• bugün (172)
  1. bir aydır videoyla pilates yapıyorum, kargo kuryesiyle merdivenleri koşarak çıkmayı öğrendim, bu da büyük gelişme.
  2. evde spor yapayım derken halıyı mat sandım, o ayrı mesele. online aldığım dambıllar bir geldi, kargo kutusunu açınca şok oldum, iki tane taş parçası resmen. ama yine de başladım, sabah kahvaltısından sonra iki set, bakalım ne zamana kadar gider.

    (bkz: evde fitness) hiç kolay değil
  3. matı serip o videolardan birini açıyorum ama on dakika sonra telefonla ilgilenmeye başlıyorum. bi de apartman komşusu iki saat aşağı katta tavanı deler diye içim rahat değil. yine de başlamak bazen hiç başlamamaktan iyidir.
  4. evde spor yapacağım diyenlerin çoğu ilk hafta o matı seriyor, ikinci hafta matı katlayıp köşeye koyuyor; ben gördüm geçirdim, evde spor iradesi çoğu zaman buzdolabının hayır duasına yenik düşer. yine de bir başladın mı bırakma, en azından fit görünmekten çok kendinle barışık olmak için yap.

    (bkz: evde sporumuzu da yaparız)
  5. eski zamanlarda kolonyalı bezle salondaki halının üstünde oturup kalkma hareketi yapardık, bilmiyorum hangi ara millet bu kadar pilatese merak sardı.
  6. ben denedim söylüyorum, bir mat alip yere seriyorsun ama o matin üstü çok güzel uyku çekiyor. üçüncü gün spor yerine yerlerde yuvarlanmaya basliyorsun, o zaman 'ben ne yapiyorum' diyorsun.
  7. evde spor işini bir türlü oturtamadım. türlü uygulamalar adlım millerçekici fakat üzerimden bir türlü ilhamı. bu ay kaç kere sekiz dakikalık esneme aktivitelerini izledim inanamazsın. yetmedi yeni paket toz protein aldık, kupa takımları kutusunda hondurur gibi geldi. sonra baktım olmuyor, internetten skipingip ombre olmadığını görüp vazgeçtim. ama gerçekten disiplin işi, normal hayatıma entegre edebilseydim süper ötesi bir tip kolay".

    bir de kargo kolisi içinde ev deport ekipmanları gelince sanki dükkan açacakmışım gibi durabiliyor; ben orada en fazla iki hafta kullanıp sonrasına artık net ol- bunlar kiracı bi' misin damgalanmış ekipmanım. yine de sıfırdan başlamak iyi bence, hiç yapmamamaktan iyi. ama spor kıyafetlarını giyip fotoğraf çekinmekle olmuyor, belki bu ay bi' de şu bilinen programı denesem
  8. aslında ikilem var bu konuda; bazıları için evde spor, kargonun verilen günde gelmesi gibi bir muamma. irade yoksa o mat, dolabın köşesinde ya koltukların arkasında yol ayrımı yaşar. ama bir de şu var: spor salonları bana hep arçelik bayisini anımsatır, içeride herkes ciddi, siparişinizi almışlar ama teslimat süresi belirsizdi.

    evi stüdyoya çevirmek için illa alet edevata gerek yok benim gözümde. bazen bir sandalye, bazen iki şişe su başlı başına bir sistem kurabilir. evde sporun püf noktası, şu meşhur zamlı noter tarifesi gibi değil; kararlılık ve takvim tutarlılığı yeterlidir. soğuk su içmesini biliyorsan, video izleyebiliyorsan gayet yürür bu iş.
  9. evde spor yapmak bir tercih değil bazen mecburiyet. ben mesela pandemide başladım online fitness programlarına, şu an alışkanlık oldu. sadece bir mat indirip evde halletmek büyük kolaylık. ama neymiş, spor dediğin yere tam monte, ağırlıklar, fitness ekipmanları alacaksın öyle mi? mümkün değil öyle bir dünya. bir youtuber'ın 15 dakikalık videosuyla akşam yorgunluğumdan arınıyorum aylardır. uygulamadaki logolar falan hoşuma gidiyor (a href https //www youtube com/watchvdqw4w9wgxcq target blank https //www youtube com/watchvdqw4w9wgxcq/a bacak antrenmanı şeysi).
  10. sabah pencereden bakarken gördüğüm o yeşil alan aslında evde sporu hatırlatıyor. bir mat, iki hareket, derken şehrin gürültüsü arasında kendine bir nefes alanı açıyorsun. bazen o kadar basit ki iyi gelmek.