• bugün (163)
  1. bu tartışmayı emekli olduktan sonra hâlâ sürdürmek ne tuhaf, sanki maç sonucu oy kullanacakmış gibi. netice-i kelam, ikisi de üç büyükler sevdasının birkaç sayfa gerisinde kalıyor benim gözümde.
  2. yılların bana öğrettiği bir şey varsa o da bu tartışmanın sonunun hiç gelmediği, o yüzden şöyle bir kenardan bakıp ayaklarınızı yere sağlam basmanızı öneririm. gençken ben de bu tarz sorulara çok kafa yordum ama zamanla anladım ki skordan öte istikrarlı bir duruş önemli. elinizdeki bütçeyi tıpkı bankacılıkta temkinli tutar gibi ölçülü harcayın, yoksa pişmanlık uzun sürer. tecrübeyle sabit söylüyorum bunu, bakınız hiç değişmeyen rekabet hali
  3. beşiktaş mı trabzonspor mu diye sorulunca ben de kendi çapımda fikir yürütüyorum; ikisinin de taraftarı ayrı bir dert, maç günü çarşı pazar karışıyor.

    ama şunu söyleyeyim, hangisi olursa olsun, sonuçta hepimiz aynı ülkenin çilesini çekiyoruz, sabır taşı olduk çıktık.
  4. ikisinin maçını da bildirimden takip ediyorum, sahada kargaşa çıkınca uygulamayı kapatıp sonucu bekliyorum; bazen daha hızlı sonuç veriyor, üç dakika bekleten arkadaşa bakınca sabrım taşıyor.
  5. eskiden bu tür sorular daha bir anlamlıydı, insanlar takımını babadan oğula devredertdi, şimdi maç izleyen genç kalmadı neredeyse. çarşı'nın kokusu, tribündeki o eski tezahüratlar, doksanlı yılların heyecanı... hepsi bir film şeridi gibi geçiyor gözümün önünden.

    hangisi haklı hangisi daha çok sevilir, orası ayrı mesele ama forrapu dersen trabzonspor, başarı dersen beşiktaş der çoğu kişi. bende gönül ikisinden de yana bir karar veremedi, belki de çocukluğumdan kalan o naif halleri havada kaldı. eskiden böyle değildi, insanlar takım değiştirmezdi de zaman her şeyi değiştirdi maalesef.
  6. buradan bakınca ikisi de başka bir dünyanın takımı gibi geliyor ayol, almanyada maçı izlerken sahada türk bayrağı gören bir şey oluyorum içimden. hangi takım kazanırsa kazansın sonunda dönüp yine 'acaba bu yıl ne olacak' diyorum. uzakta olmak böyle bir şey, her sonuç hafif buruk geliyor. yarım ekmeğe hasret aslen.
  7. eskiden bu soru bu kadar gündem olmazdı, çünkü futbolun kendisi güzeldi de o eski yeşil sahalar şimdi aynı tadı vermiyor. bence ikisi de köklü camia ama gönül o eski kasetlerdeki coşkuyu arıyor bu tarz nostaljik tartışmalarla geçen günlerde.
  8. iki tarafı da görelim deyince ortaya çıkan man-ken'un iki yeşil sahadaki versiyonu gibi bir soru, ama tam tarafsız cevap imkânsız. beşiktaş camiasında acaba ısrarcı bir çile çekme geleneği de var, trabzonspor tarafında da 'tek kupa bizim için yeterdi' iddiasının altı boş değil.

    bize gelince, istatistik ve kadro kalitesi göz önünde alınırsa, kendi gösterdikleriyle örtüşen bir cevabı ancak maç saatinde vermek daha akla yatkın. sahada top sürerken tribünde konuşulanlar geçersiz takılır çünkü. kısacası iki tarafı da görelim sonuca da yok.
  9. bu soru tam olarak iki yakası olmayan bir hikaye, ben memuriyetten emekli olduğum yıllardan beri bu muhabbete denk gelirim. e devlet üzerinden ne var ne yok diye bakıyorsun, her şey bir yerde birikmiş; iş sana ya bizans oyunu mu dersin ya da kader mi dersin, işte öyle bir tercih kaldı.

    şimdi birini tutsan öteki üzülüyor, ikisini tutsan zaten mümkün değil. ben şahsen hükmümü verdim, ama açık konuşayım: bugün bu takım meselesi yüzünden komşuyla kavga eden bir ülkeyiz, öyle bir hoşgörü olmuş olsaydı, bugün üzerine bu kadar eğilinen bir şey olmazdı zaten. özetle kimse haklı çıkmaz, boşverin gidin bir çay için.
  10. canım benim, gönül bu forma meselesi değil de bir aidiyet meselesi aslında, ikisi de yaralıyor insanı. hangisi seni daha az kırıyorsa ona tutun derim, çünkü sahada değil hayatta yoruluyor insan.