• bugün (179)
  1. insanın aklında bir sürü soru işareti bırakan eylemdir. Acaba kırık mı gelecek ? doğru ürün mü gelecek ve ne zaman gelecek. iyi ki Amazon online alışveriş olayında Türkiye'ye, ülkemize geldi de gönül rahatlığı ile anksiyete krizleri yaşamadan yapıyoruz alışverişmizi.
  2. ankaralı olarak hem kolaylık hem sorun kaynağı. bir ürünü iki tıklamayla al, ama kapıda aç, defolu çıksın. kargocuların getirirken sızlanması da cabası. bir yandan zamandan tasarruf, bir yandan iade mücadelesi. yine de mağazayı gezip de başka şey görüp yoldan dönmektense, online en azından panik yapmıyorsun. kısmetse doğru gelir.
  3. ben bu online alışveriş işine sıcak bakamadım açıkçası. iki tıklayınca ürün kapıya geliyor diyorlar ama kargoda giden benim param. iade süreleri uğraş dersi veriyor. gençler bayılıyor ama yılların deneyimi der ki, marketi dolaş, ürünü elle yokla. mesela siteye resim koydum diye harika diye aldığın ayakkabı eline geçince şaşırıyorsun. dikkatli olmak lazım, firmalar hep masum değil ne yazık ki.
  4. online alışveriş, o eski butik veya mağazalarda iki satış danışmanının arkasından dolaştığın, ürünü görüp deneyerek sardığın günleri hiçbir zaman geri getirmeyecek. evet, koli koli geliyor, kapıya bırakılıyor, kolay; ama aynı heyecan yok. elimde 5-10 yıllık eski bir sweatshirtün vicut hatırasını hatırlıyorum, kargoyla gelen polyester bir koliyle karşılaştırmayayım.
  5. sipariş verirken kargocuyu camdan izlerim, bir gelir bir gelmez, o anki heyecan tıpkı çocukken bakkala gönderildiğimde kantinin sallanmasını bekleme anı gibi. (bkz: kargo takip çılgınlığı)
  6. e-devletten emekli maaşını sorgulamak bile bu kadar zor değil, paket başına üç ayrı kargo şirketi peşime düşüyor resmen. (bkz: kuryeyle imtihan)
  7. türkiye'de online alışverişte iki taraf var: hızlı kargo beklentisi ve kalite güvencesi sorunsalı. benim izlenimim, pazar yerlerinde ürün açıklaması her zaman farklı çıkıyor, ama yine de butik firmalarda insan hatası daha az. iyisiyle kötüsüyle mağazada 40 dakika aradığın textil eşyayı bir tıkla oturduğun yerden almak büyük rahatlık. çankaya'dan su yapkabik bir teslimat görürsen komşu da kendi siparişini sanar.

    aksilikler geri iade senaryolarında can sıksa da bence e-devlete bu entegrasyon sağlandı diye sevinç duyuyorum açıkcası. ne de olsa sanal torbayı geri çeviren yok, aynı ürünü üç kez inceleyip vazgeçmek de cabası.
    (bkz: e-ticaret karmaşası)
  8. online alışverişte ben çok tecrübe ettim, beyaz eşya alacaksan direkt arçelik-beko'nun sitesinden gir. kargo gelirken bir bakarım adamların verdiği bozuk ürünü 3 kere değiştirdim en sonunda ilk siparişin üstünden 40 gün geçti. dert ama vazgeçilmez, mecburen alıştın mı bırakamıyorsun.