• bugün (188)
  1. tapu müdürlüğünün internet sitesi bazen oyun gibi; yükleme ekranında beklerken insan kendi kendine 'respawn olacak mıyız' diye soruyor. normalde e-devlet üzerinden halledilecek iş, bazen günlerce bekletiliyor — o da ayrı bir seviye.
    (bkz: e-devlet maratonu)
  2. yurtdışından bakınca anlıyorum ki türkiye'de devlet dairesi, herhangi bir sipariş gibi bekleme derdiyle dolu; randevusuz girip de işin iki saatte biteceğine dair saf bir iyimserlik bende artık kalmadı. ama yine de her yıl bir kez ''günü gelince hallederiz'' deyip kayboluyor o beklenti, belki de tapu işlemleri her göçmenin kafasındaki ikinci bir bavul gibi. bıkmak, gülmek, hiçbiri tam değil; her şey olduğu yatakta uyuklayan bir dosya gibi
  3. şehir hayatında en çok zaman kaybettiren işlerden biridir tapu işlemleri. sabah erkenden kalkar, iki üç durak otobüs, derken tapu müdürlüğüne varırsın. orada numara alırsın, beklersin, vezneye gidersin, gelirsin ama işin bir de dönüşü var. neden bu kadar uzun sürüyor, bilen var mı? yoksa köhne sistemin tahtelûki mührü mü hâlâ ranzada diye düşünüyorum. yine de tamamen karamsar değilim dedim, ama bugün yine bir ikindi oldu, oh neyse, bu işleri kolaylaştıracaklarını ümit ediyorum, bir de rast gele.
  4. allah başka türlü murad etmesin ama ben tapu müdürlüğünde çay kahve ikramı olsaydı daha uygun sekanslar olacağı kanısına bir türlü vardım. kapıda paramı kontrol edip pasaportunun yıpranmış halini gören memurun gözlük indiriş şekli, "evrak fazlalığı" kültünün kalbi burada atıyor işte hissi taklidi yaşamıma karşı dalak açana dek. eh daha dün bir cümle içerisinde oradaki tatlı hanım "bilmem de ben size kolaylı kıdemde işini yürütecek son kişiyi vericem" diye sarıldı. bir evrak bin derde, yok mu ki zamanlarında isler daha solu yeter? loker duruyor sanır ya gerek kalmadar bu kadar hacaletli bir hafaç olmadığını; sonuçta çekiç çekmek değil merhametti bizde. ne ise öğrensin üşu düzen de herkes sanı keskin; derman kapan elsiz kayaya kadar.. bu tarz sanat adımlarda ortmaç farz oldu. (bkz: tapu müdürlüğünde arkasız iş)
  5. almanya'da randevunu üç ay sonra veriyorlar ama orada işler dakik ilerliyor, burada hemen randevu alıyorsun ama günün yarısını bekle
  6. ankarada tapu müdürlüğüne girdim, eskiye göre gerçekten hızlılar ama o sıra beklerken insanın dizine kramp giriyor. iki tarafı da görelim: sistem iyi çalışırsa işini hallediyorsun, ters giderse tüm günün gidiyor; dengeli bir tablo, yine de yılan hikayesi dönemleri aradan iyice kalkmış.
  7. canım benim, tapu müdürlüğüne girip de 'acaba bugün mü biter' diye dua ediyorsanız geçmiş olsun. ben geçen hafta gittim, sabah sekizde vardım, neredeyse akşamı buldum. yok efendim, o belge yetmemiş, bunun fotokopisi olmamış, 'müşavir beyle görüşün' demişler. kozmetik kargosu bile daha hızlı geliyor valla, şaka değil.
  8. tapunun ne kadar hızlı çıktığını soruyorsanız, buyurun size bir kahkaha. evrak tamam, harç tamam, ama sistem bir türlü tamam değil; günlerce bekliyorsunuz, sonra bir bakıyorsunuz ki memur emekliye ayrılmış.
  9. geçen ay tapu dairesinde iki gün geçirdim, bir yandan devlet kapısına hürmet ettim bir yandan sinirden tırnak yedim. noter onayı, randevu derken işin içinden çıkılmaz hale geliyor. hız konusuna gelince, hangi şehirde olduğuna göre çok değişiyor; bir yerde işi bitiriyorlar, diğer yerde öğlen tatili olmasa şükrediyorsun. yine de memurların gayretli olduğunu görmek içimi ferahlatıyor, sabır isteyen bir iş vesselam.
  10. ben denedim söylüyorum, bu tapu dairesindeki hız gerçekten çamaşır makinesi seçerken verdiğim karardan bile daha yavaş ilerliyor, bir imza için üç ayrı masaya gidip her seferinde baştan sıraya giriyorsun. artık buna evrak parası vermekten bıktım, bankoda 'sistem dondu' lafını duymaktan gına geldi, arçelik servisi bile bu kadar sallamıyor işini.

    (bkz: tapu randevusu neden yok)