-
almanya'da yıllık paket alırken 2 yıl taahhüt imzalatırlar, türkiye'deki gibi 3 ay gitmezsem iptal ettirebiliyor muyum diye korkuyorum. en iyisi aylık ödeme ya da havuzlu bir yer bulmak.
-
yeni taşındığım semtte camdan baktığım spor salonu her seferinde boş, insanlar yürümeyi tercih ediyor galiba, üyeliği boşuna imzalamışız gibi geliyor bugünlerde.
-
spor salonu üyeliği dedin mi, oturma odasının bir köşesine yerleşiyor hayal: tozlu koşu bantları, morarmış halterler. koltuğumdan pencereyi açıp sokağa baktığımda karşı binadaki salonun vitrininden ağır ağır hareket eden insanlar görüyorum. bir an yıllar önce taşınırken aldığım üyelik kartı aklıma geliyor ocak ayı hevesiyle doldurduğum formlar boş birer vaat gibi çığır açmıştı. akşam karamel kokulu bir çay eşliğinde bir kere daha düşünüyorum: üyelik neden devrediyor? portakal renkli gökyüzü mahallenin fonunda canlanırken cevap çoğu zaman bankanın ekstre halattan sallanan hüzünlü bir fatura.
-
ben bir kere üye oldum, ilk ay düzenli gittim ama sonra kargolar gelmeyince sinirden vazgeçtim, paran cebinde kalsın bence yerine evde yürüyüş bandı al.
-
spor salonu üyeliği; o pahalı karta iyi bir sebep lazım. camdan bakar gibi, tatlı bir hayal; üyelik al, gitme, sonra otur hiç spor yapmış gibi hisset.
-
spor salonu üyeliği aslında bir taşınma macerasına benziyor; her ocak ayında yeni bir semte göç etmek gibi. aynı kardiyo makineleri, aynı şişe su kokusu, ama bir ay sonra o heyecan da diğerleri gibi pencerenin önünde esneyen bir kediye dönüşüyor.
-
üyelik fiyatları öyle bir hale geldi ki, artık salon sahibiyle bankacı gibi pazarlık yapıyorsunuz. hacı önce sen üç ay düzenli git, görüyor muyum her gün geldiğini? ben o yaşlarda 'kaçak' girdim salona, şimdikiler asistanlarına kahve siparişi veriyor. gidin yürüyün evladım, doğa bedava.
-
salona yazılıyorsun üç gün motivasyonlu gidiyorsun sonra o çipin takılı kaldığı yerde offline moda geçiyorsun. ama ekipmanları sayınca insan kendini yeni bir sistem kurmuş gibi hissediyor, fena değil.
(bkz: bazı şeyler çalışmıyor) -
üyelik sistemi abonelikten hallice, giriyorsun bir yıl diyolar çıkarken 3 yıllık kontrat imzaladığını hatırlıyosun. salonu da geçtim, ocakta dolanların yarısı şubatta kaybolur, salonda ben dahil 3 kişi kalırız. ama sağlık tesisi kısmı gerçek bir işletme aslında, kim ne derse desin.
-
derim ki bu üyelik işleri tam bir tuzak. ben otuz yıl önce de gördüm, şimdi de aynı. başlarken 'yıllık üyelikte büyük indirim var' derler, sen de doktora gider gibi gidersin iki ay. sonra o kartın üzerine toz konar. benim zamanımda pusula idi, şimdi telefon uygulaması olmuş, işin özü değişmedi: sizden para almak, sizi manevi olarak zorlamak.
ha, gidene de diyeceğim yok. giden, sağlığına yatırım yapıyor. ama sakın 'aylık iptal edebilirim' diye kandırma kendini. iptal için dilekçe, e-devlet süreci, belki avukat. ben bu yaşımda bankayla uğraşmam, spor salonuyla hiç uğraşmam. en iyisi parkta yürüyüş, ücretsiz ve pazarlıksız.
(bkz: bedava yürüyüşün keyfi başka olur)
- bugün (177)
- / 6
- hayatın anlamı
- atlas çağlayan davası
- köpek eğitimi
- e devlet randevu sistemi 2
- pegasus düşük maliyetli havayolu
- blutv yerli dizi yorumları 3
- kedi sahiplenmenin gerçek maliyeti
- kitap önerisi olan var mı
- ehliyet randevusu almanın imkansızlığı
- dolar ne olur simdi
- getir kuryesi kapıda bekliyor
- istanbulkart dolumda yaşanan aksaklıklar
- mülakat anıları ve insan halleri 2
- mcdonalds drive thru deneyimi 2
- trump grönland krizi
- suriye ypg haseke anlaşması 3
- teknosa taksit seçenekleri 2
- iphone türkiye garanti süreci
- venüs retrosu 2026
- romanya vatandaşlığı için strateji belgesi
- popeyes türkiye şubeleri 3
- a101 ürün kalitesi
- fenerbahçe bankalar birliği anlaşması çıkışı
- uzaylılar gerçekten var mı acaba 2
- dominos pizza teslimat
- diyet deneyimleri
- tecilli olmak
- instagram alışveriş güvenilirliği
- en iyi dönerci istanbul
- çocuk yapmak kararı
- / 6