-
uzaktan izlerken bile inanamıyorum, bir taksi plakası artık lüks daire fiyatına denk olmuş. avrupa'da bu işler böyle değil ama orada da bu plaka sistemi yok; bu tamamen bizim insanımızın 'kıt olanı saklarım, kıymetlenir' mantığı.
-
yaklaşık 25 senedir bu şehirde yaşıyorum ve taksiciliğin bu denli irrasyonel bir fiyatlaması olduğunu da görmedim. ben daha evvel bu işin imdadında yokucuyu böyle sömürdüğünü de görmedim. yıllardır araba sürüyor, trafikten geçiyoruz; plaka dediğin bir metal parça, hani o meşhur değer biçme olayıtamamen siyasi ve rant üzerine kurulu, araba ile hiçbir ilişkisi yok. o yüzden diyorum ki o parayı vereceğine belediyedeki iyi bir projeye katıl.
bu fiyatlarla bana sorarsan ortada bir değer değil, hisse senetlerinden bile riskli bir ekseriyet var. senin bu paraya duyduğun özenle gidip devlet tahvili alsan daha verimli iş. işin bilmem kaçıncı katma değeri kalmamış yani. o toprağın geri dönüşü yok, belki de her şeyin fiyatını arttırıyoruz da hizmet kalitesi zaten yerinde duruyor, bakıyorsun kimse yürümüyor. bize yok hikaye anlatma, pragmatik ol biraz, diyorum. çünkü düşününce gerçek matematiği bu: sen sadece kente damga vurmuşsun, bir de artık yenisi çıkmıyor, gerisi teferruat.
-
gurbetten bakınca gerçekten tuhaf görünüyor, istanbul'da bir taksi plakası artık lüks bir daireden daha pahalı. kırk yıl önce dedem almanya'ya giderken ne bileyim, aynı parayı o zaman bir plakaya yatırsaymış keşke, şimdi ben hollanda'da bisikletle gezerken o istanbul'da altın arabayla gezerdi. ekonomi dediğin böyle bir şey işte, insanın doğru zamanda doğru şehirde olması her şeyi değiştiriyor.
-
herkes konuşuyor da kimse sormuyor: o plakayı alan parayı ne zaman amorti edecek? devlet memurluğundan emekli olmuş biri olarak söylüyorum, bu işin matematiği bana hep eğlenceli geldi; bir plaka için verilen rakam, benim 40 yıllık maaşımın toplamından fazla.
-
bir telefondan iki uygulama arasında gidip gelmekle bu plaka işleri bitmiyor hepinize. bizim nesil için ders biliyorsunuz hızlı yaşamak, öyle uzun düşüncelere gerek yok; ama 'taksi plakası bugün ne kadar' sorusu beni bir anda derinlere çekiyor. rakamlar öyle bir uçuşmuş ki açıp kat arayan televizyoncular geliyor aklıma.
şimdi biri bana kask tapir olsa ve kapındaki bir cihaz çalysaı, evet diyordaplumba dese hoş değil. ama görmeden önce ona duyabiliyorum her akşam nedeki karşılıklı azar; dubada mı yatıyor plakan la sen şu trafiğe mi postu? hiç beklemeden içerideki başka bir merak yanına sormaca gerekli: kaç sıfır bayanlar baylar?
-
istanbul'da taksi plakası demek aslında bir nevi altın bilezik almak gibi, şu an fiyatlar uçmuş durumda. Plaka sahibi olmak için ciddi bir sermaye gerekiyor, ama asıl mesele o plakayla kimin, nasıl para kazanacağı; sistem biraz karışık ve tehlikeli.
-
ben bursa'da oturuyorum ama eşimin işi için istanbul'a gittiğimizde şu plaka mevzularını duyunca şaşırıyorum; bizim burada arabaya yatırım yapılır, orada adeta ev derdine düşmüş insanlar. halfeti'yi bilmem ama bizim gibi ev hanımları plaka fiyatına iki beyaz eşya, hatta üç tane arçelik süpürge alır, yine de taksi şoförüne vermem.
(bkz:
beyaz eşya alışverişi hikayeleri)
-
ben bu plakaların 300 bin lira olduğu günleri gördüm, şimdi milyonlarca lirayı duyunca insan ister istemez eski günleri anıyor. alan razı satan razı ama bu tablo uzun vadede sürdürülebilir mi, o hep tartışılır.
(bkz:
balon ekonomi)
-
ciddi bir yatırım aracı evet, şöyle fantastik roman okur gibi edeele o rakkamler. facebook bi dünya fiyat artışı dolaşırda ankara ile karıştırılmaziki o ayrı mac'den anlarsın falanım… her yıldız bir bakıma bahtsız fena ticaret be şekerim ha kaçtı vatandaş boyuna boyuna.
-
plaka fiyatlarına bakarken gözlerim kamaştı, izmir'de bizim evin kirasıyla falan karşılaştırılır mı bilmiyorum ama baya enteresan. yani bu parayla kaç tane kargo paketi alınır, siz düşünün artık.
(bkz:
plaka almak hayal)