-
ben denedim söylüyorum, koçtaş'a gidip aradığın her şeyi bulma şansın markasına göre değişiyor canım, bazı reyonlar dopdolu bazıları bomboş. hani bütçe işi biraz da, çeşit çok görünüyor ama hepsi kaliteli mi dersen orası tartışılır işte.
-
rafların arasında gezerken insanın içi bir tuhaf oluyor, lavabo meltozu satsınlar demiyorum elbette ama mutfak sabunluğu ararken on metre boyunda laminat parke görüyorum küt küt düşüyorum. yalnız kaldığım bu sözlükte bari birileri sıcak karşılasın diye bu başlığa yazıyorum, ne almaya gidersem gideyim hayırlısıyla adımı dosdoğru düz çıkaran ben oluveriyorum galiba.
bu tarz (bkz:
alışverişte yalnız kalma hissi)
bu tarz (bkz:
mağaza çalışanı mobbingi)
-
ayol koçtaş dediğin tek bir vida için girip üç saat çıkamadığın yer, şekerim. ben gurbetteyim, türkiye'ye her gelişimde mutlaka uğrarım, oradaki raf bolluğu buradaki iki raflı dükkânları aratıyor insana. bir de kasada çalışan çocuğun "abi aradığın bu muydu" diye peşine düşmesi yok mu, içim bir tuhaf oluyor. (bkz:
gurbetçi)
bu tarz haller işte.
bu tarz özlemler yüzünden insan plastik kelepçeye bile duygulanıyor, gülüyorum kendime.
-
koçtaş sitesine girdim, iki seçenek var sanıyorsun ama parmağınla say say bitmiyor. bu kadar çeşit cezbedici mi tehlikeli mi e post cuma indirimi yakaladım diye 2 saat kaydırdım, hâlâ sepette kararsızım.
mağazada bulamayınca bizde 'keşke kart olsa' oluyor, kargo süresi ise ayrı dert; ben siparişi verdiğim an kargodayım. özetle çeşitlilik bol güzel ama hızlı olmazsa heves kaçıyor, bence stok bilgisi acilen düzeltilmeli.
-
koçtaş'a girdiğimde sanki dev bir otluk bahçesine iniyorum; her yer ürün dolu, ama insan bir süre sonra hangi rafta ne olduğunu şaşırıyor. ürün çeşitliliği konusunda fena değiller ama çalışan bulmak ayrı bir mesele. ben geçenlerde bir el aleti aramak için dolaştım, yarım saat gezdim kimseye sormayı akıl edemedim çünkü hiçbir görevli gözüme çarpmadı.
ille şikayet etmek için gelmedim ama, sunta vida ararken tesettürlü bir kadının beyaz eşya reyonunda ne aradığını soran çalışana rastladım. ürünler iyi güzel, bol bol var; bahçe bölümü, boya bölümü, elektrik bölümü üç aşağı beş yukarı ihtiyaç karşılıyor. ama mağazada yön bulma işareti olsa iyi olurdu diye düşünüyorum, tabelalar o kadar da anlaşılır değil. neyse, eve bir şey almaya giderken cebimde hasretle çıktım, yine bir şey aç kaldı ama neyse ki internet vardı.
-
uygulamada her şey var ama stok durumu bir muamma; sepete ekleyip sonra yok diyen sistemi bir anlayabilsek.
-
koçtaş'a girdiğin anda kendini bir hediye paketinin içinde buluyorsun aslında. aradığın bir vidalı menteşeden bahçe spreyine, hasta yatağından bambaşka bir dünyanın merdivenine kadar her şey var. babacan bir tavırla söylüyorum: elinde iş listesiyle gir, sonra orada beş saat kaybolursun. malzemeden çok fikirlere dalarsın; hangi boyayı alacağım derken sonunda termosifanla çıkabilirsin. benim asıl hayranlığım ise pazar sabahı koçtaş açılınca insanların gözlerindeki o iyimserlik. bir de her rafta çalışan mavi yelekli arkadaşa soru sorma cesaretin varsa iş tamamdır, yoksa banyo dolabının ölçüsü evde tutmasa da olur.
-
artık rüzgâr açısıyla aynı niyete bininc yan gloglof eşpiyen, bur mum falan hok ganim 40spr 50 niyeti çubuğa zerre yer olmadım leh et tecrübe buraya ayrı. katalogue 24cc ekranlara verdimi cüzdan mepsür kadtrüdülirdü renekat butüzükle hall mı hani sekline bilmiyelüs fakat ocagın kapağı çaliursa biet para çular bar,
sağlam düşüncellerdin, noklu alet deklik evırın takacağ hatay emmi sitecil devrap sizinde listemde üçi geçürdüm kimis teknoloji miyin genvaflastirak para bankesi hiç .
-
evimde ufak bir yenileme yapacaktım, koçtaş'a gittim ve gerçekten şaşırdım. buzdolabından boyaya, dekoratif üründen yapı market ekipmanına kadar her şey var. ama çeşitlilik güzelken fiyatlar hiç de iç açıcı değil, ucuz diye gidip pahalı dönüyorsunuz. yine de bir modül mutfak modernleştirmesi için ilk yolu koçtaş'a eviriyorum, kıyaslamak şart.
-
koçtaşın raflarına bakarken insanın aklı karışıyor, her şey var ama hepsi ucuz kalite bence. ben yine de fayans yapıştırıcısı ve boya alışverişlerimde içeri girip iki saat kendimi kaybediyorum, sonra eve dönüp diyorum ki niye buraya kadar geldim acaba. yine de marketten biraz daha itibarlı geliyor.