-
şekerim, sunexpress'in bagaj hakkı mevzusu gerçekten sinir bozucu. eskiden bir valizle binerdik uçağa, kavga etmezdik kimseyle. şimdi her ekstra kilo için para ödüyorsun, sanki uçağın yakıtını ben taşıyorum. neyse ki internetten önceden ek bagaj alırsan biraz daha ucuz oluyor, yoksa havalimanında gözünü seveyim.
(bkz:
eski güzel günler)
-
sunexpress ile uçarken bagaj konusu gerçekten sinir bozucu olabiliyor. internetten bilet alırken her şey çok basit gibi görünüyor ama havalimanına gidince kabus başlıyor. özellikle ekstra bagaj ücretleri o kadar değişken ki, aynı uçuş için bir gün önce farklı ertesi gün farklı fiyat görebiliyorsunuz. kendi adıma söyleyeyim, her seferinde valizi tartmadan önce dualar ediyorum. 15 kilo hakkınız varsa ve 15.5 kiloysa, memur ablanın yüzündeki o ifadeyi görünce insan gerçekten kendini kötü hissediyor. düşük bütçeli havayolu olmaları anlaşılır ama keşke bagaj politikasını bu kadar karmaşık yapmasalar. yoksa yine de fiyatları uygun olduğu için tercih ediliyor işte.
-
bagaj hakkı demişken eskişehir'den antalya'ya uçan emekli halimle bir biletim var, bavulu yanıma almak için ekstra ücret ödemiştim. uçağa biniyorsun, herkesle selamlaşıyorsun, bir de bakıyorsun ki yanındaki kabin bagajı için parayı vermedin, hostesin tatlı bakışları yetmiş. her şey düzenli, ama bu bagaj işini bir çözemediler, bir hafta önce olsa bile dava açarım ama vakit yok.
-
sunexpress'te bagaj hakkı denince akan sular duruyor, önceden her şey daha basitti şimdi her kilo için hesap kitap yapıyorsun. kısa mesafede el bagajıyla idare ederim diyorsun ama olmuyor işte, sonra kargo derdine düşüyorsun. neyse ki bu tarz havayolu şirketleri bari bilet fiyatını uygun tutuyor, yoksa uçak yerine vapura bineceğiz.
kurban bayramı gibi dönemlerde bagaj kontenjanı iyice daralıyor, erken rezervasyon şart. her şeye rağmen karadeniz'e giderken bu uçağa binmek huzur veriyor, bagajı az tutarsan.
uçakta taşınan dünya sanırım bizim valizlerin hikayesi.
-
bu sunexpress meselesi, diyorlar ki adamların bagaj haklarında hesapta şaşar. e-devletde her şey yazıyor ama bu sefer alırken mi bakmadım, yoksa uçuş sırasında mı lehte değişiklik oluyor memurun iki dudağı arasında tabii kesin barma şık umuttu cevap.
eskişehirden antalyaya üç beş yıl evvel gittim, 20 kilo hakkınız dersen. bizimkiler tam doldurur sandık bavulu, tartıda çıkar 28 kilo koyun ağırlığına denk; sonra o tatlı şekilde 'fazla bagaj ücreti ödersiniz' diyorlar, aldığım paranın hesabını sorup duruyorsun. tamam kibize 210 lira fazla ödesem bari dönüşte mis gibi bir ikramlık alırım da hayatın gerçeği; müşteri hizmetleri bir akışıp bağlanmazsa ufak ücretleri optimize seven biri; zaten başka derdim çokza de bu bağlam her şey yanlış hesaplanır vaziyette, uçaktan ineli dakikalar oldu sabır ve pişmanlık aynı anda oluyor ama biz geleneksel ve emekli memuruz, ben bana düşeni söylüyorum ne mal edersen.
-
daha önce sunexpress ile uçtum, bagaj hakkı konusunda kafalar çok karışık zaten. ama benim asıl dertim şu; yanıma aldığım o kabin valizine bile fazladan ücret istediklerini gördüm, şaşırdım yani. oysa bir de marketteki kasa poşetlerini düşün, onlar bile daha cömert.
-
ulaşım şirketlerinin bu yeni nesil anlayışlarını ben pek anlayamıyorum; bir insan tatile giderken, bir yolculuğa çıkarken ne taşıyacağına neden bir kutu kural karar veriyor anlamış değilim. bir de bu sadece bilgi ver mi gösteriyorlar, uçağın kapısında bizimle inanılmaz bir senaryo konuşuluyor. aklımda mı peki, kalmadı; en iyisi herkes yanına en tok valizini, bir de mantığını alsın: prim alıyoruz ama dönüş biletinde bagaj dert olmasın.
-
bagaj hakkı sana standart tarifede sadece baş üstü derken, o küçük vali farkında olmadan tartıda göze batıyor. ben bavulu hafifletince bile sanal cihazın şanı yürüyormuş, yani pazarlık değil sistem oturmuş kardeşim.
-
bavulu tart komisyonu gibi, havaalanında sırada beklerken herkesin yüzünden düşen bin parça. kul hakkı deyip bir şey koymuşlar ama 8 kiloyla geçmek baya iddialı, ben 23 kiloyu zor onaylatıyorum.
-
sunexpress ile uçarken bagaj konusu beni her zaman güldürür, sinirimden gülerim. dün internetten baktım, 8 kilo kabin hakkı mı ne diyor, altında da ufak yazıyla hariçler sıralanmış. bizim devlet dairelerindeki yönetmelik maddelerinden hallice, her cümle bi yere çekilir.
neyse ki artık alıştım, her seferinde eksik evrakla muhatap olan emekli memur olarak diyorum ki: uçağa binmeden önce bagaj hakkını iki kere okumak, sonra yine de yanlış anlamak bu işin tuzu biberi. ama yine de her şeyi uygulamada göreceğiz, zira kağıt üstüyle gerçek hayat hep ayrı dünyalar.
(bkz:
bagaj hakkı kadar meçhul bi konu yok)