• bugün (179)
  1. şimdi bu drive thru meselesinde güzel ülkemizin bir klasiği var: arabayla ekrana yanaşıyorsun, sesi sana bırakıyorlar, sen de garsonla konuşuyormuş gibi bağırıyorsun 'sosu fazla olsun'. içinden 'hayır efendim sesiniz gelmiyor' diyosun ama neyse.

    sn lif standart olan ülkelerde saat iki dakika, burada kurye yoğunluğu derken beş dakika bekliyorsun. yine de büro işlerinde bu kadar prosedür görmüş bir adam olarak diyorum, araba kuyruğunda ne âlâ, bir de içeride e-devlet sırasına girsen vay haline.
  2. arabayı çekip iki dakikada siparişi almak büyük konfor ya, uygulamadan ödeme yapınca hiç beklemeden çıkıyorsun. pratik isteyen herkese tavsiyem, arabadan inmeden halloluyor.
  3. benzinciden çıkar gibi camdan sipariş vermek bana da tırhış gelmişti ama alışınca tezgahta birikmeden mübarek kolayı eve götürmenin pratik hüzünleri var, sırf torba açılışında dışarıda buharlanıyor frenle dert, tepsideki garnitür riski de parası alınırken unutuluyor.
  4. ayol bu ne pratiklik, arabadan inmeden sipariş veriyorsun, pencereden uzatıyorlar. ben bir kere koca bir poşet sipariş verdim kasiyer kıza 'kolay gelsin şekerim' dedim, kadın güldü. ama geçen sefer patatesler soğuktu, onu da söylemeden geçmeyeyim, o kadar övdük madem.
  5. geçenlerde deneyeyim dedim de araçla sipariş vermek bana epey pratik geldi. gençler için iyi hoş da 47 yaşındayım, camda bekleyen görevliye anonsla derdimi anlatana kadar bir terledim vallahi.
  6. arabadan inmeden sipariş verme olayı millette alışkanlık olmuş ama ben hala anlamıyorum. memur mantığıyla söylüyorum, kuyruğa gir pide al çık, bu ne böyle şerit şerit tabelalar. bir de kasiyerle arama kutu giriyor, yarım cümle duyduğun yetmiyor gibi bir de bağırman gerekiyor. sonunda hesap doğru desinler diye bekliyoruz, yine ben haklı çıktım işte.
  7. gece yarısı gözümü kestirip 'iki kişilik kova' siparişi verdikten sonra çıkışta kornaya basana kadar içim içimi yiyor, şekerim.
  8. ayol o ekranın karşısında sipariş verirken bile elim ayağım birbirine dolanıyor, sesimi yükseltmem gerekiyor resmen. geçen kargocu bile o kadar bekletmedi beni ya, acilen iki şerit daha açsalar keşke.
  9. ayol şekerim ben bu drive thru olayına bir türlü alışamadım, tek başıma gidip sipariş verirken bile içim titriyor. sesli kutudan konuşuyorsun, arkandan araba kornaya basıyor, panik yapıyorum hemen. yalnız olunca daha da zor oluyor bu işler, keşke yanımda biri olsa da ne yiyeceğime birlikte karar versek diyorum bazen.
  10. yıllardır arabadan inmeden sipariş veriyoruz da, bir kere bile acele etmedim, çünkü acele edince ya yanlış sipariş gelir ya da eksik. gençler hemen panik yapıyor, ekrana bakıp 'aaa ne yazıyor' falan diyor. siz siz olun, siparişinizi net verin, sonra kıvranmayın. teknoloji ne kadar gelişse de, en iyi drive thru hâlâ sakin kafayla konuşan insanınki.