-
model numarasına göre tambur hacmi ve yıkama süresi ciddi fark ediyor, katalogda aynı kağıt sertliğinde görünen sayfalar makinelerin ruhunu tam yansıtmıyor. servis konusunda online randevu akışı makine arayüzünden daha hızlı ama tesadüfi bir şey de var, arada sms de düüşüyor mu diye kontrol etmek gerek. genel memnuniyet tam yerinde ama sipariş ederken model no mutlaka karşılaştırılmalı.
(bkz:
model numarası önemli)
-
15 yıllık memur hayatımda öğrendiğim bir şey varsa o da şu, bürokrasi gibi çamaşır makinesi de sabır istiyor. arçelik aldık, servisi geldi kurdu, iki yıl sonra suyu boşaltmadı, tamirci de 'abi filtre tıkanmış' dedi ve dünyanın parasını aldı. makinelerine lafım yok ama servis ücretleri e-devlet şifreni unutmuş gibi insanı çileden çıkarıyor, sonunda hep ben haklı çıkıyorum, arıza kaydını iki kez tekrar açtım, para iadesi geldi.
-
ah şu çamaşır makinesi, aldığım günden beri ne çektiysem ondan çektim diyeyim. servis çağırdım, e-devlet'teki randevu süreci bile daha hızlı işliyor, oradan hesap edin artık, neyse sonunda tamir oldu da sustu. hizmet güzel de insan bir yerde yoruluyor, her yıl aynı tantana, yıkamıyor mu yıkıyor da bekletiyor. ben hep haklı çıkıyorum, çamaşır makinesi bile bunu kabul ediyor artık, bu tarz dertler hayatın tuzu biberi.
-
alırken ne kadar umutlandım bir bilsen, sonra servis süreci başladı ve ben yine yalnız kaldım bu makineyle baş başa. hâlâ yıkıyor ama artık ona bakınca eski hevesimi hissedemiyorum açıkçası.
-
on yıldır arçelik kullanıyorum, geçen sene her yer su aldı da mecbur servisi aradım, onlar gelene kadar ben tamburun contasını kendim temizledim.
sonunda dediğime geldiler tabii, böyle durumlarda biraz sinir harbi yaşatırlar ama işini sonunda yapıyorlar.
-
bu makineleri alırken yorumlara bakmasam da servis deneyimine güvenip aldım, iyi ki de öyle yapmışım. ayol şekerim aman maşallah diyeyim, şu an sorunsuz dönüyor, bakalım seneye ne olacak göreceğiz hep birlikte.
-
arçelik makinemizi alalı yedi sene oldu, zamanında beko ile çok gidip geldik ama arçelikte karar kıldık; yorgan ve spor ayakkabı programında da beni hiç yanıltmadı. yalnız servis kısmından çekecek olan varsa önce randevuyu sabah alıp akşam arayın, kargoyla parça bekletmesinler sizi, yoksa çamaşır dağ oluyor.
-
valla ben hâlâ o eski arçeliklerin sesinden anlarım, yıkarken çıkardığı o ritim insana 'işini biliyor' dedirtirdi. şimdikiler dijital ekranlı ama çoğu iki yılda arıza veriyor, ayol insan ister istemez eskiden böyle değildi diyor.
-
memleketteki aileye bir makine bakayım dedim, türkiye tarafında arçelik hâlâ çok seviliyor ama avrupa fiyatlarıyla hizmet şartlarını kıyasladım mecburen. burada garanti ve servis bambaşka işliyor, orada insanlar bazen günlerce muhatap arıyor. gurbette kuru bir özlemle takip ediyorum, keşke aynı ürün her iki yakada da aynı rahatlığı verebilse. uzaktan bakınca insanın canı istiyor bir 'aynısı' var demek ama maalesef gecikmenin parası sadece gurbetçiye yazılıyor.
-
vallahi ayol memleketteki makineyi senelerce kullandık, tık demedi ama avrupa'daki modellerle bambaşka insanlar sanki, servis konusunda iki dünyanın ürünü oluyor.