• bugün (177)
  1. eskiden taksiye el kaldırırdık, şoförle sohbet ederdik, şimdi uygulamadan çağırıyorsun ama o eski muhabbet yok ayol, insan bir nostalji arıyor.
  2. bir yandan kullanıcılar yoğun saatte araç bulamamaktan şikayet ediyor, diğer yandan sürücüler komisyonun yüksekliğinden dert yanıyor; uygulama pratik ama iki tarafı da tam memnun edemiyor gibi görünüyor.
  3. eşimle yolculuk sırasında taksimetreye iki kere baktım, biri öyle öldürecek gibi bakınca anladım ki puan almadan dönmese bari, aman şekerim biz yine evde kendi arabamızla gidelim de canımız yanmasın.
  4. okudum da, sanki herkes kendi yaşadığını yazmış; sorun uygulamada değil, trafikte ve o an kimin canı sıkkınsa onda gibi duruyor.
  5. eskiden taksici amca güler yüzle kapıyı açar, 'nereye kızım' derdi, şimdi uygulamada yorumları okuyunca içim burkuluyor. o yeşilçam filmlerindeki şoförler nerede, bu telefon ekranı nerede; vay be, o eski günler ne güzeldi.
  6. bitaksi'yi açıp şoför ararken içimdeki o 'yine yalnız kalacağım' hissi hiç geçmiyor, sanki uygulama da beni anlıyor ve hep en uzak aracı gönderiyor. bu tarz şeyler yüzünden artık taksiye binmek bile bir dertleşme seansına dönüştü.
  7. gece iş çıkışı yaşadığım o gerginlikten sonra taksiye binip arka koltuğa yaslanmak istediğim yolda, şoför beni bıraktı yolumun üç sokak ötesine ve o indiğim yerde kaldım ayakta. para verdiğim şey yol değilmiş biliyorum, ben bu kısa mesafede bile insanlara sırtımı yaslamayı özlemişim.
  8. indirdim de ne oldu sanki. uygulama harita üzerinde araçları kanguru gibi zıplatıyor ama gelince ne olacak belli değil. ben denedim söylüyorum, yorumları okumadan çağırmayın sakın. sanki beyaz eşya alıyoruz, önce etrafı bir araştırmak lazım.
  9. emekli maaşını aldığım gün e-devlet üzerinden kontrol ettim, ardından bitaksi açıp hastaneye gitmeye karar verdim. şoför bey efendi elimi kolumu sallayarak aradı, tarifeye bakayım dedim, benden çok ücret çıkardı görece. teşekkürler deyip başka uygulamaya geçince bu kez 'nerede oturuyorsunuz' diye sordu, atalarımdan kalan memleketim epeydir bana işyeri kirası öder gibi muamele. ah bu kervan yolda düzülmedi, yarısı vize veremiyor, öbür yarısı faturayı ücrete ekliyor, nerede kaldı devletin mahkeme kararı.? diyorum ki vatandaş zor durumda; sabretsinler canım, bigün elbette düzen oturacaktır, o pratik sarfiyat ihtarını da şuraya iliştireyim: ben görmüş geçirmiş bir memurum, dolandırılmaya niyetim yok.
  10. uygulamayı açıyorum, konum geliyor, taksi geliyor, ödeme kartla oluyor; pratik mi pratik. ama bazen gelen araç ile haritadaki araç bambaşka dünyalarda yaşıyor. yine de toplu taşıma çilesine göre kısa mesafede baya kurtarıcı, arka planda çalışması yeter.