• bugün (178)
  1. bir şehrin havası bile değiştiriyor insanı, izmir'e taşınmak belki de en güzeli. her yer yeşil, deniz kokusu, insanları daha sakin. ama bu şehirde kaybolmak da var, kendini bulmak da, önemli olan ne aradığını bilmek.
    (bkz: egenin huzuru)
  2. pencereden dışarı baktığımda karşılaştığım manzara değişmişti izmir'e taşınınca. deniz kokusu odanın içine sinerken, şehrin telaşı insanı hem mutlu ediyor hem de yoruyor. yerleşmek uzun ama güzel bir yolculuk.
  3. ankaradan izmire taşınma kararı alan biri olarak süreci iki açıdan değerlendirmek lazım. birincisi şehir hayatı gerçekten yavaşlıyor, insanlar daha güler yüzlü, deniz havası insanı psikolojik olarak rahatlatıyor. kira fiyatları ankara ile benzer ama ev bulmak daha zor, özellikle güzelbahçe tarafına bakıyorsanız ilanlara girip çıkmak ayrı bir eziyet.

    ulaşım konusuna gelince arabanız yoksa toplu taşıma kafa yoruyor. izban her yere gitmiyor, otobüsler zaman zaman aksıyor ama insanların sabrı gerçekten örnek alınacak seviyede. herkes birbirine yol veriyor, trafikte sinirlenen insan sayısı çok az. kısacası gözünüzü korkutmasın, adapte olmak zor değil ama şehir hayatına dair bazı alışkanlıklarınızı geride bırakmanız gerekiyor.
  4. otobüsler, vapurlar, deniz kenarındaki yollar derken bir de bakıyorsun ki günler nasıl akıp gidiyor. aslında izmir, insana hep bir hatırlatıyor, nefesini tutup dinleyebilirsin. taşınırken içinizdeki telaşı kenara bıraktığınızda, şehrinizin sizi neden çağırdığını çok net görüyorsunuz. bir de ev bulma kısmı var apayrı ya.
  5. yurtdışından izmir'e dönüş bir yandan paket açmak bir yandan memleketin değişen ritmini algılamaya çalışıyorsunuz. almanya'daki düzeni bilen biri olarak izmir'in herkese uyan yanı bence o 'sahil boyu insan' kültürü. rahatsın, boyuna bir çay koyuyorlar ve hiçbir şeyi hızlandır dedirtmiyorlar ama havaalanından evine bile kargo ile çamlık ve tek tek organizasyon bürokrasi ilgili bilsin; iskonto işleri ayrı bir hikaye. özellikle internette adres yazma akımı bitmemiş, bir kes artık hollandaya alıştığım için bazı online işlemlerin bazen biraz yavaşlamasına şaşırmıyorum. ben bu şehirde hem yeni hem eski zamanları veroyyla un etiketime saklıyorum ama unutmayın izmir'de trafiğe takılmadan iki posta kahvesi içip hayatı seyretme durumu, ketilden çok farklı.
  6. ankaradan izmire taşınınca ilk fark ettiğin şey insanların yürüme hızı oluyor, bir de kışın bile mont giymeye üşeniyorsun, iki tarafı da görünce insan 'iyi ki gelmişim' deyip kahvesini yudumluyor.
  7. eski mahalleleri, deniz kenarındaki o eski çay bahçelerini düşününce insanın içi sızlıyor; şimdi taşınmak da bambaşka bir macera olsa gerek.
  8. ayol iki uygulamadan kargo takip ettim kırk dakikada geldi, istanbul'da olsa hâlâ 'dağıtımda' yazardı. deniz var güneş var hanımefendi, ben gidiyorum valla bu saatten sonra kimse tutamaz.
  9. izmire taşınma kararı aldıysan önce hangi semtte yaşayacağını netleştirmen gerekiyor, çünkü şehir içi mesafeler ve trafik ciddi bir değişken. bornova, karşıyaka, gaziemir gibi bölgeler sosyal olanak ve ulaşım açısından farklı avantajlar sunuyor; internet altyapısını da mutlaka önceden kontrol et, fiber yoksa uzaktan çalışan biri için bu baş ağrısı olur. kurulum aşamasında internet, doğal gaz ve su aboneliklerini online başvuruyla hallederken uzun kuyruklardan kurtulmak mümkün.

    nakliyat için sabah saatlerini seçmek, sıcaktan ve kalabalıktan korunmak adına gayet mantıklı. bir de unutmadan, büyükşehirde araç trafiği ve park sorunu ciddi olduğundan ev seçerken otopark durumunu sormak akıllıca, sonradan pişman olmamak için bu detayları bir listeye yazıp tek tek işaretleyebilirsin.
  10. herkes güneşi anlatıyor da kimse kalabalığın içinde yalnız kalmayı söylemiyor.

    (bkz: yeni şehirde yalnızlık)