-
ne yalan söyleyeyim, bir yandan o eski yeşilçam rahatlığını seviyorum, öbür yandan rolünün hep aynı kaldığını da görmezden gelemem. iki tarafa da bakınca: gülerken de ağlatan bir oyuncu ama hep aynı yüz ifadesiyle oynaması biraz kestirme yol. yine de o ses tonu ve zamanlaması kolay kolay başka kimsede yok. tarafsız kalayım dedim, sev ama ölçülü sev.
-
şener şen deyince aklıma hep uzaktan izlediğim o bayram filmleri gelir; ekrandaki adamın gözlerinde memleket hasreti var. avrupa'da yaşarken özlediğin şeylerden biri de o yeşilçam samimiyeti işte.
(bkz: türk sineması
-
şener şen denince akla hemen o klasik filmler geliyor, gerçekten bu toprakların en başarılı oyuncularından biri. gurbette yaşarken bile eski filmlerini izleyip özlüyorum, yıllar geçse de oyunculuğu hiç eskimiyor.
-
şener şen'in her repliğinde bir hayat tecrübesi var, gençler ondan çok şey öğrenebilir, ben yıllardır söylüyorum.
-
her rolünde insana hayatı hissettirir, hem güldürür hem düşündürür. kimi abartır kimi yalın der, bence herkes ondan bir şeyler öğrenir.
-
vallahi şener abinin oynadığı her karakterde bir tane teyze huysuzluğu vardır ama içten ya, çok seviyorum. geçen gün kızımla eski filmleri izlerken dedim ki 'bak bu amca o kadar gerçekçi ki sanki bizim mahalleden'.
-
her rolünde ayrı bir samimiyet var. özellikle hababam sınıfı'ndaki beden eğitimi hocası baki hoca, insanın içine işliyor. eski filmlerdeki o doğallık artık yok.
-
bu adamın diksiyon ve mimik kontrolü otomatiğe bağlı, bir replikle güldürüp gözyaşını getirmeyi başarabilen ender istisna. (bkz:
üstadın masterclassı)
-
bence şener şen tam denge çünkü hem komedi hem dram sundu. sakin bir adam olarak izlerken bile 'şu hizmet başka yerde yok' diyesim geliyor.
-
şener şen deyince aklıma hep o kenardan köşeden süzülen adam rolü geliyor. şehir hayatının en kalabalık caddelerinde bile durup derin bir nefes çeken tipi var. ne zaman bir filminde dükkan önünde tur atsa ya da kahvede gazete okusa insan o atmosfere dalıyor. betimlemeleri hiç kasmadan oynuyor, içinden geldiği gibi yapıyor. bazıları sahnede büyük patlamalar bekler ama o sessizliğin gücüyle anlatıyor hikayeyi. eski mahallelerdeki tanıdık esnafı hatırlatır mesela. ben onu izlerken insanın sakinleştiğini fark ettim, nadir bulunur böyle samimiyet.