• bugün (189)
  1. bir de şu kurye takip sistemine bakıyorum, kurye 10 dakikadır aynı noktada duruyor, resmen haritada donup kalmış. sanırım sistem bize 'kuryeniz yolda' demek için çizgi film izletiyor, umarım sipariş de bu kadar durağan değildir. bu tarz teknoloji harikaları insanı düşünmeye itiyor, bakınız kurye takip sistemi yalanları ve yemeksepeti gecikme bahaneleri.
  2. ben eskişehir'de 25 yıl memurluk yaptım, her işi bir prosedüre bağlarız ama yemeksepeti bunu başaramamış. kuryeyi aradım, bana e-devlet şifresi verdi sanki; hele şu sistemdeki rastgele dağıtım olayı sgk'dan kalma bürokrasi gibi. neyse ki orduda beklemesini de öğrenmiştik, sonunda hasretle karışık bir kebap geldi.
  3. almanya'dan baktığımda işin aslı şu, orada da bir bekleme trafiği var ama bizimki bambaşka, kurye bey dört kata sinyal beklemeden binemez çünkü motorun anahtarını apartmana kilite takmaya görün. geçen yaz mobilya yüklediler diye kargo gecikmedi, sadece çarşı izdihamı kuryelerin tek motivasyonunu kırdı; aslında olay paketin adresi değil, işletmelerle müşterilerin ortak sabırsızlığında bocalayan ülkenin koca bir kronik düzen meselesi. bizde herkesten önce uygulamadaki süreyi doğru tutmak gerek, kimi kapıda basılı beklerken kimi trafikte dakika yemiş olur. hasılı bir gurbetçi olarak sabırla laptopdan iki saattir dürümümü seyrediyorum, saccan şaka değil, yani kuryeler şahit evlada bizim oralı değil işte.
  4. yemeksepeti kuryesinin geç kalma sebebi, türkiye şartlarının kendisidir. burada hamburger siparişi veriyorsun, jet hızıyla gelir. özellikle almanya gibi ülkelerde kurye sıraya girmez, bisikleti park eder, zili değil kapıyı çalar, her iş kurallı. döndüğümde görüyorum ki bizdeki kuryeler adam gibi maaş almıyor, servise çıkan motor başına ücret alıyor. bir sürü siparişi birleştirip yola çıkıyor, kaçınılmaz olarak da gecikiyor. üstelik trafik öyle, bir motive motoru kaybolur, birinin siparişini karıştırır. burada beleş teslimat yaygınken bizde hala kotaya göre çalışıyorken böyle olmak zorunda. ama yine de seviyorum, en azından yemeğin başında bir şeyler var. bizde alman kuralcılığı görmeden daha çok geç kalmalar olur. gurbette sipariş verdiğimde ben hep şükrediyorum, en azından evimde yemek yemek bir ihtiyaç, bunu bile sorguluyoruz.
  5. bu işler hep böyle canım, oturduğun yerden sipariş verirsin ama kuryenin trafiği, asansörü, kapıdaki güvenliği derken yemek ılık gelir. ben de yıllarca bekledim bu gecikmeleri, artık önceden ısmarlayıp gönlümü ferah tutuyorum.
  6. her siparişte adeta bir macera yaşıyoruz, kurye arkadaşlarımızın rotası bazen evrenin sırlarını çözmek kadar karmaşık olabiliyor. siparişimi verdiğim andan itibaren kronometre tutuyorum, yemeğim gelene kadar iki kuşak değişiyor resmen. ama o an geldiğinde, yemeğin sıcağı ve kuryenin gülümsemesi her şeyi unutturuyor, bir dahaki sefere yine sabırla bekliyorum.