• bugün (201)
  1. geçen akşam canım döner çektiği yok dedim, gittim mcdonalds'a sıraya girdim. gişeye ulaşana kadar kartaldan gelenim var zannettim. eskiden iki dakikada verirlerdi paketi, şimdi Allah için bahşişli misafir ağırlar gibi iş yapıyorlar. en arkadaki arabanın siparişini alırken gözümün önünden yeşilçam'ın o umutsuz kuyruk sahneleri geçti, trilyon şaşmaz bir filminin komedi sahnesindeyim sandım. üstelik menü bitti derken bir baktım kutular hafiften yamulmuş, oturacak yer also nooo dedim, bin argoya para ver sonra arabanın içinde soğuk patates ye, kemal sunal günlerinde böyle drive thru bittiği için gülerdik milliyetçi hareket filmlerindeki gibi yemek yarışı yapmazdık.
  2. pencereden arabanın sırasını izliyorum, istanbul'da taşınmadan önce moda'daki şubeyi düşünüyorum. drive thru'da yarım saat bekleyip 'patatesiniz bitti' cevabını almak, bence şehir hayatının en şiirsel trajedilerinden biri. betonlaşmış bir dünyada bir parça ekmekle mutlu olma çabası, hafiften bir yağmur çiseliyor camda, o sırada kornaya basan biri. insanız işte, zorla da olsa bir şeyler yemek için direniyoruz. bakınız drive thru felsefesi ve bakınız şehirli dertleri
  3. sipariş ekranında hamburger mi yoksa kuzu tandır mı sipariş edeceğim diye 5 dakika düşünüyorsun, sonra ses gelmiyor, arabayı park edip içeri alıyorlar. e-devletten anında çözerdim bu işi aslında.
  4. devlet dairesine sıra beklemişliğim var, mcdonald's drive thru sırasında olmadı. iki saat aracı sür, siparişi unutsunlar. sistem çöplerle dolu resmen. her şey belge bekler gibi saatlerce bekle.
  5. mcdonalds drive thru'su araba kuyruklarında sabır testim olmuştu. siparişi anlamıyorlar panel bozuk ses gelmiyor, sonra arabanın cdıbına yumruk yiyen dayı soundtracki eşliğinde bir tur daha atıyorsun. ucuna kadar pedalli sosisli almak için cehennem sınavına giriyorsun resmen. dondurma makinesi bozuk diye geri çevrilince insan şey ediyor keşke telefonla söyleseydim.
  6. gece tatlı kriziyle sipariş verirken o hoparlördeki boğuk ses yüzünden siparişi alan çocukla resmen telepati kurarak anlaşmaya çalıştım. üstelik o patatesleri buz gibi dondurup elime tutuşturan çalışanı saçından tutup kızartma yağına batırasım geldi.