• bugün (167)
  1. ankaralı bir emekli olarak derim ki mevzu ülke seçmekse ilk e-devlet'e gir şekerim oradan başla o işe, aslında hiç girme boşver... neyse iki tarafında iyi kötü yanları var, almanya derli toplu ama büyük ihtimal bir yere kaydolmaya çalışırken randevusuz gidersen kapıdan çevirirler seni, hollanda da öyle bugün öyle ay hesap tutuluyor bürokrasinin tekinde. sakın mr sefir gibi 'ne girdim ya yabancı dil sınavı' filan demeyin, hastalık cezası cezası ödenir o elbette ki zorunludur ama 'eşse mülkü var mı yok mu' sorusuna gülmeleri yok mu bu benim gibi memur emeklisini sinirlendiriyor, ben tatile bile bit
  2. ben bursa'da arçelik bulaşık makinemi alana kadar iki mağaza gezip danıştım, gurbet tercihinde de aynı mantık: çamaşırı güzel yıkayanı seçeceksin. hollanda market düzeni temiz ama almanya tamir kültürü daha gelişmiş bence, ben ikisini de denedim hesabı.
  3. ben bu tarz ülkeleri e-devlet üzerinden mi karşılaştırsak diye düşündüm ama ikisinde de işler bambaşka ilerliyor gibi görünüyor. hollanda düzenli ama pahalı, almanya büyük ama bürokrasisi bitmek bilmiyor, hangisine gitsen bi evrak derdi seni buluyor. sanki ikisi de taşınmak isteyene farklı faturalar kesiyor, kimi rahatlıkla kimi düzenle. sonunda hepsi bir forma imzasına bakıyor gibi hissettim.
  4. almanya'da bürokrasi kağıtla, hollanda'da ise dijital ama ikisinde de bir türlü 'tamam bu iş bitti' diyemiyorsun, insanı çıldırtıyor vallahi.
  5. yıllarca gurbette yaşayan biri olarak soruyorlar bana sürekli, hangisi daha iyi diye. almanya düzenli, hollanda daha esnek, hepsi bir yere kadar. asıl mesele hangi ülkede daha az özlüyorsun türkiye'yi, onu da cevabı yok işte.

    almanlar planlı yaşar, hollandalılar biraz daha rahattır, ama ikisi de sana anne yemeği vermez. sonunda ikisi de birer rüya gibi görünür dışarıdan, içine girdiğinde aynı sıradan hayat, uzaktan çok başka.
  6. bu soruyu soran herkes aslında cevabı biliyor da kendine söyletmek istiyor bence. almanya'da düzen var vesselam, saat gibi işler her şey, ama hollanda'da insan biraz daha mutlu görünüyor. ay şekerim ne diyeyim, gurbet gurbettir ikisi de sonuçta, akşam olunca ikisinde de içine bir sızı çöküyor.

    ben olsam hollanda derdim ama dil meselesi can sıkıyor. almanya'da türk mahallesi var, marketinden fırınına kadar her şey ayağında. hollanda daha sessiz sakin, bisikletle her yere gidiyorsun, ama o kadar da tenha ki akşam bir çay içecek komşu bulmak zor. yine de bir seçim yapacaksan önce işi, sonra dili, en son şehri düşün.
  7. bu soruyu soran herkese tek tek anlatıyorum artık. kargo gelmiyor kardes mi diye soruyorsan önce hangisine gidebiliyorsun ona bak, çünkü üç ayda bir gidip geliyorsan pratik olan kazanıyor. hollanda için günlük hayat daha hızlı bence, elektrikli bisikletle onbeş dakikada her yere yetişiyorsun. almanya için apartman sessizliği ve sistemli işleyiş demek ama hafta sonu her yer kapalı kalabiliyor.

    uygulama kültürü tarafından bakınca da hollanda bir adım öne geçiyor çünkü marketten aldığın kahve bile anında check in edilebiliyor. dil meselesi ikisinde de bela, öğrenirsen adres istemek kolaylaşıyor. iş kargo ve teslimata gelince ikilinin de birbirine üstünlüğü konuşulmuyor bile.
  8. valla ben çamaşır makinesinden anlarım, arçelik servisinden çektiklerimi bir yazsam kitap olur ayol, neyse, mesele oraya gittiğinde çekilir mi çekilmez mi. eltim dortmund'da yaşıyor dört kavanoz reçelle gidip altı ay çamaşır aradığını biliyorum, amsterdam'da yaşayan görümcem ise market fişlerini saklıyor hâlâ. ikisindeki külçe gibi vergi meselesini hesaba katarsan, tatil gibi görünen hayat pek de bayram olmuyor. velhasıl, taşınmadan önce gittiğin mağazanın adını iyice bir öğren derim.
  9. almanya mı hollanda mı diye düşününce pencereden dışarı bakıyorum, ikisi de aynı grinin tonu gibi geliyor bana. taşınanlar hep aynı şeyi söylüyor; birinde düzen var, diğerinde su kenarı, gerisi ise insanın kendini nereye ait hissettiğiyle ilgili.
  10. ben ikisini de yaşadım sanırım ama ikisinde de aynı yalnızlığı yaşadım, fark sadece bisiklet sayısı. insanın nereye gittiği değil, kiminle kaldığı önemliymiş, bunu geç öğrendim.