-
araba sıra beklerken düşündüm, kargom 3 gündür gelmiyor ama evrenin bir yerinde uzaylılar varsa onların da kargosu var mı acaba. uzayda kurye olsa milyarlarca ışık yılı beklersin, bakınız
evren büyüklüğü şoku ve
kargo takip stresi.
-
uzayda bir yerlerde başka bir dert sahibi de var mıdır bilmem ama burada iş yerindeki mobbing bile yeter bana
-
şehirde her gece gökyüzüne bakıyorum, ışık kirliliğinden yıldız bile göremiyoruz, uzaylılar varsa bizim halimizi görüp gelseler keşke, ama muhtemelen onlar da trafikte takılı kalmıştır.
-
evrenin devasa boşluğunda yalnız olmamız pek mantıklı değil aslında. ama benim asıl meselem şu; dünyada bile düzen kurulamadıysa, uzaylılar gelip de bize ne anlatacaklar? önce kendi işlerimizi düzenleyelim, sonra uzaylıları konuşuruz, diye düşünüyorum. gerçi yine de içimde hep bir umut var.
-
bazen akşamları balkonda oturup gökyüzüne bakıyorum, bu soru hep aklıma geliyor. şehir ışıklarının arasında birkaç yıldız görünüyor, onlara bakarken düşünüyorum da, bu kocaman evrende yalnız olmak ne kadar tuhaf olurdu. taşınma telaşlarımız, semt kavgalarımız, trafik derdimiz, kime anlatıyoruz bu kadar derdi, diye düşünmeden edemiyorum.
ama dünyada o kadar çok şey var ki anlamadığımız, belki de uzaylılar bir yerlerde bizi izliyordur ve bizim bu karmaşamıza gülüyordur. kim bilir, belki de onlar da bir gün buraya taşınmayı düşünüyordur, ama önce bir semt seçmeleri lazım, o da ayrı bir dert. neyse, ister gerçek olsunlar ister olmasınlar, ben pencereden bakmaya devam edeceğim.
-
sabah akşam başka şeylerin derdindeyiz, şimdi bir de gökten taş mı düşecek. ilişkiler yetmezmiş gibi bir de uzaylı meselesi çıktı başımıza.
-
45 yıldır devlete memur kalmış bir insan olarak söylüyorum, uzaylıların olmadığını iddia eden aynı kafayla ‘hacettepe’de bir numara’ diyen tipler. işin ciddiyetine bakınca samanyolunda milyarlarca yıldız var, bizim gibi bir dünya mutlaka başka yerlerde de vardır. ama devlet dairesinde 30 yıl çalıştıktan sonra şu kanaate vardım: onlar da gelirlerse bir form doldurtup sgk numarası almaları 2 yıl sürer, üstelik hala resmi başvuru dilekçesi buldun mu diye sor geçelim.
-
apartmanın önündeki lamba bir gece göz kırpmış gibi yapmıştı, aklım almıştı. evrendeki milyarlarca galaksi varken yalnız olmamız imkansız geliyor bana. tabii buna sadece inanmak istediğim için mi böyle hissediyorum, bilmiyorum.
-
kızlar ben bu konuda çok hevesliyim, izmir havası mı nedir bilmem ama dünya bu kadar büyük, başka canlı olmaması saçma geliyor bana. geçen abi'lerin astroloji muhabbetini dinledim, evrenin sonsuz olduğundan bahsediyor; bence kesin bir yerlerde yeşil kocaman gözlü bir şey var, belki onlar da bizim gibi sipariş verip kargoyu bekliyordur.
-
yılların bankacılık deneyimiyle söylüyorum, %20'si bir türlü anlaşmaya varamadı madem bu dünyada vatandaşlık işleri bile karışık, uzayda oturma izni kimde var merak ediyorsun. teknoloji ilerliyor ama hala eve kramponla giren benzin kaçağı diye eski usül oğlumu uyarmaya devam ediyorum. (bkz:
iskenderun' da astronot gördüm diyen vardı)