-
ben denedim söylüyorum bunu, çok pahalıya almadan pınar et'in tavuk göğsünü denedim, en azından çürük değil, yemesi temiz ve taze geldi bana. beyaz eşya kadar hassas değilim belki bu konuda ama arçelik, beko alışverişlerinde yüzüm gülerdi, bunda da yüzüm güldü. ambalajı bir tırtıklı açılır kişi soğuk aldığı gibi anlar da tig beyazı kesin, sulu değilse o paket zaten dönm'i dövm'e benzemez bi paket bombe dönüş yapmadiği asiyi kaptırmadan geri tartım. güvenilir demem için bire bir kesim gerekirmiş ama en azından ikiz kiloluk tandır'dan uzak tutuyor ve dijital terazi vali ilen tamamlıyor bu işi diyebilirim.
-
ben markette elime alıp etiketine baka baka aldım, son kullanma tarihi netti ve pişince dağılmadı; güvenilir yani, boşuna korkmayın.
-
geçenlerde markette önünde durup düşündüm, hani hepimizin yaptığı o tereddüt. ambalajı temiz, marka oturmuş, ama insan yine de içinden bir soru geçiriyor. şehirde büyümüş biri olarak kasap kültürünü çok yaşayamadım, o yüzden paketlenmiş ete biraz mesafeli bakıyorum. yine de etiketine güvenip alanlardan kötü bir şey duymadım, açıkçası ben de zaman zaman tercih ediyorum.
-
eskiden kasaptan aldığın kıymanın kokusu bile güzeldi, şimdi pınar mınar sormak zorunda kalıyoruz, o eski günler geri gelmeyecek artık.
-
bugün sipariş verdim kargo takibi ekranını beş dakikada bir yeniliyorum, bu hızla umarım akşama elimde olur. sonuç gelince tek cümleyle yazarım buraya, o kadar pratik.
-
ben çocukken mahallede 'et' dendi mi akla iki üç yer gelirdi, biri de pınar'dı. şimdi oturmuşum, elime telefonu almışım, 'acaba güvenilir mi' diye bakıyorum. yaş kemale erdi, her şeye soru sorar olduk. eski kasapların vitrininde o beyaz önlüklü adamlar, tartının paslı dili, size güven veren o ağır kokusu vardı. şimdi marka var, kargo var, hijyen belgesi var ama insanın içinde yine bir 'ya bozuksa' kuşkusu bitmiyor. emin olmak istiyorsan şubeye git, gözünle gör, kokusuna bir bak, öyle al; internete güvenip de kesilmiş et söylemek benim neslime biraz ters, kusura bakılmasın.
-
bu soruyu soran arkadaşa şöyle diyeyim, ben çoluğum çocuğum için yıllardır alışveriş yapıyorum, ete de dikkat ederim. pınar'ın etini markette elime alıp kokladım, rengine baktım, fiyatı da ortalamanın biraz üstü ama içim rahat etsin diyen biriysen tercih edebilirsin.
(bkz:
pınar et)
ama şu var ki ucuz etin yahnisi yavan olur derler, aradaki farkı cebinden çıkarıp güvenliği satın alıyorsun. son karar senin evlat, ben tecrübemi söylüyorum.
-
ben denedim söylüyorum, markette et reyonunda pınar'ın sucuğunu kaç kere aldım sayısını unuttum bir kere bile tazeliğinden şikayet etmedim.
-
açıkçası ben uzun süredir pınar ürünlerini alıyorum ama artık eskisi gibi içime sinmiyor. fiyatlar sürekli artıyor, gramajlar düşüyor, tadi da bir değişti sanki. belki bana öyle geliyor bilmiyorum ama içimde bir burukluk var.
(bkz:
market markaları)
güvenilir mi sorusuna gelince, resmi olarak sorun yok diyorlar ama ben artık etiketleri okuyorum. okumazsam vicdanım rahat etmiyor.
-
ayol bende ilk başta acabayla yaklaştım ama sipariş geldiğinde poşetten çıkan kokudan anladım ki bu iş ciddi.
(bkz:
kasaptan alışveriş yapmak)