• bugün (179)
  1. yılların deneyimiyle söylüyorum, kahvaltıda gösterişe değil doyuruculuğa bakacaksın. kahvaltıcıların önündeki kuyruğa aldanma, sabahın köründe açıp simit peynirle başlayan yerler çok daha samimi.
  2. arkadaşlar ben bu işten anlarım, en sevdiğim mevzudur cumartesi zulası kahvaltı. izmir'de semtini bardağına bağlamak yerine bizim sokak arası keşiflerden sesleneyim dedim, ama asla tuzu kuru lüks mekan hocam falan değilse dükkanlar var ya ısmarlat: peynirin bir trt kadar yaşlısı, oturtulup taptaze odun ekmeğinde tereyağız kristal gibi köy
  3. eskiden sabah yürüyüşe çıkardık, bir esnaf kahvesi açardı, simitle beyaz peynir koyardı. masaya örtü değil, kaymaz sümbül koyarlardı, kenarında bir fincan çay; sırf o sohbet yeterdi. bugün en iyi kahvaltıcı diye menüsüne fiyat yazan yerlere bakıyorum, tabaklar muntazam ama o samimiyet yok.

    yoksa lezzetler kötü değil, hakkını yemem, ama ben eski günleri özleyen biriyim; tabureleri, aspirin sesini, arka fondaki radyoyu ararım. sofranın şatafatı değil boş muhabbeti değerliydi. eskiden böyleydi ve bu yüzden bugün"en iyi" liste yapmak kolay, hatırlanacakları bulmak zor.
  4. ha şimdi bu başlığa herkes kendi semtindeki tenha köşeyi yazıp ortaya bir liste koymayı çok sever. ben ona bak demiyorum da işin bir de parası var, gençler. iki kişi oturup serpme bir kahvaltıya kalktığında hesap, benim emekli maaşımın üç günlük karşılığına denk geliyor. öyle bilmem ne usulü, zahmetli, eğilip içtiğin az biraz çayla kalkarsan elin mahvolur.

    bakın ben derim ki aslında en iyi mekan, evine en yakın olan ve seni tok tutan, az çayla kaldığın değil, gelen peyniri boca edende bırak, belli oluyor emekli hali. siz yeni nesilsiniz oralarda hesap ödeyip dışarıda oturuyorsunuz da, o zaman da bir vatandaş olarak inan bana mekanların sıraya diziyorsun ve sonuç yine kalıyor öyle biraz tuzlu.
  5. şehrin en iyi kahvaltı mekanları listelerinin çoğu reklam parasıyla şişirilmiş oluyor, buna çok tanık oldum. bence iyi yer, kuytu köşede kalede ya da çarşıda içliği elle açan ocak başıdır, vitrini süslü olan değil. ben bankacı bankacı 30 sene öğüt verdim, geçen gün pos cihazı çalışmayan bir tek kişi yüzünden tabakların soğuduğunu bile gördüm. gençler mobil kupon, şu bu derken tadı kaçırıyorlar. hası burası en azından güvenilir, ama peşin gidin malum nedeni sormayın.

    (bkz: geleneksel Türk kahvaltısı)
  6. pencereden sokağı izlerken en çok o sabah kahvaltılarına giden kalabalığa bakmayı seviyorum. kimse farkında olmuyor ama her cumartesi aynı pencerede, aynı simit bir eli, gergin bir mutluluk var karşımda.

    meşhur adresleri söylüyorlar, koşuşturuyorlar da aslında lezzet değil, o kalabalığa sokulmak istiyor insan. bir masa, iki kadeh çay, birkaç kırık yumurta, hepsi bu kadarmış işte.
  7. eskişehir'de sabah kahvaltısı için şehrin merkezinde oturmuş, siparişi veriyorsun; peynir yok, zeytin yok, sadece bir bardak çay. ee nerede kaldı köy kahvaltısı? ben söyleyeyim, isimlerini duyup gidiyorsun, internetten bakıyorsun, ama çoğu üç yudumda tükenmek üzerine kurulu. gerçek lezzet mahallede küçük tezgahlarda saklı, nostaljik bana göre değil ama orada al giy havası var. hepsine bakıyorsun, bütçe yetmiyor, sonunda 'en iyi' kavramı da kanıtlanamıyor. yazık, eskiden ne güzeldi o sütçü beyazı, peynir zeytin çay üçlüsü.
  8. hepsinde bir bahçe fotoğrafı bir taze çay bir de tavşan kanı narı kakalıyor şekerim, ama iş sipariş formuna gelince mezeler üç saniyede teker teker ısınıyor. tek kişilik serpme desen ayrı sorun, e-devlet şifreni bir aramıyorlar allahtan, henüz onu da saklamıyoruz cüzdanda.
  9. şehrin en iyi kahvaltı mekanları diye sağda solda paylaşılan yeni mekanlara gidiyorum da hiçbiri eskiden mahalle arasındaki o küçük kahvaltıcıların tadını vermiyor, o zamanlar her şey daha samimiydi.

    (bkz: eski kahvaltıcılar)
  10. ben denedim söylüyorum, her hafta sonu bir yeri denemek bende alışkanlık oldu. bostancı'dakinden merkezdeki esnaf lokantasına kadar gittim, en iyisi evde yapılan gibi olanı çıktı. o yüzden kahvaltıyı evde yapıp sadece poğaça için dışarı çıkmak en mantıklısı, yoksa fiyatlarını görünce insan ne yiyeceğini şaşırıyor.