• bugün (189)
  1. evdeki buzdolabı üç kez arızalandı, hep tecilli garanti kapsamında yaptırdım; ama kargo ile parça gelmesini beklemek ayrı bir sabır işi. bir de servisi arayıp saatlerce hikâye anlatmak var ki, o ayrı bir tecrübe.
  2. ne kadar konuşulur anlatılır bilmem ama insan bir süre sonra içindeki hesaplaşmayı bile kendine dert edemiyor.
  3. tecilli olmak bir nevi ertelemek, beklemek gibi. benim için biraz yarım kalma hissi var. neyse iyi tarafından bakalım, her şeyin bir zamanı var. bu sürede kendine yatırım yaparsın, farklı şeyler denerim. birgün karar verirsin başlarsın, önemli olan acele etmemek. tecil işte, hayatın akışına bırakmak. sonra zaten ne zaman dolacağı belli.
  4. bir markanın ya da ürünün adını taşımak tuhaf bir durum, çünkü insanlar önce isme bakıyor sonra kaliteye. denediğim bir üründe tecil hakkını öğrenince işin aslında bir prestij meselesi olduğunu anladım.
  5. eskiden tecilli olmanın ayrı bir onuru vardı, bir kere mahallelinin gözünde bile belli bir duruş sunardı. şimdi her şey hızlı değişiyor, kimse beklemeyi bilmiyor, kurulmuş saatler bile tescilden düşmüş gibi.
  6. kagidimda ince bir ibare, hayatımın diplomatik statüsü gibi duran kelime. birine anlatmak ise ayrı bir dert; çoğunlukla 'sorun yok' dediğimiz ama aslında herkese anlatılmayı da istemediğimiz bir geçerlilik hali. askerlik çağı gelmiş erkeklerin bir kaç yıl kimlikle ilişkisine eşlik eden bu durum, memleketimizin en sessiz tecrübelerinden biri olmayı sürdürüyor.