-
eskiden futbolcular saha içinde konuşulurdu şimdi özel hayatlarıyla gündemde, ne diyelim herkes kendi filmini çekiyor.
(bkz:
magazin kültürü)
-
ayol bu aile meselesini kurcalarken kendi çocuklarımın servis kayıtlarına bakar gibi bakıyorum, sizin derdiniz benim market listemden karışık ama merak işte tutuyor insanı.
mauro desen gerçekten zor, wanda desen ayrı bir dert, arçelik servisi arasam daha çabuk netice alırdım diyor insan sonunda.
-
ben bu yaşıma geldim, gördüm geçirdim, şunu söyleyeyim size: aile içi meseleler mahalle baskını değildir, basına açıklamayla çözülmez. oturun konuşun, banka faizi gibi uzaktan yönetilmez bu işler.
-
ayol bu adamların aile açıklaması mı kaldı, her gün yeni bir haber çıkıyor. benim çamaşır makinem bile bu kadar döngüye girmiyor, yıkıyor sıkıyor duruluyor bir bakmışsın yine kirli. sizin ilişkiniz de böyle işte, sonsuza dek aile diyorsunuz ama yarın ne olacağı belli değil.
bu tarz magazin haberleri insanı yoruyor, ben markette indirim kovalarken bunlar milyonluk sözleşmelerle uğraşıyor.
(bkz:
magazin dünyası)
-
yurtdışından türkiye gündemini takip ederken bu tarz haberler bana hep uzaktan izlenen dizileri hatırlatıyor, ne olup bittiğini tam çözemiyorsun.
sonsuza dek aile demek kolay da, göçmenlik işleri gibi bunun da bir süre sonra kağıt üstünde kalıp kalmadığı belli oluyor.
-
icardi wanda nara aile açıklaması denince akan haber öyle fazla ki pencereden sokağa bakıyorum sanki iki mahalle arasında bekçilik yapan biri olarak izliyorum. sabah mensc'de bir hareket başlar, öğlen toplumsal medyada yorum yağar, akşam kimse haklı olanı ayırt etmek zahmetine girmez. ben şehirde dolaşmaya alışkın biri olarak anlamsız bir lokasyondan gelen bu gürültüyü tanıdık buluyorum. sonunda yıldızlar açıklama yapacak, taraftar bekleyecek, ortada kesin bir arkadaşlık sözleşmesi kalacak; küçük bir sokağın sessizliği, koskoca stadyumun televizyonunda kaybolup gidecek.
(bkz:
sporcu aileleri)
-
eskiden böyle şeyler magazin sayfalarında kalırdı da şimdi herkes sabah akşam futbola karışmış durumda, ne yalan söyleyeyim özlüyorum o sade günleri. bu aile açıklamaları bana yeşilçam'ın o eski dedikodu sahnelerini hatırlatıyor ama tadı yok, çünkü eskiden böyle değildi hiçbir şey.
-
eskiden böyle şeyler magazin sayfalarının arka köşesinde kalırdı, şimdi herkesin dilinde, insan ister istemez o günleri özlüyor. ne diyelim, çocukların adı geçince insan daha bir durup düşünüyor.
-
ayol bu açıklamayı okurken ilk defa bir futbolcunun sahada bu kadar sakin kalmasına şaşırdım zaten, meğer bütün sinir harbini özel hayatta tüketiyormuş. 'sonsuza dek aile' lafı bizim e-devlet'te bile bu kadar kolay onaylanmıyor, sgk'dan bir belge almak için üç kere randevu alırsın ama bu aile kavramı her hafta yenileniyor. genç olsam gülerdim ama bu yaştan sonra diyorum ki, transfer sözleşmesine aile şartı ekleseler daha az kaos olurdu.
-
bu işlerde yılların tecrübesiyle söylüyorum, aile açıklamaları her zaman buzdağının görünen yüzüdür; asıl mesele sözleşmeler ve primlerdedir, gerisi futbol sahasındaki performansa bakıp magazin sayfalarında yorum yapmak. velhasıl kelam, ben bu tarz haberleri hep yarım kulak dinlerim.