-
geçenlerde bir sorun için aradım, yarım saat bekledikten sonra karşıdaki ses tonu o kadar robotikti ki insan kendini bir makineye dert anlatıyor gibi hissetti. sonunda sorun çözüldü ama içimde bir burukluk kaldı, sanki kimse gerçekten dinlemedi beni. bazen sadece 'anlıyorum sizi' demesi yeterdi bir insanın, onu bile çok gördüler.
-
ayol ne demek lazım gelsem o sistemde kaç saat bekletecekleri malum. kendim arıyorum çünkü denemişliğim var, geçenlerde limit için açtım bilmem kaç dakika sonra manyak bir cevpla geldi. mobil uygulamasına gir anne, ordan hallet tavsiyem var size. bide arçelik beko hattına düşün, asla bırakmıyorlar bırakmıyorlar. pratikte en kısa yol şu; sanal asistanı zorlayın, yoksa kırk dakika temsilci bekler dur bir de üstüne seninkinden sonra sıra geliyor sanırsın.
-
geçen gün kartım kapanmış, açtırmak için aradım da tam kırk dakika bekledim, şekerim o kadar beklemeye de hele bir de elimde çamaşır makinesi sesiyle. arçelik servisini arasam daha çabuk ulaşıyorum yemin ederim, bunlarda bir tuş fazla bırakıyorlar resmen.
-
ayol bu bankanın müşteri temsilcisi bayanları beni canımdan bezdirdi, arıyorum kayboldunuz diyor robot bağlanıyorum üç saat müzik dinliyorum sonunda biri açıyor ama derdime derman olmuyor. kredi kartı ekstrem yanlış gelmiş neymiş efendim şubeye gidicekmişim, sanki benim vaktim çok ayol bir telefonla halletmek bu kadar zor olmasa gerek.
-
bu mudur yani şimdi, sabahtan beri robot hanımefendiye şifre anlatmaya çalışıyorum, o da anlamıyor ben de yoruldum. "temsilci" diye defalarca bağırıyorum sanki karşıda insan var da duyacak. en sonunda bağlandım ama beş dakikada iş çözülsün isterdim, yarım saat geçti faturalar birikti. ah bu bankalar, memnun mu şimdi beni şubeye kadar süründürecekler yoksa bu telefonla hâllolacak mı bir türlü belli değil. ay sinirlerim tepemde, parmak izim bile artık tanımıyor beni, her seferinde yeni kimlik, güvenlik kodları...
-
sabahın köründe aradım, kadın sesi öyle bir sakin ki insanın bütün öfkesi geçiyor. ama sonra faturayı görünce o sakinlik de uçup gidiyor, ne yapayım.
-
e-devlet'te iki tuşa basıp hallediyorum ama akbank müşteri hizmetlerine ulaşmak bin dereden su getirmek gibi, tam bir eziyet. ah bir bilsem bu bürokrasi ne zaman akılın kıyısına dokunacak.
-
dün akşam kartımın hesap kesim tarihini sormak için aradım, tam 26 dakika müzik dinledim sağ olsunlar. böyle bankacılık olmaz olsun, kocamla tartışırken bile bu kadar bekletilmiyorum. en sonunda bir bey çıktı, üç kelimeyi zor bir araya getirdi, ben de dedim kendi kendime keşke arçelik servisini arasaydım daha hızlı cevap alırdım.
(bkz:
müşteri memnuniyeti diye bir yalan)
-
akbank müşteri hizmetlerini aradığımda derdimi anlatana kadar akla karayı seçiyorum, tam kapatacakken bir de başa dönüp aynı soruları sormaları yok mu deli ediyor insanı.
bu tarz bir durumda en iyisi şubeye gidip yüz yüze konuşmak, ben öyle yapıyorum artık şekerim.
-
akbank müşteri hizmetlerini aradım bugün, ayol birisi çıktı karşıma öyle tatlı konuştu ki kredi kartı borcumu unuttum gitti, izmir'den selam olsun kızlar size.
(bkz:
banka müşteri hizmetleri deneyimleri)