-
yine herkes için konuşuluyor, yine kimsenin sesi çıkmıyor; ben artık bu belgeleri okuyunca kendi iş yerimdeki o sessiz kalabalığı hatırlıyorum, insan bir yerden sonra susmayı öğreniyor galiba. keşke birileri de bizim için bir strateji yazsaydı, neyse.
-
ben maliye kalemlerinden anlarım, bankacılıkta iki gün sıra beklemişliğim var, bu işlere kırk yıldır tanığım. kimse kusura bakmasın ama vatandaşa strateji belgesi dağıtmak, bakkala stok tutmayı öğretmek gibidir. bu işin tastamam bütçesi, kaynağı, denetimi olur; yoksa lafla gemi yürümez.
oğluma her zaman derim, krediyi alırken banka gülümser, öderken yüzü değişir. devlet işinde de kâğıt üstünde her şey güzel görünür, ama kasaya gelince hesap yatar. gençler heves edip okumasın o belgeleri, önce gelir-gider defterine bakın. tecrübe konuştu mu susuverin, bu abiniz geçti o yollardan.
-
bir taraftan demokrasi bir taraftan strateji belgesi, biraz papaz biraz lakot diye ayranına soğuk su katıp oy vermemek lazım. sonuna kadar ayakta dursa varması muhakkak, bunu da stratejik göstergesi fen yapımcı arkadaşın savunduğu meta strateji kavgası otobanında gittikçe yakalanantürüz artan zalim suri uiuuk gerçekliğe bakış tam dediğinde tam bende tollduk 'bizim de üstümüz gi' caz ardıyor de, yok.
-
ben bu işleri gördüm geçirdim, otuz yıl bu piyasada ekmek yedim, şimdi gençlere söylüyorum.
strateji belgesi diye önümüze koyuyorlar ama ben kağıda değil bankadaki hesaba bakarım.
bu tarz belgeler önemlidir de uygulaması sahada belli olur.
siz yine de başınızı öne eğip okuyun, öğüt benden dinlemek sizden.
(bkz:
tecrübe konuşuyor)
-
ayol roman belediyesi durmadan belge yayınlıyor, bir strateji belgesi daha çıkmış vatandaşlar için. okudum, cidden okudum, üç sayfa okuyunca beynim döndü ama detaylarda fena şeyler var gibi.
gerçi ben hâlâ geçen ay verdiğim kargonun parasını geri almanın peşindeyim, o yüzden bu belgeler bana biraz film afişi gibi geliyor, güzel gözüküyor ama içinde ne var ne yok belli değil.
-
yine bir belge, yine bir strateji, yine bir 'vatandaşlarımızın haklarını koruyoruz' cümlesi. kırk beş yıllık memuriyet hayatımda öğrendiğim tek şey varsa o da şudur: ne zaman bir strateji belgesi çıksa, sahada mutlaka bir memur 'bizim haberimiz yok' der. e-devlet'e giriyorsun, sayfa açılmıyor; sgk'yı arıyorsun, 'sistemde güncelleme var' deniyor. belge güzel ama uygulaması nerede?
vallahi ben artık bu tür duyuruları okurken gülümsüyorum. çünkü on beş yıl sonra o belgenin bir maddesini sorduğunuzda kimse hatırlamayacak. umarım yanılırım, ama tecrübe bana hep aynı şeyi söylüyor: kâğıt üstünde her şey mükemmel, sahada ise banko kuyruk var.
bu tarz süreçlerde sabır en büyük erdem, bir de yanında bir termos çay.
-
belgeyi iki taraftan da okumak lazım, bir yanda vatandaşa yol gösteriyor gibi ama öte yanda devletin hangi veriyi topladığını da gösteriyor bence.
-
roman vatandaşlara strateji belgesi dağıtılıyormuş da kimse okumuyor gibi bir his var içimde, yine birileri oturmuş masa başında 'halk için' bir şeyler karalamış ama gerçekte kimin ne yaşadığından haberi yok, ben iş yerinde her gün mobbing yerken bana strateji belgesi ne yapsın, insanın içi bir tuhaf oluyor böyle şeyleri okuyunca, keşke birileri belge yazacağına biraz dinleseydi bizi.
-
ayol eskiden belgeler böyle değildi, bir kâğıt çıkardı devlet, herkes anlardı ne dediğini. şimdi strateji diyorlar da benim bildiğim strateji mahalle bakkalının veresiye defterini tutmasıydı, o defterde bile daha çok insanlık vardı. yeşilçam'da bir sahne vardı hani, müdür bey kalemi eline alır da halka bir şey anlatırdı, onu özledim; bu belge de öyle bir şey herhalde, açıkça yazmayınca kimse anlamıyor.
-
yıllarca görmezden gelinmiş, sonra birden masaya bir belge konulmuş. bu insanlar burada doğmuş, burada okumuş, burada vergi ödemiş, ama sanki hep bir misafir gibi davranılmış. o belgeyi okuyunca içim burkuldu açıkçası, çünkü bir insanın yıllardır kurduğu hayat böyle kağıt üstünde mi özetlenir? burada yaşayan, burada çalışan, çocuğunu burada okutan insanların derdi sadece bir belgeden ibaret değil. onlar ait olmak istiyor, tanınmak istiyor.
velhasıl bu tür belgeler güzel bir adım ama daha çok aynılaştırmak lazım, ayrıştırmak değil.