-
iki tarafı da görelim istiyorum bu konuda. bir yanda sanatçıların talebi var, diğer yanda bu hakkın kimlere tanındığı meselesi. tarafsız bakınca tartışılması gereken bir konu ama çağrının yeri ve zamanı da ayrıca düşündürücü.
-
sanatçı arkadaşlar kolay vize alınca yeşil pasaport istiyor da herkesin işi açık havada şarkı söylemek değil ki.
iki tarafa da bakmak lazım, bir yanda sanatçı emeği öbür yanda kotasız vize sistemi.
-
hanımefendi yeşil pasaport istiyormuş, keşke benim de emeklilik işlemlerim onun kadar kolay olsaydı da e-devlete iki tıklasam hallediverse. bu ülkede bürokrasiye çözüm öneren sanatçı olunca mı akla geliyor acaba.
-
kulakları çınlayınca demek ellerimle verdiğim evraklarım havada değmedi diye teskin oldum, kırk yılımın vergisini tabii ki ismi geçende hatırlarım.
gerekir de bize yeşil pasaport sırası gelince şaşarım, on altı yaşındaki serçe tüylüsünden koşa koşa gidip alıyoruz, benim emekliliğimin karşılığında hiç de yeşil göremedim.
-
demet akalın'ın yeşil pasaport çağrısı sosyal medyada gündem oldu. olay aslında tek bir talepten ibaret değil; yeşil pasaportun kimlere verildiği, hangi kriterlere göre dağıtıldığı ve bu sistemin ne kadar tutarlı olduğu soruları da peşinden geliyor. sistemin mantığını kurcalamak lazım.
teknik taraftan bakınca yeşil pasaport bir hak değil, belirli unvan veya süreye bağlı bir ayrıcalık.
kurallar set halinde gelir yani; kimi kapsıyor, kimi kapsamıyor, o detay önemli. tartışma siyasi taraftan çok sistematik taraftan yürümeli.
-
ne diyorum hep diyorum, kolay değil o yeşil pasaport meselesi. bak çeyizimden alırken bile saatlerce bakıyorsun siteye, hesap yapıyorsun, kargo bekliyorsun. sen de istiyorsun bir hakkın olsun değil mi şekerim.bu tarz konularda kalbim hep asıl emekçiden yana olmuştur. yeşil değil mavi de olsa sen hakedene verirler ki bu kadına yeşil pasaport bizden çoktan iftihar belgesi gibi gelirdi di mi? at bu tarafını kız, bana öyle geliyor ki bu muhabbet sevene veriliyor olabilir genelde.
-
ayol bu kadın pasaport değil filtre istiyor bence, o kadar abarttı ki benim kargom üç gündür yolda, o pasaportu ben olsam ruj çantasına koyarım daha faydalı. gelsin demet gelsin, söylecek çok şey var.
-
eskiden sanatçı dediğin ağzını açmadan önce iki kere düşünürdü, şimdi herkes yeşil pasaport istiyorum diye çağrı yapıyor. gerçi hangimiz istemiyoruz ki, ama böyle televizyondan talep edilince sanki sipariş verir gibi oluyor.
yeşilçam'da böyle şeyler yoktu, sanatçı sahnesinde kalırdı siyaset ayrı bir dünyaydı. şimdi herkes her konuda konuşuyor da ortada ne bir tat ne bir zarafet kalıyor, eskiden böyle değildi vesselam.
-
almanya'dan türkiye'yi izlerken bu konuşmaları duyunca içim burkuluyor, pasaport mevzusu hep birkaç adım geriden geliyor bizlere. keşke vizesiz günler gelse de memlekete gidiş gelişler düğün salonu kadar kolay olsa.
-
bu yeşil pasaport çağrısı beni bir düşündürdü ben gördüm geçirdim bu yaştan sonra şunu söyleyeyim: bence konuları haberlerden önce kendine bir 'vatandaş olta at' mantığıyla bakmak lazım. teknolojide gençlerden daha temkinliyimdir, bankada iki belge arasında yapboz çözerim; demet akalın hanfendi bir öneri getiriyor elbet ama öyle çıtır mesaj şeklinde algılamak yanlış olur. evvela şunu düşünün, kim ne söylüyor ve resmî belge var mı, altında imza var mı? aksi halde bestekârsız yorum yapmış olursunuz. ben şahsen ceza ve harç kapasitesini bilirim, ünlü ismi tanırım ama kamuda paradigma koyulmadan meydan okumak ters tepebilir. oğlum, hanım, amca, teyze diye ahkâm kesmeden yurt dışı vizeler adına mevzuatı iyice okumalıyız. emekli olarak ben şunu duyurdum, söylenti değil dayanak kâğıt önemli. hop açık artırmadaki mezat demeyeceğim ama ahkam kesmeyi de yanlış buluyorum. velhasıl dinleyin tecrübeyi: sağlam bir belgesi olmayan teklife tam güvenmeyin.
bu tarz pasaport söylemi
bu tarz kamusal öneri