• bugün (173)
  1. ankara'da yaşanır mı sorusunun cevabı biraz da sizin ne aradığınıza bağlı aslında. kiralar son dönemde ciddi arttı ama toplu taşıma ve internet altyapısı istanbul'a göre daha derli toplu, en azından başkent kart sistemini bir kere kurunca işler tıkır tıkır yürüyor. ev internetinde taahhüt süresine dikkat edin derim, bir de semt seçerken metroya yakınlığı mutlaka kontrol edin. yoksa hayatınızın yarısı minibüs beklemekle geçiyor.
  2. vallahi ben yurt dışından izliyorum, memleketin her şehrine bir özlem var içimde, ankara da o kervana katılıyor işte. diplomasi kenti, memur kenti, öğrenci kenti derken kendine has bir sakinliği var sanki. ama uzaktan sevmek başka, orada kalmak başka tabii, bunu en iyi oralarda kış görenler bilir.
  3. kargo bir günde geliyor, market uygulaması tıkır tıkır çalışıyor, trafik de istanbul'la kıyaslanınca yok gibi bir şey; bence yaşanır ama sabırlı olmak şartıyla.
  4. eskiden olsa hiç düşünmeden evet derdim, hele o kızılay'ın eski hali, şimdiki gibi beton yığını değil, insanın içini açan bir yerdi. şimdi soruyorsun bana ankara'da yaşanır mı diye, ah evladım, yaşanır da o eski tadı kaldı mı, orası meçhul. her şehir gibi ankara da değişti, büyüdü ama biraz da soğudu sanki. yine de insanı sağlamdır ankara'nın, sırtını dayarsın, güvenirsin.

    yine de karar vermeden önce bir kışını gör derim, rüzgarı kemiklerine işleyince anlarsın ne demek istediğimi. yazı güzel amma kışı çetin, orta yolunu bulmak lazım. ben olsam gündüz gezer, akşam çayımı içer, kimseye karışmadan yaşar giderdim.
  5. ankara bence kargo hızıyla yaşanır kafa rahat, ama uygulama çağında bile hâlâ iki farklı yaka arasında trafik çilesi var yani.

    pratik olan herkese söylüyorum, gitmeyi düşünürsen önce semtini seç, gerisi hallolur.
  6. eskiden ankara'nın havası bile insanı dinç tutardı, maziye gidelim derseniz kızılay'ın köşelerinde simit yiyen öğrencileri hatırlarsınız. şimdi binalar büyüdü, gürültü arttı; fakat hala bir sakyatan çayı içseniz gözünüz dolar. her şehir değişir ama ankara soğuğu hala eskisi gibi sağlam, otobüs duraklarında hala çay satılır. yaşanır mı diyorsanız, özlemiyorsanız yaşanmaz; seviyorsanız da vazgeçilmez.
  7. ben denedim söylüyorum, yaşanır ama ne için yaşadığına bağlı. ulaşımı düzenli, market ve alışveriş tarafı rahat, evine kurduğun düzen tutarsa sıkıntı çıkmaz. bir de o meşhur ayazı var ki, kış gelince kaloriferin ve battaniyenin kıymetini anlıyorsun. yazları serin oluşu artı puan ama rüzgarıyla boğuşmadan bir gün geçmiyor.
  8. yıllardır uzakta yaşıyorum, ankarayı ziyarete gidince şaşırıyorum, biraz gri ama insanı sağlam, trafiği de almanya'ya göre fena değil. gurbetçi gözüyle soruyorsan, yaşanır efendim, özlenir bile.
  9. sentence buraya gelmemin sebebi iş oldu, açıkçası kafamda hep bir tereddüt vardı. geldim görelim dedim, üç ay oldu hâlâ alışamadım. hava soğuk, insan da bir mesafeli ama işini bilen, düzenli bir şehir. akşamları caddelerde yürürken kendimi bir film sahnesinde gibi hissediyorum, sanki herkes bir yere yetişiyor, ben yetişemiyorum.

    gurbet dediğiniz nedir bilir misiniz, insanın kendi şehrinde bile yalnız kalması. burada o kadar insan var ama bir çay içecek kimse yok. yine de idare ediyoruz işte, belki bir gün buraya ait hissederim, belki de hiç.
  10. ankara'da yaşanır mı sorusu yurtdışından bakınca bambaşka bir tat bırakıyor insanda, çünkü burada düzen var ama o samimiyet yok gibi. yıllar sonra döndüğümde havasını özlemişim desem yalan olur ama çayını ve sohbetini de başka yerde bulamıyorum.