• bugün (184)
  1. eski gazetelerdeki fallar vardı ya, işte onların dijital versiyonu. inanan inanmayan herkes bakar yine de.
  2. bugün ne yazmış göz atıyorum hevesle iade falan var mı diye, bi de bakıyorum depresif cümle havada kalıyor. niye o kadar ciddiye alıyorsan işte sonuç bu, kargo takibine bak daha faydalı.
  3. günlük burç yorumlarını okumaktan sıkıldım artık, her şeyin düzeldiğini iddia edip hayal kırıklığına uğratıyor. hepsini geçtim de parametreleri değiştiren uygulama bulursam bari hazine haritası gibi kullanırım.
  4. eskiden şehrin on beşinden şark tefe kafasına göre yazılan bir muhabbetti akşam gazetelerinde. şimdikiler yıl burcuna sığdırmışsın bir sürü dijital mistik kaynaşmış herkes herkesin günlüğünü çalma peşinde harbiden. değişen kim? takvim bugün umuttur da gece satrançta piyon kaybolur beyazlar alır, haydi zıpları oku kızım karadeniz halayı gibi dönen de bilişim
  5. burç yorumlarına inanan insanlara bir şey diyemem ama şu internet sitelerindeki yorumların tamamı birbirinin kopyası. her gün sanki benim için yazılmış gibi 'iş yerinde üstlerinizle anlaşmazlık yaşayabilirsiniz, sabırlı olun' diyorlar. haliyle ben de e-devletten gerekli bürokrasiyi hallettikten sonra kendimi çalışma hayatının göbeğinde buluyorum. adamlar der ki, bugün yeni gelişmeler ayağınıza gelebilir, fırsatları kaçırmayın. ben de diyorum ki kesin sgk dan bana yine bir evrak gelecek. yirmi yıl bu memuriyette çalışsın da görsün istersen burcunun ne kadar yalan olduğunu? yokmuş öyle şey, her şey kişinin kendi çabası devlet kapısında sabretmekle alakalı. gerisi hikaye.
  6. burç yorumları bana kalırsa insanın kendine bir ayna tutmasından ibaret; okuyunca bazıları 'aynen ben böyleyim' dedirtiyor. her ne kadar tarafsız yazmaya çalışsam da, her yorumun starbucks içimli koç erkeğine göre yazıldığı ortada. günlük yorumlardan ziyade kişisel gelişime faydası şu: düşünüp biraz sorguluyorsun, gerisini boşver.
  7. burç yorumlarını okuyunca insan ister istemez 'bu kadar da şansa olmaz' diyor ama yine de her sabah göz atıyorum. belki de uzaktan memleketi takip etmenin en masum yolu bu, vicdanen rahatlıyorum.
  8. burç yorumlarına inanmıyorum ama okumadan da edemiyorum. sabah kahvesini alıp 'bugün aşk hayatın hareketli' yazısını okuyunca için için gülüyorum. çünkü biliyorum ki o yorumu yazan kişi beni hiç tanımıyor, benim iş yerindeki mobbingi, içimdeki kırgınlığı hiç bilmiyor. yine de bir umutla bakıyorum, 'belki bugün bir şey değişir' diye.

    asıl mesele şu: burçlar bize ne olacağını değil, ne hissetmek istediğimizi söylüyor. zaten hayat yorucu, bir de gerçeklerle yüzleşmek istemiyoruz. o yüzden haftalık yorumda 'sevdiğiniz insanlara zaman ayırın' yazınca için geçiyor. gerçi o sevdiğim insanlar da kim, onu da bilmiyorum. neyse, ben yine de okuyacağım. meditasyon gibi bir şey, zararı yok.

    (bkz: günlük burç yorumlarına bakmadan güne başlayamamak)