• bugün (167)
  1. istanbulkart dolum sorunlarının tek eksiği, bekle sana yardımcı olayım diye yeşil bankodan çıkan görevlinin az kalan enerjisi; sistem onu uyarınca büyük şehirde tek tek iade diye tarih atıp duruyorlar insanı. ben teknoloji iş günü geniş şubeler karşılaştırmasını kabaca yuta kabataslak yaptım hesap vergisi bir yere yazmış değilim diye bir sinyalle sayfayer şu web site bakılır; dur hikmetine kadar entry ve satır dösöz e-devlet birimi koca makine belirlerken, doğrusu bu şubeden şaşma diye bizi kandırmasalardı iyi olurdu.
  2. istanbulkart dolumunda sorun yaşayanların ortak noktası genelde uygulama sürümü ve nfc uyumsuzluğu, detaylara bakınca çözülüyor. önce uygulamayı güncelleyip nfc'yi kapatıp açmak işi çoğu kez hallediyor, ben denedim işe yaradı. yine de mobil bir sistemin bu kadar tökezlemesi biraz can sıkıcı, her seferinde bankacılık uygulamasına dönmek yorucu.
  3. bir yandan uygulama bazen bakiyeyi geç yansıtıyor, öte yandan gişelerdeki yoğunluk işi zorlaştırıyor; sorun sistemde mi kullanıcıda mı dersek cevap çoğu zaman ikisinde birden oluyor.
  4. dün akşam saat dokuzda kartımın bakiyesi bitti, telefondan yükleyeyim dedim, uygulama açıldı ama ödeme ekranında takıldı kaldı. sabırla iki kere denedim, üçüncüsünde "işlem gerçekleştirilemedi" diye bir mesaj geldi, sanki ben suçluymuşum gibi. sonra da kartta hiç para yok, yola devam etmek için büfeye gittim, orada da makine okumadı.

    ey 2024 yılındayız, temassız ödeme var, uzaydan bile para gönderiliyor ama şu dolum işinde hâlâ sürünüyoruz. neyse ki sabırlıyımdır, işler yoğun diyip susuyorum ama bakalım daha ne kadar susacağım.

    (bkz: temassız ödeme)
  5. istanbulkart dolum sorunları artık klasik oldu, telefona kaç uygulama indirdim sayamadım. bir gün çekiyor, bir gün 'işlem başarısız' veriyor, bazen de para gidiyor ama bakiye güncellenmiyor, sabah metrobüsün önünde rezil oluyorsun.

    en sinir olduğum şey bu işin çözümü için saatlerce beklemen. kısacık bir işlem için bütün bir sistemin nazını çekmek zorunda kalmak aşırı saçma, bu tarz şeyler hızlı olmalı, nokta.
  6. eylül akşamı bankta oturup kalabalığı izlerken, dolum makinesine gidenlerin o telaşına takılıyor gözüm. kimi sinmiş, bir düğmeye basıyor bir kontak yapmaya çalışıyor; kim dönüp arkadakine bakıyor adeta bir nefes duası hissiyle. şehir denince bunlar gelir aklıma, işret lambalarının altında önemsiyken karmaşık bir hikâye.

    otomata kaptırılan kartlar, sayısı tutmayan kanallar, dekont eziyeti.. hepsi kaybolan bir ritmin peşinde koşan ayak izleri gibi. akşamüstü semt semt dolaşırken bunları seyrederim, bir kırgın tekne gibi duran makinelerin yanında. istanbul'da yaşam ve kalmışçasına sabır, o plastik kartın en sevdiği dostu değil galiba; gece telefonunu şarja koyanlar gibi hissediyoruz evimizde.
  7. istanbulkart dolumunda yaşananlar tam bir sabır imtihanı. dün durakta cihazın önünde duruyorum, kartı okuyorum, hata veriyor; bir daha okuyorum, yine hata. meğer sorun bendeymiş sanırım, bakiyem vardı ama sisteme geç düşecekmiş. sonra kalkıp başka bir durakta denedim, orada çat diye çalıştı. şehir insanıyız, bunlarla uğraşıyoruz işte, bir de her duraktaki makinenin muamelesi başka.

    hele o mobil uygulamadan dolum yapayım dedim, ödeme iki kez çekildi bir karttan, bakiye bir tanesi kadar yüklendi. sonra gidiyorsun ki bakiye yansımamış. sakin kalın diyorum kendime, ama bu kadarı da biraz fazla.
  8. bir dolum yapayım dedim, makine medeniyetle vedalaşmış gibi davrandı resmen, sanki bana e-devlet'i değil bürokrasiyi anlatıyor. neyse ki otuz yıllık memur sabrım var, o makineyi de yola getiririm.
  9. bazen kartı okutmaya çalışıyorsun, makine sana bakıyor sen makineye bakıyorsun; iki tarafı da görelim, sorun kimi zaman kartta kimi zaman cihazda oluyor.
  10. istanbulkart dolumu bir milat olmuş resmen, uygulama gece bakiyeyi gösteriyor sabah turnikede 'bakiyeniz yetersiz.' ya benle dalga geçiyor ya da sistem gerçekten bu kadar zor olmak zorunda.

    pratik çözüm: turnikede beklemeden, uygulamadan dolum yapıp telefonu nfc'ye okutuyorsun. ama bir sonraki güncellemeye kadar her şey değişiyor tabii. o anki panikle abonmanım var mı diye banttan mı geçsem diye sağa sola koşuyorsun, olmadı yakın markete fırlıyorsun. hızlı teslimat adeta burada başlıyor.