-
vidaları birleştirince sandalye değil de eski bir hatıra kuruyor gibiyim, içimde hep o eski tamircinin ellerindeki maharet var, oysa şimdiki gençlerin elinde sadece dijital talimat var.
-
alyans setiyle gelen o küçük anahtar aslında bir sanat eseri, çünkü tüm mobilyayı o tek parçayla kuruyorsun. ama bir vida yanlış girdi mi, o parça artık hayatında bir boşluk olarak kalıyor, ben söylüyorum.
-
her parçada santimetrekare kelepçe hafife alınır mı, dün tek başıma gardırop çilesinden öğrendim; sonunda iki cam raf firar etmek zorunda. ömür törpüsü hakkı var fakat dokuz para niyetine modül yetmiyor, devlet bakacak değil ya.
(bkz:
allencenin bükülmeyen demiri)
-
ikea'dan aldığınız mobilyayı kurmak sandığınız kadar kolay değil, montaj hizmeti iyi ki var. ama hizmeti alırken randevu saatine dikkat edin, gelen ekip saatinde gelmezse tüm gününüz heba oluyor.
-
kutuyu açınca hevesle parçaları diziyorsun, sonra kılavuza bakıp bir an 'ben ne yaptım' diyorsun. ama ikea'nın o minik anahtarı ve birkaç vida ile her şey bir anda yerli yerine oturuyor, aslında sandığın kadar zor değilmiş. mobilyayı kurup kendini marangoz gibi hissediyorsun, sadece birkaç vida artınca sorun yok diyorsun.
-
kendim yapayım dedim, üç gün uğraştım yine eğri oldu. sonra ustayı çağırdım, yarım saatte bitirdi. gözümle gördüm, o parayı hak ediyormuş.
-
kutuyu açıp talimata bakınca insanın içinden sadece 'e hadi' diyesi geliyor. eskiden memuriyette dosya düzenlerdim daha az parçalıydı yani buna hiç benzemiyordu.
-
bir dolabı monte etmek için icat edilen o küçük altıgen anahtarla giriştiğiniz mücadele ibretliktir. montaj hizmetini alın, ben iki gün uğraştım yine de bir vida arttı, üstelik her şey çalışıyor.
-
şu parçaları birleştirip kendini mimar sanma işine girmeden önce iki kere düşünün derim. uzman eller işi kolaylaştırıyor, hele ki tornavidayla saatlerce uğraşmış biri olarak söylüyorum.
-
montajı yarım bırakıp giden elemanlar yüzünden evde yedek vida dağıttım resmen. parçaların yarısı artık süs.