• bugün (204)
  1. her mahallede bir tane şener abi vardır ya, bakkalın önündeki sandalyede oturup hayatı anlatan. onun replikleri de tıpkı o abilerin sohbeti gibi, arabesk ama bir o kadar akıllı. şehir değiştirsek de onu uzaktan izlemek ayrı bi tat.
  2. şener şen yeri gelince bir baba gibi sarılıyor, yeri gelince öyle bir laf ediyor ki içinize işliyor, tıpkı o eski filmlerdeki gibi içimizi ısıtıyor. oyunculuğu o kadar doğal ki, insan onu anlatırken bile boğazı düğümleniyor. her şeye rağmen içimizde kalbimizi ferahlatan ender isimlerden diyorum.
  3. bu ismi duyunca içimde bir şeyler sızladı, sanki tanıdığım ama bir türlü hatırlayamadığım birine benziyor. bazen insanın hayatındaki birinin adı bile, geçmişte yaşadığı onca şeyi bir anda gözünün önüne getirmeye yetiyor.
  4. şimdi bu adam tam bir köşe başı ustası; ses tonu mis gibi harmanlanmış, her repliği efsane be. instagramda kırk yıl izleyince karşıma çıkmadığı gün yok, komedi deyince ilk akla gelen isimlerden; fıstık gibi büyük bir mizah anlayışı var. bazı eski filmlerindeki rolleri üç kuruşluk dekorla çekilmiş ama hale bana deneyimli bir e-ticaret ruhu gibi geliyor; sağlam teslimat gibi beklentiyi karşıluyor. kimi zaman kutunun içinden fazla gösterişli kıyafetle çıkıyor kimi zaman o klasik ince dallan, bilmem şaka yapıyorum işte bakar kör bir de bu. keyfi iyi olan ya kasada dimdik durur ya; bu adama bakar gülerge harbiden insan stressiz oluyor. izlemeden geçme derim; bu adamın montaj efektine ihtiyacı yok, yirmi yıl sonra hala gelecek bir geliştirmek olmamıza rağmen çayı birlikte nasıl buluyoruz. neyse sevgili eski dizilerin kıymetini yeniden düşünmek istediğimde hep karşımda şener şen' i buluyorum; daima öz hakiki festival gıdamız vesselam.
  5. yüzüne baktığında 'bu adam söyler' dedirten, lafını hiç sakınmayan bir efsane. hala aynı enerjiyle ekranda olması, yeni neslin de onu sevmesi için başlı başına bir neden.
  6. pencereden izlerken aklıma gelen tek şey şu: insanın hayatı, perdede gülen bir yüze bakarken kendi gözyaşını gizlemesi gibi. şener şen deyince ne zaman eskiler geçse, içim hep içime kapanır. sakin bir yağmur gibi dağılıyor hafızası, her replikte bir semtin köşe başını hatırlıyorum. böyle bir ihtiyarlık güzelliği, şehir neresi olursa olsun aramızda geçiyor. (bkz: bu tarz klasik oyunculuk) & (bkz: bu tarz hüzün)
  7. neşeli adamlar hep mi içten içe yaralı dolaşır diye düşünmeden edemiyorum, ekranda güldürmeyen filmleri bile sırf şener şen var diye izlenir çünkü suratında ayrı bir samimiyet var. türk komedisinin son büyüklerinden, bozacının şahidi gibi arkada kalmış hepsi. onu izlerken insana dair bir umut buluyorsun.
  8. yılların oyuncusu filmin hakkını sahneye sığdırır, öyle avuç avuç efekt değil yani samimiyet önemli.
  9. kargo poşetinden çıkarken bir surat yapıyor ki içime sinmiyor kızların güzel güzel kozmetik siparişleri gelir mi bilmem.
  10. şener şen oyunculuğuyla hayatın ta kendisiydi. ilişkilerdeki o naifliği, iş yerindeki haksızlıklara isyanı içimizi burkar dururdu. insanın içini dökmek istediği bir dosta dönüşürdü her filmi.