• bugün (197)
  1. istanbulda yaşanır mı, kısa cevap: trendyol kuryesine bağlı. 4 saatte gelmezse tuz buz oluyor hayat. metro 2 durak arası moladan hallice. ama mekanlar sınırsız, koridorlarda pizza sipariş edilecek aplikasyon sayısı onlarca. oturacak bir kafe bulursan yaşanır tabi. yoksa sadece kargo bekleme serüveni.
  2. kalabalığına rağmen bir yanı denizi, bir yanı hüznüyle insanı kendine bağlıyor ama kalabalıklar arasında yalnız kalmak var asıl yorucu olan. istanbul denince akla iki kişilik sıkışık ev, metrobüs ve geç kalınmış randevular geliyor, yalnız başına sakin bir hayat isteyen için zor ama imkansız değil. ben burada bambaşka bir hayat kurdum, neresinden baksan nefes alacak bir yer bulabildim mi dersen buldum diyemem ama vazgeçemiyorum buradan.
  3. ankaralı gözüyle söyleyeyim, istanbul'da herkes bir yere yetişmeye çalışıyor ama kimse varamıyor; trafikte geçen ömür. yine de iki tarafı da görmek lazım, şehir insana hem nefes aldırıyor hem boğuyor; dengeyi kurmak herkese nasip olmuyor.

    (bkz: istanbul trafiği)
  4. canım benim, istanbul dediğin nedir ki? nüfusu kalabalık, trafiği çile, kirası uçmuş gitmiş. ben bursa'dan bakınca orayı bir vitrin gibi görüyorum, içi dolu ama alacak gücün yok. markete mi gitsen kasa iki haneyi görüyor, beyaz eşya mı alsan servis ertesi haftaya kalıyor, insanın başına iş açmaktan başka bir işe yaramıyor.

    yine de bazı semtler var, insanı kucaklıyor, balkondan baktığında denizi falan görüyorsun ki o an dünyanın en mutlu ev hanımı oluyorsun.ama orada yaşamak için ya çok zengin olacan ya da çok sabırlı. ben kendi adıma diyorum ki, otobüste bir saat ayakta kalmaktansa bahçemden domates toplamayı tercih ederim, zaten bu tarz hesaplar hep böyle tutar. bu tarz bir derinlik mi arıyorsun, en iyisi evde kal. bu tarz bir dünyada kim kime yaşanır diye sormuşsa, kesinlikle ben ona "sen Ankara'ya geç" derim.
  5. istanbul meselesini teknik olarak ele almak lazım. şehrin bir işletim sistemi gibi düşün, donanımı muhteşem, ama yazılımı her geçen gün daha da şişmiş durumda. trafik ve kalabalık, kullanıcı deneyimini olumsuz yönde etkileyen dev bir bug gibi; açıkçası her açtığında yeni bir güncelleme gelmesine rağmen stabil çalıştığını söylemek mümkün değil.

    yine de ram'e, depolama alanına ve pil ömrüne baktığında popüler uygulamaların hepsi burada çalışıyor: kültür sanat, iş imkanları, gece hayatı. bir sürekişisel test sürüşü yapıp kendi benchmark'ını kurmalısın. başka şehirlere göre ne kadar daha hızlısın, o senin donanımına bağlı. benim test sonucum: bu kadar güncellemeye rağmen hala çizgisiz görüntü veriyorsa demek ki donanım hala sağlam, ama her an mavi ekran vermesi de işten bile değil.
  6. ben 10 sene anadolu yakasından avrupa yakasına her gün istanbulu izledim, metrobüs durağında bir an bir nefes alırsın ama yine koştur m koştur, cebindeki telefonun şarjı hızlı düşmez ama ne konuşursun, ne dinlersin? trafik, kalabalık derken insan yalnız bir kelebek gibi hissediyor kendini. ama şurası var: şair ruhlu olduysan bu şehir hep bir melodi verir sana, yeter ki dışarıya değil içindekine bakmasını bil, buyrun benden tavsiye.