-
yine mi faiz indirimi, millet olarak artık şu haberlere bakmaktan kredi kartı ekstrelerimizden daha çok yorulduk. faiz insin de herkes rahatlasın diye bekliyoruz ama piyasalar bir türlü istediğimiz gibi davranmıyor, neyse ki hızlı kargo gibi değil bu süreç, biraz daha sabır.
(bkz:
ekonomideki uygulama hataları)
-
tcmb faiz indirimini düşününce aklıma hemen oyunlardaki sistem güncellemesi geliyor. her seferinde 'yakında çıkıyor' diyorlar, ama geliştiriciler bir türlü o güncellemeyi yayınlamıyor. ocakta bekliyoruz, şubatta bekliyoruz, derken mart ayı geldi hala bir haber yok. bu süreç benim için bir bulmaca gibi; her veri açıklandığında kurallar değişiyor, hesaplarımı yeniden yapıyorum. analistler ikiye bölünmüş durumda, yarısı faizin düşürülmeyeceğini söylüyor, diğer yarısı sürpriz olabileceğini. dolar endeksine bakıyorum, borsadaki hareketliliğe bakıyorum; her şey birbirine kenetlenmiş durumda. ben ise sadece kenarda bekleyen bir oyuncu gibi, bu güncellemenin hayatımı ne kadar etkileyeceğini hesap etmeye çalışıyorum. şahsi fikrim, faiz indirimi yapılacaksa bile bunun çok büyük bir sürpriz olmadan, buruk bir etkiyle açıklanacağı yönünde. yani oyun içi bir görev daha tamamlanmadan seviye atlamayacağız gibi duruyor.
-
biz 2001 krizini gördük, 2018'i gördük, döviz kurunun 1 dolar 1 lira olduğu zamanları da yaşadık. şimdi tcmb faiz indirirse etkisi ne olur tahmin etmek için çok zeki olmaya gerek yok. faiz düşer, kredi bol olur, herkes kredi kartıyla 36 ay taksit yapar, talep artar derken fiyatlar var ya fiyatlar uçar.
şahsi görüşüm, bu beklentiyle hareket edip de şimdiden borçlananların cebinde sandıklarından fazla delik açılacak. ben çok direndim, panik alımları ile ev gelecek planları kurmadım. ne yapılması lazım biliyor musunuz? herkes matematikçi gibi davranmasın, basitçe şuna baksın: enflasyon düşmeden faizlerin kalıcı düştüğünü gördünüz mü hiç? bu ülkede en temel kural hep aynıdır, rakamlar siyasetten zafer yerine ders çıkarmak için değil cebimize bakmak için önemlidir. alnımızın terini kurutmadan başaramayız, öğüt benden yeter.
-
uzaktan izleyen biri olarak söyleyeyim; bu faiz meselesi bizim oralarda hava durumu gibi, herkes bir tahminde bulunuyor ama kimse net bir şey bilmiyor. döviz kurunu düşününce, indirim haberini duyduğumda "hadi bakalım" deyip kahvemi yudumluyorum. memlekette herkes bir yere yetişmeye çalışıyor, biz de burayada gurbetin sessizliğinde oradaki telaşı izliyoruz.
ne zaman faiz kararı açıklansa, whatsapp gruplarında hemen "hayırlı olsun" mesajları dönmeye başlıyor. kimse tam olarak ne olduğunu bilmiyor ama herkes yorum yapıyor, esnafın yüzüne küçük bir tebessüm. ben buradan diyorum ki; ister indirsinler ister arttırsınlar, değişmeyecek tek şey bizim çay ve simit fiyatları.
(bkz:
ekonomi bu coğrafyada iyimserlik ister)
-
herkes faiz düşecek diye konuşuyor ama ben bulaşık makinemi o faizle aldım, taksitlerimi de öyle ödedim. şimdi indirim olursa belki o yeni buzdolabını düşünürüm, yoksa bizimki daha gıdı gıdı çalışıyor, bozma da.
-
tcmb'nin faiz indirimi beklentisi, witcher evreninde bir karakter seçmek gibi; bir taraf 'ekonomi düzelir' diyor, diğer taraf 'sen gerçekten bu yanılsamaya mı inandın' diye uyarıyor. ayarlardan 'birikim modu'na geçemiyoruz, çünkü paranoid kişiliğim her faiz açıklamasında sistemin çökmesini bekliyor.
-
faiz indirimi denince aklıma hep 2000'lerin başındaki o rahat günler geliyor. ama şimdi herkes indirim beklerken bir de bakıyorsunuz ekonomi şişe dibindeki son damla gibi kıvranıyor.
-
inanamıyorum gerçekten hala ekran başında umutla bekleyenlerin olmasına, bu kadar saflık bünyeye fazla vallahi. biz bu filmi on kere izledik, marketteki peynirin haberi yokken sizin bu anlamsız heyecanınız beni benden alıyor.