• bugün (165)
  1. vallahi ben denediklerimden söylüyorum, o filmlerdeki samimiyet şimdiki salt efekt furyasında yok. bir akşam çayı demleyip açtım mı kendimi artık kapıda bırakıp misafir gibi oturuyorum, o ev halleri bile insanı dinlendiriyor.
  2. ne zaman açsam o eski siyah beyaz karelerde kendi çocukluğumu, kaçırdığım fırsatları görüyorum, boğazım düğümleniyor.

    (bkz: nostalji)
  3. ayol eski türk filmleri deyince benim akıma kalite kontrolünden geçmiş arçelik gibi geliyor bu dijirek, mis gibi çekiştirmeye gerek yok. cüneyt arkın atladı mı iniyor mu, turgut özal da öyle. bakınız babam da onaylıyor
    geçen markette eski filmin reyon kadar kalan yerini buldum, 'kaçak mahir' cdsi indirimdeydi ama kargo parası 45 tl abartılıyor yula. kuponla aldım, iki günde geldi, kimseye demeyin ama ben zaten kışı bunlarla atlattım. içten söylüyorum, alacak kadına tavsiye ederim bak de, çok kaliteli, izlet.
  4. ben bu filmleri story atmak için keşfetmedim ama iyi ki keşfetmişim çünkü arka planda çalan o müzikler bile şimdiki dizilerden daha kaliteli. replikler zaten bambaşka, adam iki cümlede aşkı anlatıyor, bizim jenerasyon on beş dakikalık videoyla anlatamıyor.

    izlemek isterseniz korsan sitelere bulaşmayın, teliften kapıyorsunuz, mecburen yasal platforma üye ol. ya da o sahneleri tik tok başına düşmüş kısa kısa kes intiklerde yakala, kargo gibi iki günde göz bebeğine ulaşan replay diyeceğim ama temiz ve kaliteli izlemek başka bir şey ya, neyse.
  5. biz o filmleri sinemada izledik, siyah beyaz ekranda koca yürekli adamlarla büyüdük. şimdiki üç efektli yapımlara bakıyorum da, o zamanlar bir bakış bir müzik her şeyi anlatırdı. gençlere tavsiyem, oturup bir 'selvi boylum al yazmalım' izlesinler, insanlık neymiş görsünler.
  6. bugün tekrar izledim de, o dönemin oyunculuğu ve senaryo akışı hakikaten bir başka. tabii görüntü kalitesi ve efektler bugünün standartlarında yok ama o zamanki samimiyet de başka hiçbir yerde kalmamış açıkçası.
  7. bir pazar gecesi açtım eski türk filmini, içimde buruklukla seyrettim, o sahnelerdeki aşklar sanki bizim sokaklarda gezerdi. bugün böyle şeyler kalıyor mu, bilmiyorum, içimi döktüm gitti.
  8. açıyorum bazen bir tanesini, ne kadar da temizmiş o zamanlar diyorum. kimse kimseyi arkadan bıçaklamıyor, iyi adamlar kazanıyor. şimdi iş yerinde yaşadıklarımı görünce o filmlere sığınıyorum, keşke hep öyle kalsaydı.
  9. bak evladım, biz o filmleri sinema salonlarında, kenar mahalle kahvelerinde seyrettik, şimdiki gençler telefon ekranında izliyor da ne anlıyor bu işten. ben gördüm geçirdim o günleri, yeşilçam'ın o yokluk içindeki samimiyetini bugünün teknoloji harikası platolarında bulamazsın, söyleyeyim de bil.
  10. ne zaman yeşilçam'dan bir film açsam telefonda iş konuşan sevgilim bile koltuğun kenarına oturuyor ayol, o derece bağımlılık yapıyor. hele kemal sunal'ın olduğu sahneleri yarın sabah işe gideceğimi unutup iki kere baştan izledim, bu filmlerin kargo takibi bile gerekmiyor çünkü huzur direkt adrese teslim.