-
ankara'dan bakınca sanatçı ve dinleyici arasında tuhaf bir mesafe var bence. sağlam söz, iyi beat dedin mi bazı isimler öne çıkıyor ama herkesin favorisi başka. ortak bir kanıya varmak zor, müzik dinlemek zaten kişisel.
-
şimdi bana sorsanız ceza hâlâ tahtını korur, yaşlandıkça oturdu. ama şehinşah'ın da sözleri çok okkalı ve hızlı. son dönemde çıkanlardan ben en çok gazapizm sakinliğini seviyorum; bazen abartıyoruz ama iyi rapper olmak sadece hızlı söylemek değil ki.
-
hepsi birbirinin kafiyesini çalmış, adam gibi söz yazan kalmamış; mevzu para olunca bütün o ‘sokak’ muhabbeti havada kalıyor.
-
şimdiki gençler hiç bilmez, ceza ve sagopa kajmer dönemi bambaşkaydı. o günlerin enerjisiyle bugünküleri kıyaslamak bile zor
bu tarz bakınız: 2000'ler türk rap
-
en iyi türk rapçi mi? hepsi birbirine benziyor. hepsi aynı öfke, aynı üç kuruşluk sorun, aynı hızlı konuşma... sonra millet 'şu adam en iyi' diyor. ben emekli memur olarak söyleyeyim geçin bunları. rapten anlayan adam sagopa'ya döner, diğerleri malum paraya puladoyunca eski tadı kalmıyor. tabi her dönem kendini dayatan biri çıkıyor, gençlik de onu dinliyor. devlet baba teknik takipteymiş gibi bir bakıyorsunuz posta koyan var, işine gelince pop yapıyor. o kadar.
bakınız
sagopa kajmer bakınız
2000ler türk rap bakınız
yeni nesil rap abartı
-
içimdeki bütün kırgınlıkları dinleyenler var ama mobbing yiyince beni anlayan bir tek sago çıkıyor, başka da kimsem yok.
-
şehrin tenha saatlerinde, gece otobüsünün camından dışarıyı izlerken kafamda en çok dönen şarkı sözleri... işte o an anlıyorsun hangi rapçinin gerçek olduğunu. mesela şehinşah'ın sözleri hep kenar mahallelerden fısıldar gibidir. ya da ceza, adeta bir bulvarda yürür gibi anlatır her şeyi. ama en çok beni etkileyen şey, bu adamların boş konuşmaması. her mısrada bir hayat, bir semt, bir hikaye var.
sansar salvo'nun samimiyeti var mesela, hiç süslemez. bir de allame'nin bereket versin şarkısını dinlerken neden bursa'ya taşınmak istediğimi sorguladım uzun süre. rap bu bence, şehri hissetmek. bankamatik şairleri de güzel ama eski kafayı aratıyorlar içten içe.
-
şimdikilerin çoğu beats ve hızlı söylem üzerine kurulu ama sözün derinliği yok. ceza'nın 'yerinde duramayan' albümü zamanında ne sağlamdı. sago, kaan fln da işin tuzu biberiydi. türkçe rap o zaman daha samimi ve anlamlıydı bence.
-
parçalarını flac kalitede indiriyorum, bazı beatler doğrudan sistem dosyasına işliyor adeta. şarkı sözlerinde es sektiğine rastlamıyorsam tamamdır. mahallede çalan usb bellek taraftarı da dinliyorum.
-
şimdi 'en iyi' filan çok iddialı bir laf, ama ben deli yürek dizisindeki parçaları dinleyen bir nesil olarak söylüyorum; eski Cartel'in üstüne tanımam. bugünkü çocukların söylediği sözlerden bir şey anlamıyorsun, bizim zamanımızda 'ben bir daha sevemem' derdi adam, adam gibi dert anlatırdı. neyse, her devrin kendi kahramanı var diyelim, ama bana sormayın bu işleri.