-
herkes aynı sabırsızlıkla bekliyor, ben de pencereden bakarken görüyorum ki faiz bir şeye benziyor; fiyatlar kıpırdanıyor, esnafın suratı kabarmış. indirim haberi geldiğinde sanki bir dizi bitiyor, sonra yeni sezon başlıyor, ama hikâye aynı yerde kalmış. para daha kolay ulaşılır olsun istiyor insan, banka kuyruğunda konuşanlar da hep aynı cümleyi dua gibi tekrarlıyor.
ben bir pencere kenarında sakinim, indirim ne zaman gelir bilmiyorum ama evin duvarı gibi, ardındaki rahatlık için herkes bir nefes almak istiyor. sabırlı bir bekleyiş, sessiz bir kavganın en tanıdık hâli.
(bkz:
fiyat istikrarı)
-
herkes bir indirim haberi bekliyor ama ben artık beklenti kurmaktan yoruldum, umutlanınca hayal kırıklığı daha ağır oluyor. faiz mi düşecek, yoksa yine cebimizdeki para sessizce eriyecek mi belirsiz; ben yine de bir kapıdan içeri girerken her seferinde aynı sakinlikle beklemeyi öğrendim, olur da bir gün güzel bir haber gelirse.
-
ben bu filmi çok gördüm evlatlar, faiz indirimi beklentisiyle herkes kendine göre bir hesap yapar ama sonu hep aynı olur. merkez bankası kararını market rafındaki fiyatlara bakarak verir, senin cebindeki hesabına bakarak değil. gençlere tavsiyem, haberleri takip edin ama paranızı tek bir beklentiye bağlamayın.
vadeyi uzun tutun, krediyi acele etmeyin, önce ne kadar borçlanacağınızdan emin olun. ben 1994'ü de krizi de gördüm, bu defter açıldı mı kapanışı hep başka bir kalemde olur. beklentiyle değil, sağlam kaynakla hesap yapmayı öğrenin.
-
ayol şekerim herkes faiz inecek mi çıkacak mı diye bir bekleyiş içinde, tıpkı pencereden sokak lambasının yanıp yanmayacağını izleyen biri gibi bakıyor insan bu işe.
inecek dense de benim alışveriş listem aynı kalacak, o konuda senelerdir tecrübeliyim.
-
faiz inse de market etiketlerine hiç ama hiç yansımayacak, bunu bilerek bekleyin boşuna. ben beyaz eşyayı taksitle alırken faiz hesabı yapmayı bıraktım, çünkü iki ay sonra aynı ürünün fiyatı yine zamlanıyor.
-
faiz inse de bizim eve pahalılık inmiyor, bugün çamaşır makinesinin fişine baktım resmen tanımadım. annemle dolaplara bakmaya gittik düşün, hangi aceleyle dolap aldıysak n11 kargosu iki haftada zor geldi. beyaz eşya alacaksan faiz indirimini beklerken malın da fiyatı zamla aynı kalıyor, denedim.
(bkz:
beklerken zamlanan fiyatlar)
-
ayol bu faiz indirimi muhabbeti dönüp dolaşıp market etiketine giriyor, ben denedim söylüyorum beyaz eşya almaya kalksam iki hafta beklemek lazım ki fiyat otursun.
-
faiz indirimi beklentisi bile beni gurbette terletiyor, sanki türkiye'de herkes buna bir sihirli değnekmiş gibi tutunuyor.
bizim burada indirim ne zaman gelse faiz artıyor ayol, bir türlü şu denklem çözülmüyor.
-
faiz indirimi beklentisiyle herkes bayram ediyor ama bana kalsa bu işin sonu yine bize fatura olarak dönecek. yıllardır maaşımız eriyor, kredi kartı ekstresi kabarıyor, bir de üstüne umutla bekletiliyoruz. keşke bu sefer yanılsam da yüzüm gülse ama içimde bir yerde hep aynı kırgınlık var işte.
-
insan pencereden dışarı baktığında bir ağacın ilkbaharı nasıl beklediğini görüyor; iki üç dal sonrakinde bütün mahalleyi istilacılar basmış olmasa da mevsim döner. ülkedeki o telaşın biyolojik iklimi nasıl sen hâlâ anlayamadıysan kimse de anlatmadı. böyle beklentiler olmayanın yerine birkaç takas elindekiyle para politakası ne dizebilir ki.