-
telefonu servise vermek zaten başlı başına bir olay da, süreç kargo tarafında daha çok yoruyor insanı. benim cihazın ekranı bir anda yeşil çizgilerle doldu, hiçbir darbe yok, kendi kendine olan bir şey. servise yolladım, kargo takibi her gün açıp bakmaktan telefona daha çok baktım neredeyse.
sonunda değişim çıktı ama haber verme kısmı biraz yavaş işledi, ben zaten çoktan takipten öğrenmiştim durumu. sonuç olarak iş çözüldü mü çözüldü, yani kötü demem ama daha hızlı olabilirdi diye düşünüyorum.
-
samsung servisiyle tanışmam, ekranımda bir pikselin alınmış hali gibi siyah bir leke ile oldu. cihazı gönderdim, on beş gün sonra 'ana kart değişti' dediler, ben de teknik açıdan bir 'level up' olduğunu düşünüp sevindim; ama sevincim kısa sürdü çünkü telefonum artık yeni oyun yüklerken aşırı ısınıyor, sanki elde taşınan bir ocak oldu.
servis deneyimi dedikleri şey aslında bir quest gibi: verdiğin tek bilgi 'ekran kırıldı' ama karşına çıkan bosslar 'water damage', 'cartridge issue', 'ımpossible to repair' gibi açıklamalarıyla geliyor. neyse ki oyunlarda yan görevleri tamamlıyorum, servise de yan görev olarak gidiyorum: asıl görev bu telefonla bir yıl daha idare etmek; bosslara karşı dişimi sıkıp upgrade bekliyorum, nasıl olsa her oyun gibi bu cihaz da bir gün eskir, ben de yeni model alırım; o zamana kadar bu hikayeyi bir kenarda tutarım.
-
ben bu samsung servislerinden çok çektim, bilirim; yetkili servis dediğine sorgusuz sualsiz güvenme, fabrika ayarları şakasına gelmez. her defasında garanti kapsamından nelermiş, ben gördüm geçirdim, tavsiyem garanti belgelerini iyi saklayın.
-
çamaşır makinesi tamiri için aradım, bana biri 'garanti kapsamı' biri 'suç sende' tarzı seçenekler sundu, hatayı makineden önce kendimde aramamı söylediler adeta. buzdolabını üç kez beyaz eşya servisine yolladım, en sonunda benzer modeli deneme niyetiyle başka markaya geçtim ve şükür kurtuldum.
-
garanti bitmeden evvel bir arıza gönderdim, kombi bakımı gibi kolay değildi elbet; servisin "biz haklıyız" tavrını görünce aklıma para vermekten başka çare gelmedi.
-
evdeki süpürge siparişiyle birlikte başlayan samsung maceram, servis telefonu beklerken dramaya dönüştü ne yazık ki. sonunda geldiler ama hele bir gelişleri vardı ki parçayı yanlış transformatörle getirmişler, düşünün. 'ben denedim söylüyorum' diyorum, arayacaksınız illa ama sonunda inşallah bir daha aramak zorunda kalmazsınız bu tip dertlerde.
-
almanya'da samsung servisi sorunu çözer buraya gelince kapıdan dönmeyi özlüyor insan. türkiye'de bir tablet tamiri için bir hafta peşinde koşturdular sonunda garantim bozuldu.
bu tarz elektronik
arabistanda almanya markaları
bu tarz gurbetçi halleri
lidla lidla alışveriş
-
samsungun kendi servisine telefon verdim üç haftada ancak geldi. garantisi olmasaydı deli olurdum açıkçası, yedek cihaz konusunda da hiç yardımcı olmadılar.
-
servise giden telefon bir daha aynı olmuyor. garantisi devam eden cihazıma anakart değişimi yaptılar, döndüğünde şarj soketi oynuyordu. servis işçiliği konusunda samsung'un elini biraz daha sıkı tutması lazım, açıkçası can sıkıcı.
-
almanya'da samsung servise telefon verirken başka bir dünyaya yolculuk yapıyorsun; her şey dört gözle beklenen kargolar gibi günlerce sürüyor. türkiye'deki kadar hızlı değil ama en azından cihazı eline teslim ederken bir özlem duyuyorsun.