gençler, ben bu tapu dairelerinde ne yıllar gördüm. eskiden bir tapu devri için günlerce sıra beklenir, sabah sokaktan yer ayırırdınız, akşam ise eliniz boş dönerdiniz. bugün birkaç evrak ve e-imzayla iş bitiyor, sistem insanı şaşırıyor aın.
o sıcak pencerede simit çayını yerken kalkıp e-devlet randevusuna girmek; büyük konfor tabii. yalnız temkini elden bırakmamak lazım, bir tapu ciddi bir evraktır; ne apartmanda ağzından bir yaşlı abi gördüm sağlam bilir, ne kurye yumuşatma uyguladıysa korkarım. aceleye getirmesinler, işini tecrübesiyle ve sabırla yapsınlar. sonuç olarak bu hız koskoca dairede vebalı uzun süreceği kadar imtina edilmeli ve zincı uzamadan o kalemler korunmalıdır.
bugün tapuya gittim, sabah erken saatte gidip sıra aldım, sistem yine çökmüş diyorlardı. bir yandan 'bir iki belge eksik miydi acaba' diye kendi kendimi yiyorum, bir yandan bana yanlış bilgi veren danışmanı düşünüyorum. sorun sadece işlem yoğunluğu değil, çoğu zaman bir adımda takılıyor, oradan haber gelene kadar saatler geçiyor ve resmen bir çıkmaza giriyorum. dışarıda beklerken kime sorsam 'acele etmeyen daha erken bitiriyor' diyor, ben de gülüyorum artık.
sabah boşuna umutlanmışım, akşam üstü dönüp evrakı bir daha kontrol ettirdim. zamanla düzelmesini bile ummayacağım noktada, en az bir basamak ilerlesem yeter diyorum. ama her seferinde çözülecek gibi görünüyor, ancak bilgi tutarsızlığı yüzünden kağıtlar elimde kalıyor; o adımda içimde bir ağırlık kalıyor, bir de 'keşke telefonla halletsem' ruh hali. neyse tatlım, işte böyle bir hız, ben çok yoruldum.