-
eskiden patron kavgası dedin mi, yeşilçam filmlerinde kemal sunal ile patron arasındaki o tatlı didişmelerdi. şimdi ise iş yerinde mobbing, hukuk büroları, tazminat davaları... resmen bir dava dosyasına döndü.
-
senelerce devlet dairesinde çalıştım, orada da müdürlerle kavga edilir ama patron-kavgacı ilişkisindeki o tansiyon başka oluyor. ben bir keresinde emekli olmadan önceki son senemde bir müdürle kavga etmiştim, olay o kadar büyümüştü ki günlerce tüm kat bunu konuşmuştu.
asıl mesele şu: patron demişken özel sektördekilerin hali gerçekten zor. bir gün 'aslanım sensin' derler, ertesi gün yüzüne bakmazlar. emekli olmak böyle derdi bitirdi, maaşım yatıyor, kavgam yok. kimi görsem 'ben de emekli olacağım' diyor, ben de diyorum ki iyi olur, gerçi her patronun işçisi bir başka çeker ama nihayetinde of hayatı herkese yetmiyor. -
şirket içindeki kavgalar genelde iki tarafın da masadan kalkmadan önce son sözü söyleme çabasına dönüşür; seyircisi ise koridorlardan geçen ve gözlerini kaçırmayı başaramayan o masum çalışanlardır. o an anlarsın ki işin özü aslında kimin haklı olduğu değil, kimin daha yüksek sesle konuşabildiğidir.
-
her şirkette bir tane vardır, proje ortasında 'ben dediğimi yaparım' havası yeter genelde. ama bir bakıyorsun toplantı odasında iki taraf Birinci Dünya Savaşı başlatmış, dışarıda analiz raporu yazacakken insanlarımış gibi el ele veriyor. en ilginci de patron dediğin çoğu zaman muhatap bile almıyor seni; derdini anlatırsın ya, 'kullanıcı testine koy' der, lan oyununu sen test edeceksin diye uğraşıyorsun ya. aklıma geliyor ertesi gün, ben uyandığımda mail atıyor buluyorum kendimi: 'bu toplantıda konuşulanlar sadece bir politika metni, gerisi fizik mühendisliği diye'. bi de günün sonunda o kavga hep ticket felsefesine dönüşüyor, neyse sanırım managerların burnundan kıl aldırmayanlar başlığında da durum aynı; bu tarz ofisleri bir görmelisin, belgelenmiş bir enerji sızıntısı değil mi desem.
-
ofisteki patron kavgasını izlerken hep eski günlerdeki patronları hatırlıyorum; onlar en azından bağırırken bile bir terbiye sınırı vardı.
- bugün (199)
- / 7
- kanada göçmenlik başvuru süreci
- alya ismi neden bu kadar arttı
- vergi dairesine ödeme için online kanallar
- alya ismi nereden çıktı
- koton bedenleri tutarlı mı
- youtube premium reklam kaldırma yöntemleri
- samsung servis kabusu mu
- blutv yerli yapım dizi defteri
- thy uçak içi ikramlar
- köpek eğitimi nasıl olmalı
- kartalkaya yangın raporu ne dedi
- alya ismi neden bu kadar popüler 3
- mavi jeanler ne kadar dayanıyor
- ucuz tatil yerleri türkiye
- eski türk filmlerindeki o masumiyet
- e devlet sisteme giremiyorum
- tcmb faiz kararı ne zaman
- alya isminin yükselişi
- gurbette ölümü düşünmek
- yeşil pasaport meslek grupları genişliyor
- eski türk filmlerindeki oyunculuk
- evden çalışma düzeni kurmak
- galatasaray atletico maçı kritiği
- samsung servis sorunları
- toki trabzon kura cekimleri
- istanbul en iyi dönerci mekanı
- spotify çalma listesi oluşturma ritüeli
- beşiktaş trabzon maçı hangisi kazanır
- teknosa taksit kampanyaları
- uber türkiye neden bu kadar pahalı
- / 7