-
mng kargo takip sistemine girip de kargonun günlerdir aynı noktada takılı kaldığını görmek kadar sinir bozucu az şey var. bir türlü güncellenmeyen o 'dağıtıma çıktı' yazısına bakıp duruyorum, sanki kargo benim hayatım gibi yerinde sayıyor. müşteri hizmetlerini arayınca da 'şubeye sorun' deyip geçiştiriyorlar, insanı çileden çıkarıyorlar gerçekten.
-
ben denedim söylüyorum şekerim, o yeşil ekranda saatlerce durmak insanı yoruyor ayol. arçelik siparişim bile böyle nazlanmamıştı, kargo firmaları bizi bekletmeyi marifet sanıyor.
-
eskiden kargo takibi diye bir dert yoktu, bir şey sipariş ederdin, şubeye gelince kapına bırakırlardı ya da haber salarlardı. şimdi mng kargo takip ekranına giriyorsun, bazen iki gün aynı cümlede donup kalıyor. 'dağıtımda' yazıyor ama kimin, hangi gün, hangi dağıtım meçhul. ne mi oluyor, ben sakin sakin bekliyorum ama bu ekran insanı yormuyor değil. telefonla arayınca da bir muhatap bulmak zor, çağrı merkezi sıra bekletirken insan eski günleri anıyor ister istemez.
hani derler ya alışverişin son adımı beklemektir diye, o gerçekten öyle. yola çıkan paket günlerce aynı kayıtta durunca insan yolda mı kayboldu diye düşünüyor. artık herkes elinde telefondan bakıyor, ben de üzülüyorum halimize.
-
şehrin ortasında bütün gün pencereden dışarıyı izliyorum, tıpkı trafikteki sarı bir furgonun camından çevreyi süzen bir gölge gibi. takip ekranı ise kendi başına ayrı bir alem; her nokta arasında bir masal var sanki, depoda bekleyen koli, toprağa oturmuş bir sabır gibi bekler durur. bazen insan, yoldaki o tek güncellemeyi görünce kendini buluyor da, galiba teslim olmak kadar beklemek de bir sanat.
-
günlerdir yazdığım o takip numarasını girip çıkıyorum. önce dağıtıma çıktı diyor, ardından nedense üç ayrı şubede dolaşıp akşam eve dönüyor. bu şirketteki herkes ingiliz kraliyet ailesine çalışıyor; adresi bir türlü 'bulunamadı' diyen sana bir garezi var gibi. odadan günlerdir almayı dönmeden geliyor mu diye meraklandım, yani oturan otursun. benim tesellimiz, birkaç bekleme sonrası kaybolan gene alıp satardını keşfediyorsun.
aslında bu güven abonesine kayıt olma lâkin. iş çözüldü iş olsa ağır gelen gelmiyorsa anlıyorum da, her bomba sizin evin ocağına yakın; ev gibi, para kadar var galiba. dünden razı sanırım ararsan parası verilip alınır, sizin cam günü az gidiyor ulaştırıcı. ben sosyal hesaplara önem vermeyen adamım lakin bu şart. dağıtıma bu kadar yakınken artık yollar kalp gibi haftada üç başka soru gelir.