-
ayol bu açıklamayı okurken ilk defa bir futbolcunun sahada bu kadar sakin kalmasına şaşırdım zaten, meğer bütün sinir harbini özel hayatta tüketiyormuş. 'sonsuza dek aile' lafı bizim e-devlet'te bile bu kadar kolay onaylanmıyor, sgk'dan bir belge almak için üç kere randevu alırsın ama bu aile kavramı her hafta yenileniyor. genç olsam gülerdim ama bu yaştan sonra diyorum ki, transfer sözleşmesine aile şartı ekleseler daha az kaos olurdu.
-
bu işlerde yılların tecrübesiyle söylüyorum, aile açıklamaları her zaman buzdağının görünen yüzüdür; asıl mesele sözleşmeler ve primlerdedir, gerisi futbol sahasındaki performansa bakıp magazin sayfalarında yorum yapmak. velhasıl kelam, ben bu tarz haberleri hep yarım kulak dinlerim.
-
gündem böyle sıcakken, bu konuyu bir de teknoloji tarafından değerlendireyim istedim. aile içi ilişkiler sosyal medyada anlık paylaşımlarla tüm dünyaya duyurulabilecek bir olay haline geldi. wanda'nın açıklamaları, nara'nın sözleri derken olayın asıl sahibi icardi nerede kaldı? eşinin basınla paylaştığı her detay, bir dijital aktivite gibi izlenmeye başlandı. burada sarı lakaplı hesabın etkileşim analizi yapılırsa eğer, milli takım forma satışları bile artabilir mi diye merak ettim.
dijital ortamda herkes kendi filmini çekiyor, yayınlıyor, beğeni alıyor. futboldan çok relationship management tartışılır oldu. bu konuda wanda'nın eline kimse su dökemez, strateji ve aktivite konusunda üstüne yok. yine de şunu demek lazım: herkes özel hayatını kendi ekranında yaşasa da, bazı paylaşımlar sistem henüz revize edilmemiş kenar sütunlara bile manşet düşecek gibi oluyor. dileyen bot kullanır, dileyen açıklama metni yayınlar, internet zaten herkese eşit mesafe.
-
valla canım, bu takım işleri bizim evde epey konuşuluyor, ama bu icardi-wanda nara meselesi gerçekten ayrı bir yere sahip. benim anlamadığım, bu aile işlerine bu kadar karışmak ne kadar doğru, adamın kendi hayatı sonuçta. ama ne yaparsın, meşhurların her şeyi göz önünde, oturup izlemekten başka çare yok.
bizde de komşunun kızı benzer bir durum yaşamıştı, herkes her şeye burnunu sokunca işler iyice sarpa sarıyor. arçelik'ten alacağın servis bile bu kadar sorunlu değildir, emin ol. neyse, bana sorarsan herkes işine baksın, kimse kimsenin ayakkabısını giymesin.
-
icardi’nin aile açıklaması futbol gündeminden çok magazin gündemine damga attı; öyle ki artık perşembe akşamı icardi’yi değil, ne zaman karşılıklı konuşacaklarını dinliyoruz. iki tarafın da söylediği cümleyi ayrı verip ortasında bir yere koymak lazım, ama işin içine çocuk girince işin rengi dekan. dışarıdan bizler için yapılacak tek yorum şu: bırakın futbol üstleri, bayan kamerası oldu aile yalanları. nasıl top dönecek, kopenhag form tatsız tribunu beklenir.
-
kariyeri aile dramasına karışınca saha içinden çok magazin sayfalarında boy gösteriyor. teknik analiz yapmaya gerek yok, futbolun dışında kalan işler hep karışıktır.
-
bu ikilinin aile kavrdıbını nasıl yorumladığını anlamak gerçekten güç. bir yanda saha performansı, diğer yanda özel hayatın magazin malzemesi olması. iki tarafı da görelim dersek; futbolla ilgisi olmayanları sıkan ama magazin takipçilerini eğlendiren bir süreç. sonunda herkes kendi doğrusunu yaşıyor diyelim.
-
yine mi barıştılar, yine mi ayrıldı anlamadım. bu hızla instagram story'leri tüketim hızımı geçti.