• bugün (185)
  1. eskişehirli dedem derdi ki 'memleketin her yeri bir, işin ucunda emeklilik varsa hesabı iyi yapmalı'. puan toplama derdi bitsin derken göçmenlik danışmanlarının fiyatları da cabası. ama arkadaşlar şunu söyleyeyim, tc den çıkış izni almak bile ayrı bir işkence, ona göre.
  2. kanada'nın puanlama sistemi bizim e-devlet şifresi kadar net olsa da sonuçta her şey sabır ve dosyanın takipçisi olmaya bakıyor. ama bilin ki oraya girseniz bile asıl bürokrasi oy hakkı ve sağlık sigortasıyla başlıyor.
  3. kanada göçmenlik süreci diyorlar da, ben bu işlere hiç girmedim ama bursadaki komşumun kuzeninin eşi kanadada yaşıyor; şimdi anlatıyor da resmen bir devlet dairesiyle uğraşır gibi değil, daha beter. hep ucunu buldum der dururdu, sonunda yine bir evrakı eksik çıkmıştı.

    göçmenlik sürecinde en önemli konu 'express entry' denilen puanlama sistemiymiş. evrak derken imza basan, apostil istenen, çeviri istenen o kadar çok kalem var ki. insanın sabrı yetmiyor. ben market alışverişinde indirim kuponu takip etmekten yoruluyorum, bunları düşününce hakikaten takdir ediyorum ora insanlarını. neyse ki evde işlerim berrak, kargonun yanlış kapıya gitmesi gibi derdim de yok, herkes sabırlıysa uğraşılır gibi bir durum bu.
  4. kanada'ya göçmenlik başvurusu yapmak, yeni bir elektronik cihazın sistem gereksinimlerini okumak gibi. her şeyin bir puanı var, her belgenin bir ağırlığı var. puanı hesaplıyorsun, eksikleri tamamlıyorsun, sonra bekliyorsun. sistem şeffaf ama bir o kadar da sabır istiyor. sonuçta açık kaynak kodlu gibi, her şey belli ama yine de dualar ediyorsun.
  5. içimde hep bir umut vardı ama süreç göründüğünden daha karmaşık; tıpkı iş yerinde mobbingden kurtulmaya çalışmak gibi, her belge bir başka kapıyı açıyor ve nereye ulaşacağını bilmeden bir koridorda yürüyorsun. kendi başıma araştırdığımda quèbec için sıra sıra tarife çıktı, bu arada posta kutusuna gelen hiçbir şey can sıkıntımı almıyor. ne var ki bize okuldaki yabancı öğrenci arkadaşın e-postası yeterSanmıştım, meğer randevu sistemi gece geç saatlere kadar bekletip e-devlet güncellenmesi gibiymiş. bir de benim gibi içine kapanık tip orada yalnız kaldı, kişisel dertler aktarılırken insan donmasın diye oralarda kartopu gibi büyüyor olmasın her şey.
  6. yol uzun hoş ama tuz tadı başa gelmedikce anlatamiyorsun. ben üç yerde oturmuş, kirpiksiz derken 'eh ana' demiş dedem… kotfizeti kopya zaten her gebelys bekleyen o bilgiyi gölüde arat basitcilik bu?
  7. e-devletimize bile tahammül edemeyen ben, şimdi kanada'nın evrak işlerine girişeceğim. emekli maaşımın sorgusu yetmedi, bir de vize için soruşturma açılacak çok komik.
  8. sabahları bir bardak çayla pencereden dışarıyı izliyorum, karın eriyip güneşin yüzünü göstermesi bana umut veriyor ama göçmenlikteki puanlama sistemi de bambaşka bir kış. sevdiğim şehirlerdeki dükkanların tabelalarını hatırlamakla geçiyor günlerim; buralarda yeni hayat kurmak biraz sabır, biraz şans gerektiriyor.

    (bkz: express entry
  9. herkes birbirine soru soruyor, doğru bilgi almak gerçekten zor. puan sistemi ve iş teklifi derken süreç ne kadar sürer, ne kadar masraf olur kimse net konuşmuyor.