• bugün (171)
  1. ben denedim söylüyorum, sabah iki dilim tam buğday ekmeğiyle başlayıp akşam buzdolabının önünde ağlamakla bitiyor bu iş, markette diyet ürünleri görünce gözlerim doluyor açıkçası.
  2. ben bu yaşıma kadar ekmek arası ne varsa gördüm geçirdim, gençler heves ediyor ama sabır işi bu; aç kalarak zayıflama olmaz, önce kafada bitirmek lazım. doktorun dediğinden şaşma, akşam yemeğini hafif tut, bak sana söylüyorum tecrübe konuşuyor.
  3. herkes meyve suyu tavsiye ediyor da, yetmişinde kaç tabak pilav yemiş dedem tam buğday ekmeği ile zayıflardı. önce hareket etmeyi öğren, diyet sonraki iş.
  4. iki hafta çok güzel verdim sonra tartı aynı yerde takıldı ve motivasyon falan kalmadı hiç. zaten hep böyle olmuyor mu, insan zayıflarken bile yalnız kalıyor sanki.
  5. hollanda'da market raflarındaki etiket okuma alışkanlığı bambaşka; döndüğümde memlekette light diye satılana bakınca 'e bunun yarısı şeker' diyorum.
  6. üç gün su orucu denedim ikinci gün pes ettim, hızlı kilo veren herkesin hikayesi aynı sonuçla bitiyor zaten.
  7. burda almanyada her şeyin kalorisi yazılı, türkiyede olsam ne yerim diye düşünüp duruyorum. kilo vermek için değil de memleket yemeklerini özlediğimden zorlanıyorum. iki tarafı da tartınca en zoru gurbette diyet yapmak.
  8. kızlar diyet işini ben denedim söylüyorum, akşam markete gidip light ürün stoklayınca insan kendini manken sanıyor ama sonra o buzdolabının çekmecesi baklava kokunca işler karışıyor. arçelik fırınında yaptığım yağsız keki de yedim, lütfen bana gülmeyin.
  9. fındık alıp tek tek yemek gerekiyor. vakit geçerken tokluk da gelecek. hatta yarım yarım.
  10. yıllardır bu başlığa kesintisiz sofra; türkiye'den uzakta, norveç fiyordili kanalının kıçasının kenarında low tide bambaşka. yine de akdeniz mutfağını kaç yıl boyunca bir ruh gibi takip edersin de tv rekldıbını görünce ağlarsın.

    (içki konusunda türkiye alışkanlığı rakı çıktı; bir öğün mesafesiyle sanmam ki tolerans, somon üç kat). hamburg'da doktor haftada üç kez yıkanı tutun gelen 'meşrubat bazlı 16:8 bulgurlu' tabaklı şaşırdım; galiba bende faz meselesi dünya konu bellediğigimi esefle anımsattı meğer norveç diyet. "intermittent" kelimesi (bkz: yemek altı postası)