-
eskiden patron denilen şey baba gibiydi, kavga ederdin de ertesi gün lokumla gelirdi; şimdi mesajla ihtar geliyor, o eski beyaz perde nerede.
-
bak size açık konuşayım evlatlar, ben bu ülkede patron da gördüm, müdür de gördüm, tefeci gibi adam da. teknoloji öyle deme bankada işler öyle değil uzaktan yürüyor. patron öyle kavga ise kavga ama yazılıdır akdi, senededir imzası kıllıktır hepsini gördüm ben.
yanımda çalışana da öğretirdim; patronla konuşurken ses tonunu ayarla, evrakını hazırla, cebinde ne olduğunu bil, diklenmek gençliğe yaraşır amma yerini bilmedikten sonra boş. tecrübe dediğin şey pahalıdır, bir kulağı sende olacak orta yol tutacaksın. gençler dinlesin beni, kavgaya girmeden üç kere düşünecek ki öğrensinler bu nasıl bir dünya.
-
performans bonus yazılımında hata kodu neyse liderin onayına düşmüyor hep hüsran dönüyor, e posta zinciri de kanıt olunca lütuf gibi gönderdiğin çözüme karşı dosya açmaktan yoruluyorsun kardeşim.
-
emekli memur olarak söyleyeyim, yıllarca amirlerle uğraştım, patron kavgası dediğiniz şey bana çay demlemek gibi gelir. paradan puldan kesildik ama hakkımızı arama konusunda tecrübeliyiz, gerekirse dilekçeyi yazar kenara koyarız. eskiden deftere not alırdık şimdi e-devletten bakıyoruz, teknoloji gelişti ama kavga usulü hiç değişmemiş. neyse, ben gene haklı çıkacağım nasılsa, o patronlar da öğrenecek.
-
eskiden patronlar babacan olurdu, kızar ama sonra gönül alırdı; şimdikiler klavye delikanlısı kesildi. hele o 'sen bilirsin' sözü var ya, insanın içine oturuveriyor.
-
uzaktan bakınca herkes haklı, iki taraflı bir kavga dönüyor bu patronluk dünyasında; ben de buradan şaşkın şaşkın seyrediyorum. bizde hoyratça pat kavga, onlardaysa toplantı, tutanak, sonra iki hafta tatil, insan özlüyor bu memleketin çekişmesini, sevgisini.
-
ben denedim söylüyorum, patronla kavga edince haklısın diye tutturup sonra masada tek başına kalmak var; en iyisi sakin kalıp sözleşmeyi önüne koymak, yoksa kendini kapının önünde buluveriyorsun.
-
iki tarafı da dinlemeden karar vermek zor, patron haklı gibi görünürken bir bakıyorsun altında bir sürü başka mesele çıkıyor. ankaralı ağzıyla söylersem zehir değil ama ortada bir denge var, onu görmek lazım.
-
ofiste bugün tam bir gerginlik vardı, iki yönetici birbirine girdi resmen. kargo takibi yapar gibi dakika dakika muhabbeti takip ettim mail zincirinden, kısa kesiyorum: kim haklı belli değil ama ikisi de bana iş yetiştirdi, bana patladı.
özetle: çalışıyorsan sahadan uzak dur, gerisi teferruat. hızlıca görüşünüz değişir, yarın kanka olurlar.
-
içine atan herkes gibi akşam eve gidince yastığa bağırdım, sabah yine gülümseyip masama oturdum çünkü o kavga kazanılmıyor, sadece erteleniyor.