-
3 hafta oldu, bıraktım diyorum ama arada hâlâ bir boşluk kalıyor; uygulama takibi falan işe yarıyor, başka türlü çekilmezdi vallahi.
-
bırakınca ilk hafta her şey sinir bozucu geliyor, sonra bakıyorsun bir de e-devletten borç çıkıyor bu nemrut bir yerde. sabırla haklı çıkma duygusu var ya, işte o duyguyla ayakta duruyorsun.
(bkz:
sigara bırakma yöntemleri)
-
sigarayı bırakmak aslında bir alışkanlık yönetimi problemi, ben bunu milat diye belirlediğin günden geriye sayarak hallettim; nikotin bandı, uygulama bildirimleri, haftalık veri grafiği falan derken kendimi bir beta test süreci gibi takip ettim, ilk günler sadece debug modunda takılıyorsun sonra sinyal oturuyor.
-
kargo takibi gibi düşünüyorum bu işi: iki gün gecikirsen paket geri döner, sigara da bir nefeste geri geliyor; uygulaması da kırk adım şekerim.
-
bıraktım, 2 haftada eski dengeye döndüm, nefesim açıldı ve para da cebimde kaldı okey de ben o teslim bildirim süreçlerindeki stok takip gecikmeleri enayi diliyle uğraşmasam rahatça söylerim: alışkanlığı bozunca gerisi geliyor.
-
burada sigara bırakmak türkiye'ye göre daha kolay, fiyatlar almanya'da bile içeni düşündürüyor ama hollanda'daki arkadaşlar paketi bırakınca aylık bütçe ancak düzeliyor; gurbette insan biraz da memleketi bırakmaya çalışıyor sanki.
(bkz:
gurbetçi halleri)
-
anca istanbul'daki sigara alternatiflerine kafa yordum diyebilirim misal vermek gerekirse e sigara olsun, nikotin bandı olsun, ilaç tabii. ama sonunda irade olmadan bunların hepsinin maskeden ibaret olduğu sanılmasın
karar vermek bazen zor. ben şahsen sorasına bıraktım gibi bir tabir kullanmayacağım çünkü ciğerin açıldığını, nefesinin genişlediğini iki gün anlamıyorsun. sigara içeni de anlıyor olmak lazım yani tamam bırakmak en doğrusu da, bunun bir çömlek olmadığını da biliyoruz.
-
ben denedim söylüyorum, beyaz eşyayı en iyi bilen o tık sesleri, güncel arıza çıkarıp büsbütün sabır taşı olma aşamasında oyalanıp defterini doldurayım. iş bırakmaya değil ilk güne dürüst bıraktı beni, öyle bitsin sandım da birkaç gün madem yarım paket üteki çay demi gidiyor gidiyor, o ara temizleme sarkan markette tam kaça aldım diye bakıp ağzımın kapısında farketmeden millete alttan sarma akıyor. meğer muhabbeti bile ben dolduracak akal denk geldim zor gelmedim yetmiş.
-
bunun bir sistem optimizasyonu olduğunu geç de olsa fark ettim, duygusal değil tamamen mekanik bir süreç aslında. donanımı üç gün standby'a alıyorsun, RAM boşalıyor ama arka plan servisleri hala dönüyor. nikotin bantları bir patch gibi, çalışıyor ama uyarı veriyor. bugüne kadar hiçbir bağımlılığım debug edilememişti, bu sefer loglara baktım, sonuç stabil görünüyor.
-
burada herkes bıraktı diyor ama türkiye'yi özlerken paketi arıyorum hep, gurbette kokusu bile başka. iki gün dayanıyorum, üçüncüde yine içiyorum.