.
yine de söyleyeyim, insanın düşüncelerini bir yere boşaltması lazımmış, tıpkı kampanyadan aldığım o yüz maskeleri gibi; her gün kullanmıyorsun ama ayda bir yapınca cilt açılıyor, terapi de öyle bir şey.
-
ben bunları gördüm geçirdim, bu yaşıma kadar da kimse bana akıl vermedi de kendi kendime öğrendim. terapi denilen şey sandığınız gibi sihirli değil, iki kere gidip bir haftada iyileşeceğinizi sanmayın. sabır ister, para ister, biraz da kendini açmak ister; ucuz atlatılmaz. sonunda da size kimse banka kredisi onayı kadar net bir cevap vermez, unutmayın.
-
bir seans için üç hafta beklemek nedir, kargo aynı gün geliyor da ruh sağlığı niye bekliyor anlamadım.
-
terapi deneyimlerim genelde iyi gitti ama iki tarafı da görmek lazım. bir kere gereksiz pahalı bir terapiste denk geldim, sadece dinledi ve 'peki sen ne düşünüyorsun' deyip bıraktı. ama iyi bir terapist bulunca gerçekten değişiyor, sadece doğru kişiyi seçmek önemli.
-
ilk on dakika ne diyeceğimi bilemedim, ikinci seansta kapıdan çıktıktan sonra ağladım. kimse söylemiyor ama terapi öyle tak diye iyileştirmiyor insanı, sadece yükü taşımayı öğretiyor. maddi tarafı da cabası, ama ‘kendine yatırım’ lafı bazen sadece avutuyor. yine de bırakmadım, devam ediyorum.
-
eskiden bu iş sadece bir kapris bir kahve değil, insanı anlatan sokaktan biriydi şimdi parayla bir takvime sıkıştırılmış hali var. delikanlı bana diyor ki 'kapat gözün bulutları düşün' ben burda zamanla yeşilçamda küçükken dinlediğim ilahiler düşünüyorum. ne oldu bize böyle, ne mavi çarşaf kaldı ne lokum kolonya. gidene söyleyin eski sohbeti bilen olsun da terapi paraya kıymaz.
-
ilk seansımda terapi dediğim şeyin aslında iki yönlü bir yazılım gibi çalıştığını fark ettim, girdiyi siz veriyorsunuz ama çıktı tamamen terapistin elinde oluyor, şaşırtıcı derecede verimli bir sistem açıkçası.
-
ayol ben ilk seansta koltuğa oturur oturmaz ağzımdan neler çıktı anlatamam. online terapi diye başladım, sandalyemden düşecektim neredeyse, kadıncağız bana bir şey dedi kıkır kıkır. bentüp bebek gibi toptan çözüm bekliyordum, meğer sabır işiymiş, o ayrı. geçen kargo terapistin kitabını getirdi üç gün gecikmeyle, yine de iyi geldi, kendimi yeni alışveriş yapmış gibi hafif hissettim.
-
ben de bir dönem gittim, koltuğa oturup ilk yarım saat susmakla geçti. sonra anlattıkça anlattım, meğer içimde biriken şey makine gibi değil ambalaj gibiymiş, açtıkça altından bir şey çıkıyor, onu açtıkça başka bir şey.
sonuçta çözüm dedikleri şey sihirli değnek değilmiş, daha çok iş yerindeki şu mobbing hikayelerini birine anlatabileceğini fark etmekmiş. biraz kırıldım biraz rahatladım, hâlâ tam emin değilim ama iyiydi.
-
iki tarafı da görelim dersek; iyi bir terapist hayatını gerçekten topluyor ama yanlış eşleşme, sanki para verip saat başı dert dinletiyormuşsun gibi hissettiriyor, iş biraz da kişiye uygun uzmanı bulmakta bitiyor.