• bugün (174)
  1. ikisinin de kendine göre zorlukları var ama ben şahsen tek başıma kargo takip etmenin keyfini hiçbir şeye değişmem.
  2. buralarda, yabancı bir ülkede yaşayınca bu soru ister istemez farklı bir boyut kazanıyor. evlilik, beraberinde getirdiği hukuki sorumluluklar, vergi avantajları falan derken işin içine bir de kültür farkı giriyor. türkiye'deki kadar bağlayıcı ve koca evine gitme muhabbeti yok mesela. burda insanlar daha çok bireysel özgürlükler konusunda katı, partner ile ayrı evler diye bir kavram var ki duyunca gülesi geliyor insanın.

    yine de gözlemliyorum, ister evlen ister bekâr kal, asıl mesele yalnız hissetmemek. bu kadar uzakta olunca özellikle ramazan bayramlarında, türkiye'deki kalabalık sofra aklına düştüğünde insan 'ah be' diyor. ama yine de şahsen mutluluğun formülü midir evlilik, emin değilim. herkesin hikâyesi kendine.
    (bkz: gurbette yalnızlık sancısı)
  3. ben denedim söylüyorum, evlenince çamaşır makinesi bozulunca iki kişi dertleniyorsun, bekar olunca tek başına. hangisi daha iyi bilmem ama market alışverişi hep ortak dert.

    (bkz: evlilik hakkında bilinmeyenler)
  4. abi sevgilisiyle hemen teslimat gibi hızlıca evlenmem var, bir de akşam tek başına tuvalet karşısında uygulama kayanı var, ben ikisinde de denedim. odaklan noktası şu: yalnızken özgürlük prensi göründüğü kadar parlak değil, evliyken de kargo kutusu kadar huzur yok her zaman. bence kesin bir cevabı yok, o an neyden mutluysan o daha iyi.
  5. pencereden sokağa bakıyorum, akşamüstü herkes koşuşturmada; kimi el ele eve dönüyor ya da yalnız bir sofraya oturuyor, iki halin de kendi sessizliği ve kendi huzuru var gibi geliyor bana.
  6. kırk beş yıllık memur kafasıyla söylüyorum, bekarlık sultanlıktır ama sultan da yalnızlıktan sıkılır şekerim.

    sonunda herkes haklı çıkar, sen gene de maaşını kaptırmayacak birini bul, gerisi teferruat.
  7. ben iki taraftan da dibine kadar dersimi aldım ayol, damat arçeliği kırk takla atarak al al diye bir tıngırdatıyordu bekar halim. beyaz eşya garanti belgelerine bakınca bile insan tereddüt ediyor doğrusu, evlilikte arıza her çıktığında bir servis çağırmak gerekiyor, bekarlıkta sadece kendini.
  8. bu işin yaşı yok, ben gördüm geçirdim şunu diyeyim: evlilik bir ekip işidir, güzel yürüyorsa insanın sırtı yere gelmez. ama bekarlık da kötü değil, kendi paranı kendi kararınla harcarsın, kimseye hesap vermezsin. ben gençlere hep derim, önce kendini tanı, sonra yola eş al. mühim olan tarafını seçmek değil, seçtiğin tarafı hakkıyla taşımak.
  9. ben pencereden izleyen biri olarak şunu söyleyeyim, evlilik de bekarlık da kendi içinde bir huzur barındırıyor; önemli olan insanın kendi sessizliğiyle barışık olması.

    (bkz: hayat bir tercih meselesi)
  10. ahhh bunu bana sormayın vallahi kenara kaçıp sizi de götüreyim ayol. izmir'de bekarken kendi paramı kendi isteğimle harcamanın ne keyif olduğunu bir ben bilirim, ama akşam eve gelip ışığı yakan birinin olması da başka güzel. yanidir kızlar ikisi de resmen çikolatalı mı bademli mi gibi seçim, seç seçebilirsen.

    benim gözümde bekarlık özgürlük, evlilikse paylaşmak. abartı mı diyeceksiniz? belki la, ama ben çok yaşadım, görüm neyim var, çeyiz artıları başta çok berbat geliyor sandım sonra imeceye döndü. siz kalbinize sorun tatlım, kimse size son cevabı yazıyla vermiyor, kargo takibi gibi dakika dakika güncelleme de yok, kendiniz bulacaksınız.