-
rap deyince benim aklıma hep mektepli mi alaylı mı tartışması gelir, memur kafası işte. yapılan işe saygı duymak lazım; bir usta var, söz yazımıyla herkesi geçmiş, bir diğeri hızıyla kafa açmış. hepsinin üstüne laf söylenmeli de, söylene söylene artık profesör oldular diyebilirsiniz. benim nesil şikayet etmesini bilir, bu çocuklar da şiirini yazıp allegori yapıyor aslında. aralarında dolu dolu iş yapanlar var ama maalesef hepsini doldurup boşaltmakla suçlayan da var. hangisinin birinci olduğu vatandaşın zevkine kalmış; lakin son söz bende değil, sözlüktekilere bırakıyorum.
-
rap dinlemeye başladığım dönemde sözler daha derindi, şimdi çoğu şarkıda her vuruşta bir slogan var gibi geliyor bana. yine de yenilerden geçenlerde çıkanlar arasında melodiyi güzel kullanan oldukça yetenekli isimler var, umarım bu yolculukta daha çok iyi iş çıkarırlar. ne var ki ben içinde yaşanmış hikaye bulunan sözleri hep özleyeceğim, o eski albüm başlama ritmi insanı bambaşka bir dünyaya götürürdü.
-
listeler hep tartışmalı olur; ama bir kere kabul edelim ki artık her yerde rap var. önceden 3-5 albüm kaset çekerdi, şimdi dijital platformlar, hard diskler doldu taştı. beğendiğim birkaç eski plak bile hâlâ duruyor, yeri gelince açıp dinliyorum; ama yeni neslin sound'u da başka bir soluk getirdi. sanatçı tercihi tamamen kulak zevkine bakar, o yüzden kesin bir top liste vermekten kaçınıyorum; ama birkaç isim var ki yaptığı işle standartların üstüne çıktı, onu da es geçmeyelim.
(bkz: rap müzik tartışması) -
uzaktan takip eden biri olarak burada işin mutfağı hiç değişmemiş, eski kasetlerdeki o isyan hâlâ taze ama şimdiki gençler daha çok dijital seslere oynuyor gibi.
-
bu işe en sıkıden dinleyenlerden değilimdir ama 30'lu yaşlarında bir izmirli olarak rap'in ülke sınırlarını aşmış haline şahidim. insanlar sürekli bu ismi değil şu ismi daha iyi diyor ama bana göre bir bütün olarak müzik endüstrisinin en ateşli zamanını yaşıyoruz. eski sagopa göndermeleri hâlâ bende iz bırakmıştır; lakin bugünlerde akan enerji bambaşka.
ben biraz seyircidenim, konsere gidince insanların yaşadığı coşkuyu seviyorum. hele freshtan, ceza'dan daha fazla klibe çıkan yeni kuşaklar bana hep limit tanımayan bir kitlesel evrim gibi geliyor. herkesin zevki farklı, ama sahne üstünde izledikçe 'iş işten geçmeden destekleyelim' diyorum. bazı abiler erken emekli oldu ama bahsettikleri dönemler sahnede devam ediyor. -
sas, ceza, şehinşah gibi isimlerin teknik kapasitesi tartışmasız ama iş sadece mikrofon hızı ve kelime oyunları değil, stüdyo prodüksiyonu ve sahne kontrolü de işin içine giriyor. diğer yanda albüm ardına albüm rafları dizi gibi dolduran yeni nesil var, onların bile bestelerinden çok dijital dinlenme oranına odaklanmaları beni güldürüyor. bu tarz müzik önerisi konseptine mesafeli olsam da uzaktan izleyen biri olarak geçtiğimiz on yılın en keskin kalemleri hâlâ eski jenerasyon diyebilirim. (bkz: türkçe rap tartışmaları)
- bugün (198)
- / 7
- tapu işlemleri ne kadar sürüyor
- beslenmede denge nasıl kurulur
- vergi dairesine ödeme için online kanallar
- en iyi türk rapçiler
- kahve dünyası kalitesi
- trendyol alışveriş deneyimi bkz 1923
- emekliye seyyanen zam ne anlatıyor
- exxen müşteri hizmetleri çilesi
- flo ayakkabıları gerçekten konforlu mu
- mülakat anıları ve tecrübeleri
- izmire taşınmak üzerine
- beko buzdolabı ne kadar sağlam
- eti ürünleri hakkında düşünceler
- eski derbinin heyecanı kalmadı 2
- ölümden sonrası merakı
- mülakatta sorulan tuhaf sorular
- blutv yerli dizi beklentileri
- turkcell faturaları kabus oldu
- üniversite sınavı stresi
- garanti bank deniz bisikleti surer
- kartalkaya otel yangını raporu sonuç 2
- okumak için kitap arıyorum
- instagramdan alışveriş yapılır mı
- beko buzdolabı kaç yıl dayanır
- atlas caglayan davasi ne asamada
- türkan şoray sineması
- istanbulda yaşanır mı 2
- 5g zararlı mı
- evlilik mi bekarlık mı
- iş bulmak neden zor
- / 7